YENİ Parti, CHP kurultayını iptal eden mutlak butlan kararını AİHM'e taşıyacak

Güncel Haberler

YENİ Parti, CHP'nin 2023 Kurultayı'nı iptal eden mutlak butlan kararını AİHM'e taşımaya hazırlanıyor. Kurmaylar, başvurunun hak ihlalleriyle ilgili olacağını ve Yargıtay kararını beklemeyeceklerini belirtti.

Haber: Gülara SUBAŞI

(ANKARA) - YENİ Parti, CHP'nin 2023 Kurultayı'nı "mutlak butlan" gerekçesiyle iptal eden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin kararını Aihm'e taşımaya hazırlanıyor. Başvurunun kararın yarattığı hak ihlalleriyle ilgili olacağını belirten YENİ Parti kurmayları, "Anketlerde Türkiye'nin birinci partisi olarak devam eden CHP'yi, mutlak butlan kararıyla yüzde 2'lere düşürdüler. Ne farkı var kapatmaktan? Bu bir hak ihlalidir. Bu hakkı elbette biz arayacağız. Çünkü seçmen, 'Bizim hakkımızı siz koruyun' diyor. Hala birinci parti yapıyor. Bu başvuru CHP değil, Türkiye demokrasisi için bir başvuru olacak" dedi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi, 21 Mayıs tarihli kararıyla CHP'nin 2023 Kurultayı'nı mutlak butlan gerekçesiyle iptal etmiş, önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu Genel Başkanlığa getirmişti. YENİ Parti, bu karardan doğan hak ihlallerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşımaya hazırlanıyor. Başvuru için hafta başında bir hazırlık ekibi kurulduğunu belirten kurmaylar, konunun salı günü yapılan MYK toplantısında görüşüldüğünü ve hukuki süreçlere ilişkin bilgilendirme yapıldığını belirtti.

Mutlak butlan kararına karşı yapılan temyiz başvurusu, 17 Temmuz'da Yargıtay'a taşınmış, Yargıtay 3'üncü Hukuk Dairesi, 26 Temmuz'da kararı ön incelemeye almıştı. Kurmaylar AİHM başvurusu için Yargıtay'dan çıkacak kararı beklemeyeceklerini belirterek kararı AİHM'e taşımalarının gerekçelerini şöyle açıkladı:

"Mutlak butlan diye olmayacak bir kararla aslında sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) tanınmış, bir siyasi partinin iç işleyişini düzenleyen, bir çeşit kapatma kararına imza attılar. Bu kararın hem siyaseten hem hukuken farklı okumaları var. 47 yıl sonra birinci parti olmuş CHP'nin yönetimini değiştirdiniz ve 13 yıl bir başarıya imza atmamış yönetimi geri getirdiniz. Delilsiz bir başvuru yaptınız ve bir yandan muhalefet partisini yüzde 2'lere indirdiniz. Bu aşamada yeni bir parti kuruluyor ve ana muhalefet partisi oluyor. Ama bu ana muhalefet partisi örneğin sandık görevlisi veremeyecek. Dolayısıyla AİHM'e gidilmesinin aslında temel sebeplerinden bir tanesi hukuki değil siyasidir. Burada hak ihlali var. Hak ihlali dediğimiz şey sadece kişinin özgürlüğünden alıkonulması değil, bu da bir hak ihlali. Hem de Anayasa ile tanımlanmış siyasi partilere yönelik bir hak ihlali. Dolayısıyla en temel sebeplerden bir tanesi bu."

İÇ HUKUK YOLLARI TÜKETİLMELİ Mİ?

Kurmaylar, "Karar, AİHM'e taşınmadan önce iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekli mi" sorusunu da yanıtladı. Konu hakkında iki farklı görüş olduğunu belirten kurmaylar, şöyle konuştu:

"Neticede AİHM'in vereceği karar, sonucu etkilemeyecek. Biz şimdi YENİ Parti'nin kurultay başvurusunu yapacağız. 14-15 Kasım'da kurultayı yaptıktan sonra, altı ay geçmesini bekleyeceğiz seçim yeterliliği için. Bu süreçte bir erken seçim olması durumunda YENİ Parti seçime giremeyecek. Bu da bir hak ihlali baktığınızda. Yani dolayısıyla CHP'ye verilmiş mutlak butlan kararı, aslında Türkiye'de sadece CHP değil, siyasi partilerin hepsini etkileyecek bir hak ihlali. Bizim AİHM başvurumuz tam anlamıyla bu kapsamda olacağından iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiğini düşünmüyoruz. Tabii AİHM'in de düşündüğü kıymetli. Geçmiş kararları araştırdığımızda iki farklı görüş var: İç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiğini düşünen ekip de var, düşünmeyen de var."

"PARTİYİ KAPATMAKLA YÖNETİMİNİ DEĞİŞTİRMEK ARASINDA NASIL BİR FARK VAR?"

Kurmaylar, kararı AİHM'e taşımanın "mutlak butlan kararını gündemde tutmak" ve "CHP'yi geri bırakamamak" şeklinde eleştirilmesine yönelik olarak da şunları söyledi:

"Bu karar, Türkiye demokrasisine vurulan bir darbe. Geçmişte parti kapatılıyordu. Onu da böyle nitelendiriyorduk. Kapatmakla partinin yönetimini değiştirmek arasında nasıl bir fark var? Teknik olarak da yok, siyasi olarak da fark yok. Anketlerde Türkiye'nin birinci partisi olarak devam eden CHP'yi, mutlak butlan kararıyla yüzde 2'lere düşürdüler. Ne farkı var kapatmaktan? Dolayısıyla bu CHP'yi geri bırakamamak değil, Türkiye demokrasisi için hak aramaktır. Bugün CHP'ye, yarın başka bir partiye yapılır bu. Mahkemelerin böyle bir yetkisi yok. Bu yetki Anayasa ile sadece AYM ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tanınmış. Dolayısıyla 'CHP'yi geri alalım' gibi bir motivasyonla değil, Türkiye demokrasisi için hak aramak amacıyla hareket ediyoruz. Bu hakkı elbette biz arayacağız. Çünkü seçmen, 'Bizim hakkımızı siz koruyun' diyor. Hala birinci parti yapıyor. Mesele partinin isimlerinden daha ziyade seçmenin kimi yetkilendirmeye niyet ettiği meselesidir. Seçmen şu anda bizi yetkilendirmeye niyetli, biz de o seçmen için hak arıyoruz. Bu CHP değil, Türkiye demokrasisi için bir başvuru olacak."

Uygulamayı yükle! YÜKLE