Avrupa borsaları yılın ilk yarısını pozitif tamamladı

Ekonomi Haberleri

Avrupa borsaları, Orta Doğu'daki enerji şoku, ABD tarifeleri ve merkez bankası politikalarına rağmen yılın ilk yarısında yükseldi. En yüksek getiriyi İtalya FTSE MIB (%15) sağlarken, Stoxx Europe 600 %8,4 değer kazandı.

Avrupa borsaları, Orta Doğu kaynaklı enerji şoku, ABD'nin tarife politikaları ve önde gelen merkez bankalarının para politikalarının fiyatlamalar üzerinde etkili olduğu yılın ilk 6 ayını pozitif tamamladı.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, yılın ilk yarısında Avrupa borsaları arasında en yüksek getiriyi yüzde 15 ile İtalya'da FTSE MIB sağlarken FTSE MIB'yi yüzde 12,5 ile İspanya'da IBEX 35, yüzde 5,7 ile İngiltere'de FTSE 100, yüzde 3,6 ile Fransa'da CAC 40 ve yüzde 2,1 ile Almanya'da DAX izledi.
Avrupa genelini kapsayan Stoxx Europe 600 endeksi, 30 Haziran'da 641,73 puana yükselerek yılın ilk yarısında yüzde 8,4 değer kazandı. Endeks, ilk yarıyı yıl içi zirvesinin yüzde 0,3 altında tamamlarken dip seviyesinden 30 Haziran kapanışına kadar yüzde 14,8 yükseldi.
İtalya'da FTSE MIB endeksi, aynı dönemde 51.682,43 puana çıkarak yüzde 15 yükseldi ve Avrupa'nın önde gelen endeksleri arasında en yüksek getiriyi sağladı.
FTSE MIB, yıl içindeki en düşük seviyesini 23 Mart'ta 41.616,11 puanla, en yüksek seviyesini ise 19 Haziran'da 53.188,37 puanla kaydetti. Endeks, ilk yarıyı zirvesinin yüzde 2,8 altında tamamlarken dip seviyesinden yüzde 24,2 yükseldi.
İspanya'da IBEX 35 endeksi, 2025 yılını 17.307,80 puandan tamamlamasının ardından 30 Haziran'da 19.471,90 puana yükselerek yılın ilk yarısında yüzde 12,5 değer kazandı.
İngiltere'de FTSE 100 endeksi 10.497,12 puana çıkarak yılın ilk yarısında yüzde 5,7 yükseldi.
Fransa'da CAC 40 endeksi de 2025 yılını 8.112,02 puandan tamamlamasının ardından 30 Haziran'da 8.403,99 puana yükseldi. Endeks, yılın ilk yarısında yüzde 3,6 değer kazandı.
Aynı dönemde Almanya'da DAX endeksi ise 24.995,81 puana ulaşarak yüzde 2,1 arttı.
Enerji şoku Avrupa piyasalarını baskıladı
Orta Doğu'da şubat sonunda başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması, enerjiye bağımlı Avrupa piyasaları için yılın ilk yarısındaki en güçlü şoku oluşturdu.
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık 5'te birinin geçtiği Boğaz'da sevkiyatların aksaması, bölgede petrol ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesine yol açtı.
Enerji ithalatına bağımlı Avrupa ekonomileri bu gelişmeden olumsuz etkilenirken hava yolu, otomotiv, kimya, ulaştırma ve tüketim şirketlerinin maliyet beklentileri bozuldu.
Petrol ve doğal gaz üreticileri ise yükselen enerji fiyatlarının etkisiyle bölge endekslerinden pozitif ayrıştı.
Deniz taşımacılığında sigorta maliyetlerinin artması, gemilerin daha uzun rotalara yönelmesi ve tedarik sürelerinin uzaması da Avrupa'daki üretici şirketler üzerinde ilave maliyet baskısı oluşturdu.
ABD ile İran arasında haziranda sağlanan geçici mutabakatın ardından petrol fiyatlarının savaş öncesindeki seviyelere yaklaşması, enflasyon endişelerinin azalmasına ve Avrupa borsalarında risk iştahının yeniden artmasına yardımcı oldu.
Bununla birlikte ateşkesin kırılgan yapısı, Boğaz'daki mayın riski ve deniz trafiğinin tam kapasiteye ulaşmaması, jeopolitik risk priminin ilk yarı sonunda tamamen ortadan kalkmasını engelledi.
Avrupa Merkez Bankası faiz artırdı
Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon görünümünü bozması, Avrupa Merkez Bankasının haziran toplantısında üç temel politika faizini 25 baz puan artırmasına neden oldu.
Kararın ardından mevduat faizi yüzde 2,25'e, ana refinansman faizi yüzde 2,40'a ve marjinal fonlama faizi yüzde 2,65'e yükseldi.
Banka, 2026 yılı enflasyon tahminini yüzde 3 olarak açıklarken ekonomik büyüme görünümüne ilişkin aşağı yönlü risklere dikkati çekti.
ABD Merkez Bankasının 17 Haziran'da politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakması ve bazı banka yetkililerinin yılın kalan döneminde faiz artırımına ihtiyaç duyulabileceğine işaret etmesi de küresel tahvil getirileri üzerinden Avrupa hisselerindeki oynaklığı artırdı.
Savunma harcamaları Avrupa hisselerini destekledi
Avrupa borsaları 2026'ya güçlü bir başlangıç yaparken Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini genişletme planları, bölgedeki savunma ve havacılık şirketlerinin hisselerini destekledi.
Almanya'nın altyapı ve savunma harcamalarını artıracağına yönelik beklentiler, mühendislik, inşaat ve sanayi şirketlerine de olumlu yansıdı. Kamu harcamalarındaki artışın ekonomik büyümeyi hızlandıracağı beklentisi, özellikle yılın ilk aylarında DAX endeksinin rekor seviyelere ulaşmasına katkıda bulundu.
Savunma şirketlerinin artan sipariş hacimleri ve Avrupa ülkelerinin uzun vadeli askeri modernizasyon programları sektörün gelir beklentilerini güçlendirirken yılın ilerleyen dönemlerinde yüksek değerlemelere ulaşan bazı şirketlerde kar satışları görüldü.
ABD tarifeleri ihracatçı şirketleri etkiledi
ABD'nin ticaret politikaları, Avrupa piyasalarının ilk yarının başındaki ana gündem maddelerinden biri oldu.
ABD Yüksek Mahkemesi, 20 Şubat'ta Trump yönetiminin Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası kapsamında uyguladığı tarifelerin büyük bölümünü iptal etti. Kararın ardından ABD yönetimi, çoğu ülkeden yapılan ithalata 150 gün süreyle yüzde 10 ek gümrük vergisi getirdi.
ABD yönetiminin Avrupa Birliği ile daha önce varılan ticaret anlaşmasındaki tarife üst sınırına bağlı kalacağını ve bölgeden yapılan ithalatın büyük bölümünde vergi oranının yüzde 15'i aşmayacağını açıklaması, ticaret kaynaklı baskıyı kısmen azalttı.
Bununla birlikte Çin'de büyüyen elektrikli araç pazarı ve artan rekabet, Avrupalı otomotiv şirketleri üzerinde baskı unsuru olmayı sürdürdü.