Ankara'daki panelde bölgesel göç yönetimi tecrübesi ele alındı

Güncel Haberler

Göç ve Diaspora Vakfı'nın düzenlediği forumda, AFAD, Suriye, Lübnan ve Irak temsilcileri bölgesel göç yönetimi ve Suriyelilerin geri dönüşüne ilişkin tecrübeleri paylaştı.

Göç ve Diaspora Vakfı (GDV) tarafından düzenlenen "Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu" kapsamında "Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi" başlıklı özel oturum düzenlendi.
Ankara'daki bir otelde GDV'nin ev sahipliğinde düzenlenen "Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu" 2. gününde devam ediyor.
Bu kapsamda moderatörlüğünü GDV Diplomasi Yönetimi Başkanı Barış Toprak Şahin'in yaptığı "Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi" özel oturumuna, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen, Suriye Afet Bakanlığı Türkiye İlişkileri Genel Müdürü Muhammed Basil Kerşanu, Lübnan Başbakanlık Suriyeli Sığınmacıların Geri Dönüş Komitesi Başkanı Dr. Samir Hadara ve Irak Enki Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Dr. Kevser El-Gurabi konuşmacı olarak katıldı.
AFAD'ın yardım faaliyetleri
Oturum kapsamında AFAD'ın Suriye'deki faaliyetlerine ilişkin bir video gösterilirken AFAD Başkan Yardımcısı Taşdelen, kurumun uluslararası insani yardım faaliyetlerine ilişkin sunum yaptı.
Taşdelen, toplamda 55 ülkede yaklaşık 252 milyon insanın acil yardıma ihtiyaç duyduğunu, 2026'da 12 ülkede insani yardım faaliyeti yürüttüklerini belirtti.
Hamza Taşdelen, AFAD'ın Gazze'deki yardım faaliyetlerini anlatarak 7 Ekim 2023'ten itibaren 14 uçak ve 21 gemi ile 110 bin tona yakın insani yardım malzemesinin bölgeye gönderildiğini söyledi.
Suriye'den Türkiye'ye göçün "kitlesel göç" açısından dönüm noktası olduğuna işaret eden Taşdelen, göç sürecinde Türkiye'nin farklı paradigmalarla meseleye yaklaştığının altını çizdi.
Taşdelen, Suriye'deki iç savaş süreci, göç hareketleri ve kurumun faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmeler yaptı.
Suriye'deki durum
Suriye Afet Bakanlığından Kerşanu, AFAD'ın süreçte Suriye'ye büyük önem verdiğini dile getirerek, komşu ülkelere de Suriye meselesindeki tutumları nedeniyle teşekkürlerini sundu.
Ülkeye geri dönecek Suriyelilerden istifade etmek istediklerini kaydeden Kerşanu, geri dönüşlerin ülkenin yeniden imarı ve istikrarına katkıda bulunacağını vurguladı.
Kerşanu, el ele vererek Suriye'yi kalkındıracaklarını belirterek, geri dönüşün "güvenli ve gönülden" olması gerektiğine dikkati çekti.
Geri dönüşün de aslında yeni bir göç anlamına geldiği tespitini yapan Kerşanu, Suriye'den göçün mecburi olduğunu ancak dönüşün "gönüllü" olacağını söyledi.
Kerşanu, Suriye hükümetinin bunun için gereken koşulları sağlamak amacıyla çalıştığını aktararak, bu hususta altyapı hizmetleri, eğitim ve sağlık gibi meselelerin önemine atıfta bulundu.
Halkın Suriye'ye döndüğünde daha iyi koşullar altında yaşamak isteyeceğini vurgulayan Kerşanu, bunun için devletler ve uluslararası kurumlarla işbirliği içinde olduklarını anlattı.
Lübnan Başbakanlık Suriyeli Sığınmacıların Geri Dönüş Komitesi Başkanı Hadara, göç konusunun hassas ve zorlu bir konu olduğunun altını çizdi.
Suriyelilerin geri dönüşü meselesi için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Hadara, bu hususta teknik komisyonların kurulması, farklı bakanlıkların temsilcilerinin bir araya gelmesi gibi politikaları ele aldıklarını bildirdi.
Hadara, bunun için hükümet planının hazırlandığını dile getirerek, uluslararası partnerlerin desteğiyle geri dönüş planı üzerinde ittifak sağlandığını kaydetti.
Çeşitli teşvikler ve maddi desteklerle insanların geri dönüşünü teşvik eden planlamalar yapıldığını vurgulayan Hadara, hukuki düzenlemeler aracılığıyla Suriye'ye geri dönenlere teşvikler sağlandığına işaret etti.
Irak Enki Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı El-Gurabi de göç yönetiminin önemli bir organizasyon ve güvenlik meselesi olduğunun altını çizdi.
Bu hususun modern bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyleyen El-Gurabi, Irak örneğinde yaşanan zorunlu ve iç göçlerin, terörün ne boyutlara geldiğini gösteren bir konu olduğunu aktardı.
Oturumun ardından katılımcılara hediyeler takdim edildi.