Gençler evlilik ve çocuk idealinden vazgeçmiyor

Güncel Haberler

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu araştırmasına göre, küresel genç nüfusun 3'te 2'sinden fazlasının ideal yaşam biçiminde evlilik yer alıyor - UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan: - "Asıl sorun, insanların çocuk istememesi değil, bunu gerçekleştirecek koşullara sahip olamamaları"

Dünya genelinde genç nüfus, küresel anlamda derinleşen belirsizlik ve kaygılara rağmen evlenme ve çocuk sahibi olma idealinden vazgeçmiyor.
Her yıl 11 Temmuz, dünyadaki nüfus kaynaklı problemlere dikkati çekmek amacıyla "Dünya Nüfus Günü" kabul ediliyor. Bu yılın teması da Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından "Bugün ve gelecek için gençlerin umutlarını ve hedeflerini gerçekleştirmek" olarak belirlendi.
UNFPA, bu yıl "Tercihler, Yaşamlar ve Gelecek" başlığıyla yayımladığı raporuna göre, nüfusun genç kesimi, tüm dünyayı etkileyen ekonomik baskılar, siyasi istikrarsızlık ve yüksek hızda seyreden teknolojik, sosyal ve çevresel değişikliklerle mücadele ediyor.
Dünyanın birçok bölgesinde evlilik ve doğum oranları düşerken, gençlerin eş buldukları yaşlar ise artıyor.
Dünya nüfusunun 3'te 2'si, doğurganlık oranının 2,1'in altına düştüğü ülke veya bölgelerde yaşıyor.
Ayrıca düşük doğum oranları, sadece belirli yüksek gelirli ülkelerin sorunu olmaktan çıkıp çok sayıda ülkeye yayılıyor.
Evlilik genç nüfus için hala ideal ilişki biçimi
UNFPA'nın yayımladığı rapor kapsamında; 73 ülkeden 18 ila 39 yaşlarındaki 108 bin 926 katılımcıyla yapılan ankette, genç nüfusun ilişkilere, evliliğe ve çocuk sahibi olmaya bakış açıları sorgulandı.
Geleceğe dair en büyük endişelerin ise çatışma ve güvenlik riskleri, ekonomik güvensizlik ve eşitsizlik olduğu tespit edildi. Katılımcıların yüzde 75'inden fazlası, bu sorunları "endişe verici" bulduğunu belirtti.
Anketin bulguları, çok sayıda genç yetişkin için ilişkilerin ve çocuk sahibi olmanın önemli istekler olmayı sürdürdüğünü gösterdi.
Evliliğin, anket yapılan gençler arasında ideal ilişki biçimi olmaya devam ettiği görüldü. Katılımcıların 3'te 2'sinden fazlasının ideal yaşam biçiminde evlilik yer alırken, sadece yüzde 16'sı bekar kalmayı tercih edeceğini aktardı.
Ankette, ilişki kurmanın önündeki en büyük kaygının, katılımcıların yüzde 81'inin "önemli" olarak nitelendirmesiyle "finansal güvensizlik" olduğu belirlendi.
Katılımcılardan yaşları 35 ila 39 olanlar arasında çocuk sahibi olmayanların en çok "Batı Avrupa, Avustralya, Kanada ve ABD" bölgesinde olduğu ortaya çıktı. Ancak bu gruptaki erkeklerin yüzde 73'ü ve kadınların yüzde 62'si ise çocuk sahibi olmak istediklerini söyledi.
"Genç yetişkinlerin sayıları 1,3 milyara yükselecek"
UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan, rapora ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurumun şimdiye kadar gençler üzerine yapılan en büyük araştırmasını olduğunu belirterek, 73 farklı ülkede 18-39 yaş aralığındaki 100 binden fazla gence ulaştıklarını bildirdi.
Dünyanın şimdiye kadarki en büyük genç nüfusunu barındırdığını söyleyen Khan, "(Genç yetişkinlerin) Sayıları 1,2 milyarın üzerinde ve bu rakam 1,3 milyara yükselecek." dedi.
Khan, gençlerin hayattan isteklerinin ve endişelerinin ele alındığı araştırmada, genç yetişkinlerin büyük çoğunluğunun, evlenmek ve çocuk sahibi olmak istediklerinin öğrenildiğini aktardı.
Rapora göre gençlerin bir kısmının "en büyük" kaygısının istikrarlı istihdam olduğunu söyleyen Khan, "Bugün bir işinizin olması, 5 yıl sonra da bir işinizin olacağının garantisini vermez. Bu nedenle hem bugün hem de yarın istikrarın sağlanması kritik önem taşımakta." diye konuştu.
Khan, rapora göre gençlerin en büyük endişelerinden diğerinin ise evde ve iş yerindeki eşitsizlik olduğunu vurgulayarak, "Evde ve iş yerinde iş yükü ve sorumluluklar, iki cinsiyet arasında orantısız dağıtılıyor." ifadesini kullandı.
Dünya genelinde yeterli seviyede aile dostu politikanın bulunmadığının altını çizen Khan, cinsiyet eşitliğine yönelik politikaların, kadınların iş gücüne katılmalarını artıracağına ve kadınların aile kurup çocuk sahibi olduktan sonra bile iş gücünde kalmaya devam edebileceğine işaret etti.
"Annelerin yalnızca yüzde 27'sinin çalıştığı görülmektedir"
Khan, raporda, gençlerin barış, güvenlik, istikrar ve iklim değişikliğini gelecekleriyle ilgili olarak onları en çok endişelendiren hususlar arasında saydığını aktararak, "UNFPA olarak neler yapabileceğimize baktığımızda; gelecekte istikrar, ekonomik büyüme ve refahı hedefleyen ülkelerin, gençleri dinlemesinin son derece önemli olduğunu düşünüyoruz." ifadesini kullandı.
Dünyanın genelinde düşen doğum oranlarına ve bunun sonucu yaşlanan nüfusa dikkati çeken Khan, şunları söyledi:
"Türkiye'de 12,7 milyon genç yaşıyor. Küresel eğilimlere paralel olarak Türkiye'de de doğurganlık hızı 1,42 seviyesine düştü ve düşmeye devam ediyor. Asıl sorun, insanların çocuk istememesi değil, bunu gerçekleştirecek koşullara sahip olamamaları. İş hayatına adım atan kadınların yüzde 56'sı çocuk sahibi olduktan bir yıl sonra işinden ayrılırken; yaklaşık 3 yaşında çocuğu olan aileler incelendiğinde de babaların yüzde 91'i çalışırken, annelerin yalnızca yüzde 27'sinin çalıştığı görülmektedir."
Bu nedenle aile dostu politikalara yönelik yatırımların; ailelerin istediği sayıda çocuğa sahip olabilmesine destek olmak açısından büyük önem taşıdığını belirten Khan, rapor doğrultusunda UNFPA'nın, haklar ve tercihlere dayalı bütüncül bir yaklaşımı savunduğunu dile getirdi.
Khan, yatırımların, genç erkeklerin ve kadınların talepleri doğrultusunda şekillendirilmesi; duygusal geleceklerinin, fiziksel sağlıklarının, üreme sağlığına ve aile kurabilme imkanına sahip olmalarının yanı sıra finansal güvenliklerinin ve gelecek beklentilerinin de güvence altına alınması gerektiği mesajı verdi.