YENİ Parti'li Tanal, Halk TV'ye kayyum atanmasını 'Kara Çarşamba' olarak nitelendirdi

Güncel Haberler

YENİ Parti Milletvekili Mahmut Tanal, kayyum atanan Halk TV'nin Ankara Temsilciliği'ne dayanışma ziyaretinde bulundu. Tanal, uygulamayı siyasi müdahale ve sansür olarak nitelendirip Anayasa ihlali dedi, personelin mağdur edildiğini söyledi ve kamuoyunu sahip çıkmaya çağırdı.

Haber: Kadir DEVİR / Kamera: Can KILINÇ
(ANKARA) - YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, "Halk TV'ye kayyum atanmasının, yayının durdurulmasının bir amacı var. Bir, bugün Ekrem İmamoğlu'nun duruşması vardı. İki, fon vurgunuyla ilgili yasal düzenlemeler Meclis'te vardı. Bu fon vurgununu sürekli gündemde tutan Halk TV ve diğer bağımsız, tarafsız televizyonlar, mağdurların sesini duyurmaya çalışıyorlar ve sorumlulardan hesap soruyorlar. Bu sebepten dolayı özgür, tarafsız ve bağımsız basın, bu iktidar tarafından hedef alınmış durumda." dedi.
YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, kayyum atanan Halk TV'nin Ankara Temsilciliği'ne dayanışma ziyaretinde bulundu.
" TV'ye kayyum atanması, yayının durdurulması, muhalif basının susturulması hukuki bir müdahale değil siyasi bir müdahaledir. Halkın haber alma hakkı hedef alınmıştır. Anayasamızın mevcut 28. ve 30. maddeleri ihlal edilmiştir. Anayasamızın emredici hükümleri, 'Basın hürdür, sansür edilemez.' diyor. Ama bugün Halk TV'nin sesinin kesilmesi, gazetecilerin çalışmasının engellenmesi, milyonlarca yurttaşımızın haber alma hakkının elinden alınması tamamen bir sansürdür. Yani burada resmen, fiilen bir sansür uygulaması vardır. Bu uygulama, baskıcı, otoriter rejimlerin anlayışını gösteren bir uygulamadır. Hukuk, siyasi susturma operasyonlarının kılıf uydurma aracı olmamalıdır. Kayyum uygulamalarına artık son verilmeli. Halk TV'nin yayınının önündeki tüm engeller kaldırılmalı. 'Özgür basın susturulamaz' diyoruz ve bugün Halk TV'ye yapılan operasyonu bir 'Kara Çarşamba' günü olarak nitelendirmek lazım. Bugün, 'Kara Çarşamba' olarak tarihe geçecektir.
Halk TV'ye kayyum atanmasının, yayının durdurulmasının bir amacı var. Bir, bugün Ekrem İmamoğlu'nun duruşması vardı. İki, fon vurgunuyla ilgili yasal düzenlemeler Meclis'te vardı. Bu fon vurgununu sürekli gündemde tutan Halk TV ve diğer bağımsız, tarafsız televizyonlar, mağdurların sesini duyurmaya çalışıyorlar ve sorumlulardan hesap soruyorlar. Bu sebepten dolayı özgür, tarafsız ve bağımsız basın, bu iktidar tarafından hedef alınmış durumda. Bu, siyasi bir susturma operasyonudur. Hukuki bir operasyon değildir. Halk TV'ye sansür uygulanması, ekranların karartılması, kayyum atanması bir idam cezasıdır. İdam cezası fermanı çekilmiş durumdadır. Buradaki Halk TV, aslında birkaç kişinin sahibi olduğu bir kurum değildir. Halk TV, 86 milyon insanındır. Halk TV, halkın televizyonudur. Halkın sahibi olduğu bir televizyondur. Kalkıp Halk TV'yi kapatmak demek, aslında vatandaşın iradesine ket vurmak demektir. Vatandaşın konuşma hakkını, söz hakkını ortadan kaldırmak demektir. Bugün ülkede trilyonlarca vurgun vuranlara hesap sorulması gerekirken, bugün bu vurgunu sorgulayan Halk TV susturuluyor. Vurgunu sorgulayan halk susturuluyor. Bu sansür, baskıcı, otoriter ve faşizm anlayışının açıkça bir göstergesidir.
Ekranları karartarak fon vurgununun üzerini örtemezsiniz. Kayyum, artık ülkemizde normal bir prosedür haline geldi. Biz bunu asla ve asla kabullenmeyeceğiz. Basına kayyum atanması, basın özgürlüğüne yapılan bir darbedir. Halk TV'nin yayını resmen durdurulmuştur. Kanala el konulmuştur. Bu durum, Türkiye'de medyanın Anayasa'daki hukuki güvencelerinin hiçbirisinin kalmadığını ortaya koymaktadır. Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış, televizyonun kanalında çalışan tüm personeli, mutfağın önündeki herkesi mağdur ederek sokağa itmiştir. Onun için tüm kamuoyunu bu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve basın emekçilerine sahip çıkmaya davet ediyorum. Demokrasi, özgür basın ve halkın haber alma hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet.