Abdul el-Sayed, Michigan'da senatör seçilerek ABD'nin ilk Müslüman senatörü oldu

Güncel Haberler

Mısır asıllı Demokrat Abdul el-Sayed, Michigan'da Senato yarışını kazanarak ABD'nin ilk Müslüman senatörü oldu. Sayed, İsrail lobisinin rakibine bağış yapmasına ve Trump ile Cumhuriyetçilerin dini inancı üzerinden hedef almasına rağmen kazandı.

ABD ara seçimlerinde sağlık reformu vaadiyle yürüttüğü kampanyasıyla öne çıkan ve Michigan eyaletinden senatör seçilen Mısır asıllı Demokrat Abdul el-Sayed, İsrail lobisinin rakibine yaptığı bağışlara ve başta Başkan Donald Trump tarafından olmak üzere dini inancı nedeniyle hedef alınmasına rağmen Senatoya giren ilk Müslüman olarak ülke tarihinde bir ilke imza attı.
Mısırlı göçmen bir ailenin çocuğu olan doktor Sayed, Michigan eyaletinin Demokrat Senato adayını belirlemek üzere ağustostaki ön seçimde ABD Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Haley Stevens'ı geride bıraktı.
Sayed, çekişmeli eyaletlerden Michigan'da Senato yarışında da eski Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mike Rogers'a karşı verdiği mücadeleyi kazandı.
Gazze'de soykırım işlemekle suçladığı İsrail'e ülkesinin maddi yardımlarının kesilmesi ve Filistin'e destek söylemleriyle öne çıkan Sayed, Michigan'da sağlık sektöründe yöneticilik tecrübesiyle ve eyalet ile ülke genelinde sağlık ve göçmenlik reformu çıkışlarıyla da dikkati çekti.
Sayed'in Trump ve Cumhuriyetçilerin Müslüman kimliğini hedef alması, hakkında ortaya atılan çeşitli iddialar ve İsrail lobisinin rakip adaya bağışlarına rağmen seçimi kazanması, ABD siyasetinde Müslüman kimliğinin öne çıkmasına da yol açtı.
AA muhabiri, Sayed'in Mısırlı göçmen bir aileden Michigan Senatörlüğüne giden sürecine ilişkin öne çıkan bilgileri derledi.
Mısırlı göçmen baba ve ABD'li üvey anne tarafından büyütüldü
Asıl ismi Abdulrahman Muhammed el-Sayed olan 42 yaşındaki siyasetçi, Michigan'da doğup büyüdü ve Mısırlı göçmen babası Muhammed el-Sayed ve ailesi 1800'lerden itibaren eyalette yaşayan üvey annesi Jacqueline Johnson tarafından büyütüldü. Babası Muhammed ve Mısırlı göçmen annesi Fatten Elkomy, Sayed 3 yaşındayken ayrıldı. Sayed'in biyolojik annesine ilişkin iddialarsa siyasi kariyerinde peşini bırakmadı.
Sayed, The New York Times (NYT) gazetesine verdiği bir röportajında, babasının 1978'de Amerika'ya geldiğini, Wayne State Üniversitesinde otomotiv mühendisliği okuduğunu, tıp eğitimi alan annesinin ise birkaç yıl sonra ABD'ye geldiğini ancak aralarındaki ciddi görüş ayrılıkları nedeniyle boşanmalarının ardından yeni evlilikler yaptıklarını anlattı.
"İslam geleneğinde" en çok sevilen isimlerin Muhammed, Abdullah ve Abdulrahman olduğunu belirten Sayed, ismindeki Abdulrahman'ın günlük kullanımda telaffuzu kolaylaştırılarak Abdul olarak kısaltılmasının anaokulu yıllarına uzandığını aktardı.
Sayed bu süreci, "O yaz (ABD'li şarkıcı) Paula Abdul 'Straight Up' ile listelerin zirvesindeydi, (ABD'li basketbolcu) Kerim Abdul Cabbar da tam o sıralarda emekli olmuştu. Böylece ben de Abdul oldum." diye konuştu.
Siyasete giden yol: Doktor, sağlık alanında yönetici, yorumcu ve yazar
Michigan Üniversitesinde biyoloji ve siyaset bilimi eğitimi alan Sayed, Columbia Üniversitesinden tıp doktorluğu derecesi ve Oxford Üniversitesinden halk sağlığı alanında ikinci bir doktora derecesi de aldı. Sayed, anne ve babası Hindistan'dan göç eden psikiyatrist Dr. Sarah Jukaku ile 2006'da evlendi.
