BM raportörlerine göre, işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti kesmek "doğru ancak gecikmiş" bir adım

Güncel Haberler

Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri, İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkenin işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklayacağını duyurmasına ilişkin, "Bu, doğru yönde atılmış, çok gecikmiş bir adım." ifadesini kullandı.

Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri, İngiltere ve Fransa dahil 12 ülkenin işgal altındaki Filistin topraklarıyla ticareti yasaklayacağını duyurmasına ilişkin, "Bu, doğru yönde atılmış, çok gecikmiş bir adım." ifadesini kullandı.
BM raportörleri, konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
İngiltere tarafından İsrail'in Filistin topraklarındaki yasa dışı işgaline ilişkin duyurulan ticareti kesme gibi yeni önlemlerin potansiyel olarak köklü bir değişime işaret ettiğine değinilen açıklamada, İngiltere hükümetinin işgal altında bulunan Batı Şeria'daki Filistinlilerin "etnik temizliğe" maruz kaldığını kabul ettiği vurgulandı.
Açıklamada, "İngiltere'nin, bu (yasa dışı) yerleşimcilerin İsrail hükümeti tarafından desteklendiğini kabul etmesi, Filistin topraklarının işgali ve Filistin halkının on yıllardır süren mülksüzleştirilmesi konusundaki küresel söylemde belirleyici bir ana işaret ediyor." denildi.
Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dahil 12 ülkenin, yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik yasaklar ve diğer tedbirleri duyurduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Bu adımlar, İngiltere'nin yerleşim yeri inşası, finansmanı, reklamı ve ticareti (İsrail'e yönelik silah ihracat lisansları dahil) ile ilgili aldığı önlemleri de kapsıyor. (Ticaretin kesilmesi) Bu, doğru yönde atılmış, çok gecikmiş bir adım. İsrail'in yasa dışı yerleşim girişimiyle ticareti yasaklamak önemli bir adım. Bu aynı zamanda yerleşimlerin, İsrail'in yasa dışı işgalinin, ilhakının ve Filistinlilerin süregelen mülksüzleştirilmesinin merkezinde yer aldığının kabul edilmesi anlamına gelir."
"Şu anda en acil gereklilik soykırımı durdurmak için somut adımlar atmaktır"
Açıklanan önlemlerin yalnızca yerleşim yeri ürünleriyle sınırlı kalmayarak, yerleşimlerin genişlemesini kolaylaştıran faaliyetleri ve finansal hizmetleri de kapsamasının önemine dikkat çekilen açıklamada, bu önlemlerin kapsamlı bir şekilde uygulanması halinde, İsrail'in yasa dışı işgalinin sürdürülmesine ve genişletilmesine çok uzun süredir katkıda bulunan ekonomik suç ortaklığı yapılarını ele almaya başlayacağı da açıklamada yer aldı.
Açıklamada, önlemlerin "köklü bir değişime" işaret edebileceği ifade edilerek bu adımların İsrail'in suçlarına son vermeye yönelik ortak çabaların önünü açabileceği belirtildi.
Açıklamada, tüm ülkelerin Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik söylem ve tedbirlerin ötesine geçerek İsrail'in 1948'den bu yana inşa ettiği tüm işgal mimarisinin yasa dışı olduğu ve uluslararası hukukla bağdaşmadığını kabul etme zamanının geldiği de vurgulandı.
İsrail'in yasa dışı işgalini kolaylaştıran ve sürdüren, soykırımın devam etmesine olanak tanıyan daha geniş ekonomik, mali, askeri ve kurumsal ilişkileri ele almak için devletlerin daha fazla çaba göstermesi gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"İngiliz hükümetini ve diğerlerini, soykırım karşıtı aktivistlere, gazetecilere ve sivil topluma karşı uygulanan baskıcı politikaları geri almaya ve düzeltmeye çağırıyoruz. Şu anda en acil gereklilik soykırımı durdurmak ve İsrail'in apartheid sistemini ortadan kaldırmak için somut adımlar atmaktır."
Açıklamada, İsrail'in, BM ve uluslararası toplumun her üyesinden beklenen insan hakları ve uluslararası hukuk yükümlülüklerine uymasını sağlamak için Avrupa ülkelerinin özel sorumluluğuna da dikkat çekildi.
Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları, 8 Eylül'de yaptıkları ortak yazılı açıklamayla işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ticaretini yasaklama yönünde adım atacaklarını duyurmuştu.
BM özel raportörleri
BM özel raportörleri, "İnsan Hakları Konseyinin özel mekanizmaları" sürecinin parçası olarak biliniyor.
BM İnsan Hakları Sistemi'ndeki bağımsız özel mekanizmalar, Konseyin belirli bir ülkenin durumunu veya dünyanın herhangi bir yerindeki tematik sorunları ele alan bağımsız bilgi toplama ve izleme mekanizmaları olarak öne çıkıyor.
Kurumun bünyesinde bulunmayan özel mekanizmaların uzmanları, gönüllülük esasına göre ve bağımsız şekilde çalışmalarını yürütüyor.