Tunceli Üniversitesi Aktuluk Yerleşkesi 1. Etap İnşaatı Temel Atma Töreni

Yerel Haberler

Ömer Fansa/Ensar Özdemir - Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Dersim olayları hakkında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın özür dilemesiyle ilgili olarak "Gerçekten biz de özür diliyoruz.

Ömer Fansa/Ensar Özdemir - Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Dersim olayları hakkında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın özür dilemesiyle ilgili olarak "Gerçekten biz de özür diliyoruz. Bu tarihimizdeki kötü olaylar ders verecek. Dersim bize ders verecek. Bunlardan biz ders alacağız" dedi.

Tunceli Üniversitesi Aktuluk Yerleşkesi 1. Etap İnşaatı Temel Atma Töreni, Tunceli Kültür ve Turizm Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda yapıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın da katıldığı törende, Tunceli Üniversitesi Alevilik Uygulama ve Araştırma Merkezi müzik topluğunun konserinin ardından halk oyunları ekibi gösteri sundu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, törende yaptığı konuşma sırasında Dersimspor tarafından açılan 'Hoşgeldiniz' pankartına karşı Dersimspor'a teşekkür etti.

Tunceli insanının tarihin derinliklerinden gelen arayan, soran, bilime önem veren çok değerli insanlar olduğunu ifade eden Bayraktar, "Tunceli bizim için, Türkiye için önemli. Gerçekten Tunceli'nin gelişmesini, kalkınmasını biz yürekten istiyoruz. Allah Tunceli'ye zeval vermesin" dedi.

Tunceli'nin nüfusunun il merkezinde 26 bin, il genelinde ise 80 bin civarında olduğunu anımsatan Bayraktar, Rektör Prof. Dr. Durmuş Boztuğ'un zekice bir ifadeyle Tunceli'ye TOKİ tarafından 6 bin konut yapılması gerektiğine ifadesine karşı esprili bir dille "500 bin konut yaptınız. Bunu 81 ile bölersek 6 bin konut eder. Tunceli'ye 6 bin düşer dedi. 6 bin konut yapsak 5 kişiden 30 bin kişi yapar. 4 bini de dışardan getirmemiz lazım" diye konuştu.

Üniversitenin çok önemli olduğunu, üniversitelerin sadece bilim, eğitim, öğretim yuvası değil, artık dünyada da o yörenin, bölgenin sosyal kültürel ticari olarak insanların cesaretini, teşebbüsünü artıran, her türlü kaynaşmasını artıran, artık önemli bir argüman olduğunu ifade eden Bayraktar, şunları şöyle devam etti:

"Tunceli Üniversitesi'nin 600 bin metre kare alanda kampüsü oluyor. Bizi eleştirenler diyorlar ki 'İşte 81 vilayette üniversite kurdunuz, 80 üniversite, 167-170'e çıkardınız. 'Üniversiteler baraka üniversite falan' işte buyurun görün. Toplam 80 bin nüfusu olan Tunceli'mizde 600 bin metre kare alanda bir kampüs üniversite yapıyoruz. İnşallah 2013 yılı başlarında Maşallah bey burayı bitirecek. 14 tane bina olacak burada. Yarın 10 bin öğrenci olacak. Bu öğretim üyesi sayısını da artıracak. Merkez nüfusumuz 40-50 bine toplam nüfus da 120-130 bine çıkacak. Burası gerçekten bir vilayet olacak. O zaman biz buraya belki 6 bin değil ama 3-4 bin konut yapacağız. Burayı önemsiyoruz."

-'Helva yiyen genç' esprisi-

Bayraktar, Rektör Boztuğ'un kurumu için çok çalıştığını belirterek,

"Gerçekten Tunceli çok şanslı. Bu adam gönül insanı. Rektör oldu, bir gün Başbakanın kapısında, bir gün müsteşarın, bir gün TOKİ ile görüşüyor. Bu işe, nasıl genç, 13-14 yaşındaki genç böyle helva yer ya, helva yer gibi işine sarıldı. Onun heyecanı bizi bugünlere getirdi yoksa kolay değil" diye konuştu.

-Dersim özrü-

Bakan Bayraktar hükümet olarak son 9 yıl da 'her şeyi yaptık' demediklerini, ancak Türkiye'nin gerek kendi coğrafyası içinde, gerekse dünyaya verdiği fotoğraf bakımından çok ciddi adımlar attıklarını söyledi.

