"Anadolu cerenleri" Konya'daki doğal yaşam alanlarında görüntülendi

Güncel Haberler

Anadolu yaban koyunlarının sayısı 770'e ulaştı. Doğal yaşam alanlarında koruma altında tutulan bu endemik tür, Türkiye'nin genetik mirasının önemli bir parçası olarak biliniyor. Yaban koyunlarının avlanması yasak, korunmaları ise hayvancılıkta 'altın madeni' değerinde.

Türkiye'nin endemik türlerden olan Anadolu yaban koyunları, Doğa Koruma ve Milli Parklar 8. Bölge Müdürlüğü bünyesindeki doğal alanlarda yaşıyor.
Heybetli yapılarıyla dikkati çeken, 1000 ve 1700 rakımlı dağ silsilesinin yer aldığı bozkırlarda gruplar halinde yaşayan Anadolu yaban koyunları, varlıklarını 60 bin hektarlık yaşam alanlarında sürdürüyor.
Çoğalmaları ve türün devamlılığının sağlanabilmesi için gelişmiş kamera sistemleri ve fotokapanlarla gözetim altında tutulan "Anadolu Cerenleri"nin sayısı, 770'e kadar ulaştı.
Doğa Koruma ve Milli Parklar 8. Bölge Müdürü Orhan Çatalçam, AA muhabirine, "Bozkırın Gözü" veya halk arasında "Ceren" olarak anılan Anadolu yaban koyununun Türkiye'nin en kıymetli endemik türlerinden biri olduğunu söyledi.
Bu türün, 1960'lı yıllarda sayılarının 30-40'a kadar düşerek yok olmanın eşiğine geldiğine değinen Çatalçam, "Çalışmalar, neticesinde şu anda sahada 235 erkek, 391 dişi ve 144 yavru olmak üzere 770 yaban koyunu bulunuyor. ?Bozdağ'da çoğalan koyunlar Afyonkarahisar, Ankara, Karaman ve Kırşehir gibi türün geçmişte yaşadığı diğer bölgelere gönderilerek yeni popülasyonlar oluşturulmaktadır. Bozdağ, Türkiye'deki yaban koyunu varlığının kalbidir." diye konuştu.
"Paha biçilemez bir genetik mirastır"
Çatalçam, Anadolu yaban koyununun avlanmasının kesinlikle yasak olduğunu, avlamanın cezasının ise milyonlarca lirayı bulduğunu dile getirdi.
Anadolu yaban koyunlarının, bugünkü evcil koyunların atası sayıldığını vurgulayan Çatalçam, "Anadolu yaban koyunu sadece görsel bir güzellik değil, aynı zamanda dünya üzerindeki tüm evcil koyunların yaşayan en yakın akrabası ve büyük olasılıkla doğrudan atası olması nedeniyle paha biçilemez bir genetik mirastır." dedi.
Çatalçam, Anadolu yaban koyununun, evcil kuzenlerinin aksine binlerce yıldır zorlu doğa koşullarında, hastalıklarla ve kıtlıkla mücadele ederek hayatta kaldığını, bunun da onları bir genetik rezerv haline getirdiğini dile getirdi.
"Hayvancılık için 'altın madeni' değerinde"
Gelecekte yaşanabilecek küresel hayvancılık salgınlarında, bu dirençli genlerin evcil ırkları kurtarmak için kullanılabileceğini belirten Çatalçam, şöyle konuştu:
"Su kıtlığına, aşırı sıcak ve soğuk değişimlerine karşı geliştirdikleri adaptasyon yetenekleri, iklim değişikliğiyle mücadele eden modern hayvancılık için bir 'altın madeni' değerinde.? Anadolu yaban koyununu korumak, sadece bir hayvan türünü kurtarmak değil, insanlığın 11 bin yıl önce başlattığı hayvancılık serüveninin ana kaynak kodunu korumaktır. Anadolu yaban koyunu, Mezopotamya ve Anadolu'daki ilk yerleşik toplumların ekonomisinin temelini oluşturmuştur. ? Konya Havzası'ndaki bu kadim yerleşimlerde yapılan kazılarda, binlerce yaban koyunu kemiği bulunmuştur. Bu kemikler üzerindeki incelemeler, avcılıktan hayvancılığa geçişin ilk adımlarının burada atıldığını gösterir."