Türkiye'de Çince öğrenmeye ilgi artıyor: Stratejik yatırım olarak görülüyor

Güncel Haberler

ANKARA, 3 Ağustos (Xinhua) -- Üniversite sınavına giren gençlerin tercihlerini değerlendirdiği şu dönemde, Türkiye'de Çin Dili ve Edebiyatı bölümlerine yönelik ilginin son yıllarda dikkat çekici biçimde arttığı görülüyor.

ANKARA, 3 Ağustos (Xinhua) -- Üniversite sınavına giren gençlerin tercihlerini değerlendirdiği şu dönemde, Türkiye'de Çin Dili ve Edebiyatı bölümlerine yönelik ilginin son yıllarda dikkat çekici biçimde arttığı görülüyor.

Akademisyenler, Çince öğrenme talebindeki hızlı artışta Çin'in küresel ekonomide giderek güçlenen konumu, Türkiye ile Çin arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve gençlerin uluslararası kariyer hedeflerinin belirleyici olduğunu ifade ediyor.

Bir dönem yalnızca birkaç üniversitede bulunan Çin Dili ve Edebiyatı bölümleri bugün birçok üniversitede öğrenci kabul ediyor. Son yıllarda açılan yeni bölümler ve artan kontenjanlar da adayların ilgisindeki yükselişi ortaya koyuyor.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Çin Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde görev yapan Doktor Öğretim Üyesi Çile Maden Kalkan, Xinhua'ya yaptığı değerlendirmede, bölümün geçmişte çok fazla bilinmediğini, ancak son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını söyledi.

"Önceden çok bilinen bir bölüm değildi, zaten sadece belli başlı bazı üniversitelerde vardı" diyen Kalkan, bugün sadece Ankara'da bile birden fazla üniversitede Çin Dili ve Edebiyatı programı bulunduğunu belirtti.

Görev yaptığı bölümün henüz üç yıllık olduğunu kaydeden Kalkan, "Bu yıl ilk mezunlarımızı vereceğiz. Tercih durumlarına baktığımızda üniversitemizin popüler olduğu görülüyor" dedi.

Aday öğrencilerin ilgisindeki artışın özellikle tercih döneminde daha belirgin hale geldiğini vurgulayan Kalkan, "Bu yıl tanıtım etkinliklerimize katılan öğrenci sayısında önemli bir artış var" ifadelerini kullandı.

Bu ilginin kontenjanlara da yansıdığını belirten Kalkan, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) her yıl öğrenci kontenjanlarını artırdığını söyleyerek, "Talep çok olduğu için YÖK her sene kontenjanları artırıyor. Tanınırlığımız ve öğrenci talebi her geçen yıl daha da artıyor" diye konuştu.

Kalkan'a göre bu yükselişin temel nedenlerinden biri de Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin gelişmesi.

"Siyasi ve ekonomik ilişkilerin bu ilgide büyük payı olduğunu düşünüyorum" diyen Kalkan, gençlerin yabancı dil tercihlerini yaparken artık daha stratejik hareket ettiğini dile getirdi.

Türkiye'de İngilizce bilen öğrenci sayısının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Kalkan, "Batı dillerinden birini bilen öğrencilerin çoğu, buna bir de Doğu dili ekleyerek avantaj elde etmek istiyor" dedi.

Çin'in küresel ekonomide yükselen konumunun da tercihleri doğrudan etkilediğini belirten Kalkan, "Ekonomik anlamda Çin, günümüzde yükselen güçlerden biri olduğu için öğrenciler 'Çinceyi tercih etmeliyim' diye düşünüyor. Dolayısıyla tercihlerinde ekonominin de önemli bir payı var" ifadelerini kullandı.

Çin'in Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin de iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirdiğini belirten Kalkan, mezunların büyük bölümünün ticaret ve özel sektörde kariyer hedeflediğini söyledi.

"Öğrenciler mezun olduklarında en çok ticari alanda çalışmak ve özel sektörde uzmanlaşmak istiyor. Genel olarak Çincenin tercih edilmesinde ekonomi çok büyük rol oynuyor" dedi.

Bununla birlikte öğrencilerin bölümü yalnızca iş imkanları nedeniyle tercih etmediğini vurgulayan Kalkan, "Sadece dile ve kültüre meraklı öğrenciler de geliyor. Biz yalnızca dil ve edebiyat değil, tarih ve kültürü de öğretiyoruz" diyerek programın çok yönlü bir eğitim sunduğunu ifade etti.

Çince eğitiminin iki ülke arasındaki kültürel bağları da güçlendireceğini belirten Kalkan, "Bizim öğrencilerimiz mezuniyet sonrasında sadece ekonomik işbirlikleri yürütmeyecek, aynı zamanda birer kültür elçisi olacak" dedi.

Uluslararası akademik işbirliklerinin de giderek genişlediğini aktaran Kalkan, geçen yıl sekiz öğrencinin değişim programı kapsamında Çin'e gittiğini hatırlattı.

Shanghai Üniversitesi ile de yeni bir işbirliği anlaşması imzalamaya hazırlandıklarını belirten Kalkan, bu tür programların öğrencilere hem dil pratiği yapma hem de Çin'i yerinde tanıma fırsatı sunduğunu söyledi.

Mezunların kariyer olanaklarının oldukça geniş olduğuna işaret eden Kalkan, "İş fırsatları açısından çok geniş bir alan var. Kamuda ve özel sektörde güzel işler yapabilirler. Hem Türkiye'de hem de Çin'de iş bulabileceklerine inanıyorum" dedi.

Uzmanlara göre Türkiye ile Çin arasındaki ticaret, yatırım, eğitim ve kültürel ilişkilerin derinleşmesiyle birlikte Çin Dili ve Edebiyatı bölümlerine yönelik ilginin önümüzdeki yıllarda da artarak sürmesi bekleniyor.

Tercih döneminde gözlenen yoğun ilgi, Türk gençlerinin Çinceyi yalnızca bir yabancı dil olarak değil, aynı zamanda uluslararası kariyer fırsatları sunan stratejik bir yatırım olarak gördüğünü ortaya koyuyor.