CHP'li Başevirgen: "Çiftçiyi Desteklemek Bir Tercih Değil, Milli Güvenlik Meselesidir"

Güncel Haberler

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, 2018'den bu yana mazot fiyatının 10 kat arttığını, tarımsal desteklerin yetersiz kaldığını ve çiftçinin üretimden koptuğunu belirterek, iktidarın tarım politikalarını eleştirdi.

(ANKARA) - CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, çiftçilerin üretim maaliyeti altında ezildiğini buna rağmen yeterli desteğin sağlanmadığını belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatı bugün 71 liraya dayandı. Sekiz yılda mazot 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz" dedi.

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesinden bu yana tarımsal üretim maliyetlerinde yaşanan büyük artışın çiftçiyi üretimden kopma noktasına getirdiğini savunarak, iktidarın tarım politikalarını eleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatının bugün 71 liraya dayandığını bildiren Başevirgen, "Sekiz yılda mazot yaklaşık 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor" ifadelerini kullandı.

Mazottaki artışın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini de kaydeden Başevirgen, "Gübre fiyatları 6 ila 10 kat arttı. Zirai ilaç fiyatları döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktı. Tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetleri de sürekli yükseldi. Üretimin her aşaması zamlandı ama çiftçinin kazancı aynı oranda artmadı" diye konuştu.

"İKTİDAR KENDİ ÇIKARDIĞI KANUNA DAHİ UYMUYOR"

Tarım Kanunu'nun açık hükmüne rağmen çiftçiye verilmesi gereken desteğin yıllardır eksik ödendiğini belirten Başevirgen, "Tarım Kanunu, çiftçiye verilecek desteğin milli gelirin en az yüzde 1'i olmasını emrediyor. Ancak iktidar yıllardır kendi çıkardığı kanuna dahi uymuyor. Çiftçiden desteği esirgeyenler, ithalata milyarlarca doları gözlerini kırpmadan harcıyor. Yerli üretici kaderine terk edilirken yabancı üretici destekleniyor" dedi.

Üreticinin artık borçla üretim yapmaya çalıştığını söyleyen Başevirgen, "Çiftçi bankalara, kooperatiflere ve tarım kredi kuruluşlarına borçlanarak ayakta durmaya çalışıyor. Hasat sonunda ise çoğu zaman borcunu bile kapatamıyor. Bu düzenin kazananı çiftçi değil; ithalat lobileri ve aracılar oluyor. Kaybeden ise hem üretici hem de pazarda yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalan milyonlarca vatandaşımızdır" diye konuştu.

"ÜRETİMİ BİTİREN HER KARAR, SOFRADAKİ EKMEĞİ KÜÇÜLTÜR"

Çiftçilerin desteklenmesinin milli güvenlik meselesi olduğunu, gıda enflasyonunun önüne geçmek için üretimin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Başevirgen, "Mazot desteği gerçek maliyetleri karşılamalı, gübre ve zirai ilaç destekleri artırılmalı, Tarım Kanunu eksiksiz uygulanmalıdır. Üretimi bitiren her karar, sofradaki ekmeği küçültür. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır. Çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır; çiftçi çökerse kaybeden 86 milyon olur" ifadelerini kullandı.