Sayed, Michigan Senatosu kampanya sitesinde yer alan bilgilere göre, iflasın ardından Detroit Sağlık İdaresinin başına geçerek burayı yeniden yapılandırdı. ABC News'in haberine göre Sayed'in 2015'te göreve gelerek 2 yıl boyunca yürüttüğü bu görev, onu henüz 30 yaşındayken ABD'nin büyük bir şehrinin sağlık birimini yöneten en genç kişi yaptı.
Senato seçimlerine kadar giden siyasi hayatının başlangıcı olan 2018'deki eyalet valiliği yarışında "Michigan Public" adlı internet sitesine röportaj veren Sayed, o dönemde Detroit'te su kesintileri ve Flint kentinde sudan zehirlenme gibi sorunlara yol açan tutumları sorgulamasının aday olmasında etkili olduğunu söyledi.
Sayed, 2018'de Michigan valiliği ön seçimlerini kaybetmesine rağmen siyasetten kopmadı ve 2020'de eski ABD Başkanı Joe Biden'ın Sağlık Hizmetleri Çalışma Grubu'nda yer aldı.
Michigan Senatörü'nün sonraki görevi ise 2022-2025 yıllarında 1,8 milyon kişiye hizmet eden Wayne County'nin Sağlık, İnsan ve Gazi Hizmetleri İdaresini yeniden yapılandırmak oldu.
Amerikan Halk Sağlığı Birliğinin internet sitesinde yer alan bilgilere göre Sayed, ???????Wayne County'deki görevi boyunca vatandaşların 700 milyon dolarlık tıbbi borcunun silinmesi, hava kalitesi izleme sistemi kurulması ve çocuklara ücretsiz gözlük sağlanması gibi çalışmalara öncülük etti.
"Herkes İçin (Medicare) Sağlık Sigortası: Bir Vatandaşın Rehberi" başlıklı kitap dahil 3 kitap kaleme alan Sayed, "America Dissected" adlı podcastta sunuculuk, CNN'de yorumculuk yaptı ve 100'den fazla hakemli yayınına yaklaşık 4 bin atıf yapıldı.???????
Sayed'in Senato yarışında vaatleri neler oldu?
"Para siyasetten çıksın, cebinize girsin, herkes için sağlık sigortası (Medicare)" sloganıyla hareket eden Sayed'in kampanyasında, "ABD'de hayatın bu kadar zor olmaması gerektiğine inandığı" için Senatoya aday olduğu belirtilirken, "Doktor olmak için okudu ancak insanları hasta eden şeyin bozuk siyasetimiz olduğunu fark etti." değerlendirmesine yer verildi.
ABD Yüksek Mahkemesinde görev sürelerine sınır getirilmesi gibi çeşitli reformları destekleyen Sayed, göç politikasının "adil bir sistemle" değiştirilmesini, ülke içinde tartışmalara yol açan ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesinin (ICE) kaldırılmasını ve bu yapıya ait fonların vatandaşlığa dair hukuki süreçlerde kullanılmasını savundu.
Sayed, sağlık sigortası programı Medicare'in gerekli tüm sağlık hizmetlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi ve tüm vatandaşlara ulaştırılması için mücadele edeceğini vurgularken ABD'lilerin 225 milyar doların üzerinde sağlık borcu olduğuna işaret ederek, söz konusu borcun da kaldırılması gerektiğini değerlendirdi.
"Herkes için işleyen ekonomi, sağlık sistemi, uygun fiyatlı konut, temiz hava ve su" söylemini savunan Sayed'in kampanyasında, "Elon Musk'ın, Donald Trump'ın ya da onların milyarder arkadaşları değil, vatandaşlar için işleyen bir hükümet kurmak için mücadele edeceği" ifadeleri öne çıkarıldı.
Sayed, CNN'e verdiği bir röportajda da sosyalist olup olmadığına ilişkin, "Ben sosyalist biri değilim. Kapitalizme inanıyorum. Sadece kapitalizmin düzenlenmesi gerektiğine inanıyorum." yorumunu yaptı.
ABD medyasında, 42 yaşındaki Demokrat ismin Senato yarışındaki söylem ve tavrına ilişkin kimi zaman ABD başkan adayı gibi konuştuğu benzetmesi yapılırken, NBC News kanalının verdiği bir röportajda Sayed'e, ABD'nin Müslüman bir başkan için hazır olup olmadığı soruldu.
Michigan'ın Müslüman bir senatör seçmeye hazır olduğunu belirten Sayed, sorunun tekrarlanması üzerine, "Asla başkanlığa aday olma niyetim yok." yanıtını verdi.