Bayraktar, şunları kaydetti:

"Kardeşlik projeleri bakımından birliktelik bakımından ciddi adımlar attık. Biz tarihten gelen yanlışlıkların kesinlikle Türkiye'mizin önünü kesen bir konu olmasını istemiyoruz. Türkiye'mizin farklıklarının Türkiye'mizin zenginliği olarak artık herkes benimsedi, herkes kabul etti. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı çıkıyor diyor ki 'Dersim hatadır, çok büyük bir kabahattir. Bizim için kara bir lekedir. Devlet geleneğinde bir özür dilemek varsa ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak Dersim olayından dolayı Dersimlilerden, Türkiye'den özür diliyorum' diyor. Bunu dedi. Gerçekten biz de özür diliyoruz. Bu tarihimizdeki kötü olaylar ders verecek. Dersim bize ders verecek. Bunlardan biz ders alacağız. Bütünleşeceğiz, kalkınacağız, gelişeceğiz ve ileriye gideceğiz. Bu kapalı toplum olarak olmaz demokrasiyle olur. Demokrasilerde halka rağmen bir şey yapamazsınız. Demokrasilerde esas ana unsur, kucaklanması gereken nesne insanlardır, görüşleri, düşünceleridir, refahıdır, mutluluğudur. Çocuklarımız iyi yetişsin Türkiye kalkınsın, dünyada önemsenen, hakikaten parmak ısırtan bir ülke olsun. İnsanlarımız kendi kültürlerini yaşasın, kendi dillerini konuşsun, dillerimizi geliştirelim. Artık Türkiye'de bunlar konuşuluyor, yaşanıyor."

-"Kalkınmada gelişmede refahta siyaset olmaz"-

"Tabi ki Alevilik bizim dinimizdir. Aleviliği tabii ki geliştireceğiz. Tabi ki ne özellikler varsa bunu Türkiye'mize kazandıracağız. Birlikte hep beraber bunu yapacağız" diyen Bayraktar, Rektör Boztuğ'un barajlar, işsizlik, TOKİ konutları ve cemevlerine statü kazandırılması talepleri hakkında ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti.

Bayraktar, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Gerçekten sayın Başbakanımız bizzat bana söylemiştir 'Gideceksin Tunceli'de belediye başkanıyla görüşeceksin. ve burada neye ihtiyaç varsa bunları yapacaksın. Yalnız şunu da ifade etmek istiyorum. Hizmet yaparken siyaset olmaz. Siyaset iktidara gelirken seçim zamanlarında olur. Diğer zamanlarda hizmet yapacaksın, vatandaş bunu takdir eder. Bizim buradan iki tane milletvekilimiz var. Bunlar bizim kardeşlerimiz Kamer bey olsun, Hüseyin bey olsun. Bunlarla biz diyalog içindeyiz, itibar ediyoruz. Vatandaşımız onlara oy verdi, yüzde 56 oy verdi. Onları seçti, onların bizim başımızın üstünde yeri var. Fakat biz Tunceli'ye hizmet yaparken kimse bizim önümüzü çözmesin demesin ki bunu ben yapamadım onlar da yapamasın. Kalkınmada gelişmede refahta siyaset olmaz. Burada insana hizmet vardır. Bu anlayışla birbirimize sarılacağız."

-Kalkınma Bakanı Yılmaz-

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da, 2009 Aralık ayında Tunceli'ye protokol için geldiklerini anımsatarak, emeği geçenlere teşekkür etti.

21. yüzyılın bilgi toplumu olma yönünde üniversitelerin çok önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, "Bu yarışta Türkiye yerini alacaksa, 21. yüzyılda ülkemizi hak ettiği konuma taşıyacaksak bilgiye değer vererek bunu yapabiliriz" dedi.

Bakan Yılmaz, 2000 yılında tüm üniversiteler için bütçeden sadece yatırım amaçlı 249 milyon lira verilirken bugün verilen rakamın 2.8 milyar olduğunu ifade ederek, "Ben Bingöllüyüm. Bingöl'de Fırat Üniversitesi'ne bağlı meslek yüksekokulu vardı. Bir tane fakültemiz olsun yeter diyorduk, dernekler kuruldu bu olsun diye. Bugün Bingöl, Tunceli'de üniversiteler var ve müthiş bir hızla da büyüyor gelişiyorlar" dedi.

-"Birbirinin kopyası olan üniversiteler istemiyoruz"-

Değişim sürecine ayak uydurulacaksa üniversitelere önem verilmesi gerektiğini anlatan Yılmaz, şunları söyledi:

"Fakat burada bir nokta var. Birbirinin kopyası olan üniversiteler istemiyoruz. Hep birbirinin aynı tezgahtan çıkmış gibi üniversiteler de istemiyoruz. İçinde bulunduğu yöreye göre kendini farklılaştırabilen o yörenin özelliklerine göre kendini geliştiren bir üniversite istiyoruz. Tüm bu açıdan önemli işler yapıyor üniversite. İşte Alevilikle ilgili birimler. Ben de etnik olarak Zazayım. Zaza kültürü ile ilgili yapılanlar diğer dillerle, bunu yapmamız lazım. Farklılaşmamız lazım. Ama bu farklılaşma bir noktanın altını çizmek isterim çatışma konusu olan bir farklılaşma olmamalı. Farklılıklar içinde zenginliği bulmak. Bu bizim maneviyatımızı, medeniyetimizin de gerektirdiği bir şey gerçekten. Bu sesi iyi duymamız lazım. Bu ses hepimizin sesi. Hepimizin paylaştığı bir ses. Bunu gerçekten iyi duymamız lazım."