"İsrail soykırımına" karşı çıktı, AIPAC kaybetmesi için milyonlarca dolar harcadı
ABD'li Senatör Bernie Sanders ve Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez gibi isimlerin desteğini alan Sayed'e karşı İsrail yanlısı lobi grubu Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesinin (AIPAC) de yoğun bağış yapması dikkati çekti.
Sanders, AIPAC'ın Sayed'e karşı 9 milyon dolar para harcadığını belirtirken, CBS News kanalının haberine göre AIPAC ve ona bağlı gruplar, ön seçimde Sayed'in mağlup ettiği Stevens'ı desteklemek için yaklaşık 30 milyon dolar harcadı. Bu rakam, söz konusu grupların tek bir seçim yarışına yaptıkları şimdiye kadarki en büyük harcama oldu.
Sayed, İsrail yönetiminin Gazze'de soykırım yaptığına ve bu ülkeye silah ambargosu uygulanması gerektiğine işaret ederken, ABD'nin vergi gelirlerinin başka ülkelerin silah alımını finanse etmek yerine ülke içindeki ihtiyaçlar için kullanılması gerektiğini savundu.
Müslüman Senatör'ün ilk olarak partisinin ön seçimlerinde ve ardından ara seçimlerde yarışı kazanması, kendisine karşı milyonlarca dolar harcayan AIPAC için de önemli bir kayıp olarak kayıtlara geçti.
Öte yandan Sayed, The New York Times gazetesine verdiği röportajında, "Michigan'daki Yahudilerin, bazı yorumları nedeniyle endişeli olduklarını söylediklerine" dair bir soru üzerine, "Yahudi güvenliğine bağlılığım, kendi kızlarımın güvenliğine olan bağlılığımla aynıdır." yanıtını vererek, İsrail ve Yahudi halkı arasında ayrım yaptığını gösterdi.
Hakkındaki iddialara yanıtları: "Müslüman Kardeşlere üye değilim", "11 Eylül bir felaketti"
Müslüman kimliği ve başörtülü eşiyle bilinen Sayed'e, Trump ve Cumhuriyetçiler tarafından Michigan senatörlüğüne adaylığı sürecinde, 11 Eylül saldırılarını ya da Müslüman Kardeşleri desteklediği iddiaları gibi çeşitli suçlamalarda bulunuldu.
Kampanya sürecinde Sayed'i "terörist sempatizanı", "şiddet yanlısı bir cihatçı" ve Müslüman Kardeşler üyesi olduğu iddiasıyla suçlayan Trump, "Adı Abdul Muhammed. O bir sahtekar." ifadelerini kullandı.
Sayed'in hakkındaki iddialar ve suçlamalara yanıtları arasında en dikkati çekenlerden biri de Muhammed ismini savunarak Trump'a yönelik, "Kasım ayından sonra bana 'senatör' diye seslenebilir. Ben senin için Senatör Muhammed olacağım kardeşim."?????? ifadeleri oldu.
"Müslüman Kardeşlere üye olduğuna" ilişkin iddialara dair Fox News kanalına konuşan Sayed, "hiçbir zaman Müslüman Kardeşler üyesi olmadığını ve asla olmayacağını" belirtirken, Washington Post gazetesinin konuyla ilgili haberinde de Sayed'in "Müslüman Kardeşler ile herhangi bir bağlantısı olduğunu gösteren hiçbir kanıtın ortaya konmadığına" dikkat çekildi.
Haberde, söz konusu iddiaların büyük ölçüde Sayed'in üvey kız kardeşi olduğu belirtilen Eman Abdelhadi'nin 2012'de ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı iki paylaşıma dayandığı, bunlardan birinde Abdelhadi'nin "Annemle, 70'lerin başında üniversitedeyken Müslüman Kardeşlerin aktivizmi hakkında harika bir sohbet ettim." ifadesinin yer aldığı aktarıldı.
Sayed, konuya ilişkin Amerikan haber kuruluşu Semafor'a verdiği bir demeçte, seçimlerde annesi ve kız kardeşinin değil kendisinin yarıştığını vurgulayarak, "Beni eylemlerime ve çalışmalarıma göre yargılayın ama lütfen bu makamda şimdiye kadar bulunmuş herkesten farklı bir şekilde ibadet ediyor olabileceğim için bu Anayasa'ya derinden bağlı olmadığımı varsaymayın." tepkisini verdi.
CBS News kanalının haberinde de Sayed'in kampanya sözcüsünün açıklamasına dayanarak, "Abdul her zaman terörü ve 11 Eylül saldırılarını tartışmasız bir şekilde kınamıştır." ifadesine yer verilirken, Sayed'in de "11 Eylül'de yaşananları felaket ve korkunç bir saldırı" olarak nitelediği kaydedildi.
Uygulamayı yükle! YÜKLE