-"Biz Türkiye'yi daha demokratik bir ülke haline getirmek istiyoruz"-

"Artık biz şiddet istemiyoruz. Terör, korku hadiseleri istemiyoruz" diyen Bakan Yılmaz, "İnsanların birbirine fikirlerini zorla dayatmaya çalıştığı, baskı uyguladıkları bir ortam istemiyoruz. Özgürlükler, fikir hürriyeti istiyoruz. Çok rahat bir ortamda herkes ne düşünüyorsa düşünsün, bize aykırı farklı gelebilir kabul etmeyebiliriz hiç önemli değil yeter ki şiddet, kavga olmasın. Herkes fikrini en rahat biçimde ifade etsin bu fikirler yarışsın" dedi.

Fikrine güvenen insanın şiddete başvurmayacağını, başvuruyorsa fikrinden şüphesi olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:

"Madem iyi bir fikrin var insanlara anlat o zaman ikna et. Bunu yapmıyorsan demek ki fikrine sen de inanmıyorsun samimi olarak. Dolayısıyla bizim amacımız bu. Biz Türkiye'yi daha demokratik bir ülke haline getirmek istiyoruz. İnsanlara daha fazla değer verilen bir ülke haline getirmek istiyoruz. İnsanların farklılıklarını ama dediğim gibi bir çatışma ayrılma konusu olarak değil aksine daha fazla birlik bütünlük için bu farklılıkları istiyoruz. Türkiye de çok şükür bu noktalara geliyor."

Yılmaz, kalkınmanın tek boyutlu değil, insan odaklı bir kalkınma anlayışına sahip olması gerektiğini belirterek, SODES kapsamında son 2 yılda 8 milyondan fazla kaynak gönderdiklerini belirterek, "Çünkü şuna inanıyoruz sadece taşa toprağa yatırımla olmaz insana yatırım yapmanız lazım" dedi.

Bakan Yılmaz, Tunceli Üniversitesi'ne 2008-2012 arasında sadece yatırım için 70 milyon lira gönderdiklerini belirterek, "Helali hoş olsun. İnşallah önümüzdeki dönemde daha fazla da göndereceğiz" dedi.

-"Belki ben de ders veririm"-

Yılmaz, Tunceli Üniversitesi kampüsünün planlı bir şekilde yapılacağını, nitelikli bir kampüse kavuşacağını belirtti.

Kampüsün birbirine uyumlu, fonksiyonel, estetik olması gerektiğini ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Hoca ve TOKİ'ye söylemek istiyorum. Estetiğe de dikkat etmemiz lazım. Hem fonksiyonel, hem estetiğe dikkat edeceğiz. Kampüs yerine imrendim. Bakanlık sonrası bir doktoram var. Belki gelir ders veririz inşallah. Güzel manzaralı bir kompleks. Bu da çok önemli. Bu üniversiteler bizim çok nitelikli öğrenci getirmemiz lazım. Öğrenci getirmemiz için de kampüste sosyal donatılar önemli. Onları lüks görmemek lazım. Buraya bir öğrenci gelmek istemeli. İzmir, Akdeniz, Karadeniz'den öğrenci gelmeli. "

Konuşmaların ardından temel atılacak olan merkeze bağlı Aktuluk Köyü ile canlı bağlantı kuruldu. Törende katılımcılar butona basarak salondan temel attı.

-İlker Başbuğ'un tutuklanması-

Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, salon çıkışta bir gazetecinin

'Konuşmanızda Başbakan talimat verdi. Belediyeye gidecek misiniz-' sorusuna "O eskiden dedi bana talimat verdi. Belediye git görüş diye söyledi. Burada biz TOKİ yaktırımları yaparken belediye ile beraber hareket et diye söyledi. Yoksa belediye başkanıyla görüşüyoruz. Bundan sonra da belediyenin ne ihtiyaçları olursa bize bildirsin, biz yine yardımcı oluruz" dedi.

Bakan Bayraktar, 'Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tutuklanması hakkında bir şey söylemek ister misiniz-' sorusuna ise "Valla hukuk, yargı ve hukuk bizim dışımızda. Biz işimize bakıyoruz. Değerlendirmem; bu tip olaylara üzülüyoruz sadece" diye cevapladı.

-Valilik ziyareti-

Bakan Bayraktar daha sonra Tunceli Valiliği'ne geçerek Vali Mustafa Taşkesen ile görüştü. Bayraktar'a burada Dersimspor başkanı Erdal Güntaş ve yöneticiler tarafından Dersimspor atkısı ve forması hediye edildi.

Bayraktar, burada yaptığı açıklamada, Dersimspor'a Valilik, rektörlük, belediyenin yardımcı olduğunu söyledi.

Dersimspor'un gelişeceğini ifade eden Bayraktar, "Geliştireceğiz onu. Biz de arkadaşların duyarlılığına biz de karşılık veriyoruz. Notumu aldım. Biz de ne gerekiyorsa gerekli destek, ilgilenme konusunda gereğini yapacağız" dedi.

Bayraktar, daha sonra AK Parti İl Teşkilatı'nı ziyaret etti.

- TUNCELİ