Tülay Hatimoğulları: "Umut Hakkı Başta Sayın Abdullah Öcalan Olmak Üzere Birçok Mahpus İçin Önemli Bir Haktır ve Çıkmalıdır"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM'de rapor yazım çalışmaları süren komisyonun faaliyetlerine ilişkin olarak, "Umut hakkı başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere birçok mahpus için önemli bir haktır ve çıkmalıdır. Türkiye'de sürecin başarısı için sadece söylem değil eylemle de yüzümüzü İmralı’ya dönmeliyiz. Komisyonun çıkaracağı rapor son derece önemlidir, dört gözle raporu bekliyoruz" ifadesini kullandı.
(AĞRI) - Dem Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM'de rapor yazım çalışmaları süren komisyonun faaliyetlerine ilişkin olarak, "Umut hakkı başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere birçok mahpus için önemli bir haktır ve çıkmalıdır. Türkiye'de sürecin başarısı için sadece söylem değil eylemle de yüzümüzü İmralı'ya dönmeliyiz. Komisyonun çıkaracağı rapor son derece önemlidir, dört gözle raporu bekliyoruz" ifadesini kullandı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları" kapsamında Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde düzenlenen halk toplantısına katıldı.
Konuşmasına Barış Anneleri'ni selamlayarak başlayan Hatimoğulları, 15 Şubat'ın terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "Sayın Abdullah Öcalan 27 Şubat'ta bir süreç başlattı. Neredeyse bir yılını geride bırakacağız. Bu sürecin aslında 15 Şubat komplosunu boşa düşürmek isteyen bir süreç olduğunun farkındayız. Bugün İmralı Heyetimiz şu an İmralı'da ve Öcalan ile görüşme gerçekleştiriyor. Sürece ilişkin de Öcalan'ın çok önemli mesajları olacak" ifadesini kullandı.
"Diplomasi masası sadece Münih'te kurulmamalı"
Hatimoğulları, Suriye'deki 30 Ocak mutabakatına yönelik eleştirilere katılmadıklarını belirten Hatimoğulları, "Bu mutabakatın sağlanması birlikte boğulmak istenen Rojava için atılmış son derece önemli pratik bir adımdır. Bakın Münih Konferansı'nda, 120 ülkenin katıldığı son derece önemli bir uluslararası konferansta ana gündemi belirleyen Kürt halkı oldu, Suriye'den giden heyet oldu. Bu büyük bir diplomasi başarısıdır. Rojava'daki Kürtlerin, 4 parça Kürdistan'daki Kürt halkının verdiği güçlü mücadelenin sonucudur. Münih Konferansında hepiniz gördünüz Mazlum Abdi ve İlham Ahmed dünya liderlerinden birçoğu ile bir araya geldiler. Münih'teki bu fotoğrafın Türkiye'de verilmesini istiyoruz. Diplomasi masası sadece Münih'te kurulmamalı, Kürtlerle diplomasi masası Suriye'deki öz yönetimin de dahil olduğu bir diploması masası, Ankara'da mutlaka ama mutlaka kurulmalıdır. Suriye'de yapılan kimi hatalar oldu, açıklamalar oldu, ümit ediyoruz ki bu yanlış açıklamalardan ciddi olarak geri dönülmüştür. Aynı hatalar Irak için yapılmamalıdır. Mahmur'a Şengal'e parmak sallanmamalıdır, oralar tehdit edilmemelidir. Bölge barışı için inisiyatif alınacaksa Kürt halkı ile 4 parça Kürdistan'da stratejik bir barış anlaşmasının sağlanması lazım. Barış, Kürt halkı ile taktiksel değil stratejik bir şekilde yürütülmelidir. Bu Suriye'de de, Türkiye'de de, Irak'ta da ve İran'daki Kürt halkı ile aynı çerçevede yol alınmalıdır" dedi.
"Kürt sorunu 'terör' kavramı çerçevesinde ele alınmamalı"
Hatimoğulları, 1 yılı aşkındır TBMM'de yürütülen komisyon çalışmalarının son aşamaya geldiğini belirterek, "Bugün rapora son halinin verilmesini ümit ediyoruz. Bu dönemde komisyonun raporunu son derece önemsiyoruz. Bu komisyonun raporu her şeyi sihirli bir değnek gibi çözmeyecek. Yüzyıllık Kürt sorununu bir dakikada çözmeyecek. Ancak atılacak somut adımlar açısından bu raporun sağlıklı bir şekilde çıkması da son derece önemlidir ve tarihidir" ifadesini kullandı.
Hatimoğulları, şunları kaydetti:
"Komisyon raporunun taslak metnine baktığımızda 'terör' kavramının çok kullanıldığını gördük. Umuyoruz ki bugün yapılacak toplantıda Kürt sorununu artık bir terör parantezi içinde tanımlamaktan vazgeçerler. Çünkü Kürt sorunu bir terör sorunu değildir; sosyolojik, iktisadi, toplumsal ve siyasi bir sorundur. Bu çerçevede ele alınmalı ve bu çerçevede çözülmelidir. Bu konuyla ilgili gerekli görüşmeler bugüne kadar yapıldı. Komisyon raporundan beklentimiz, somut olarak çıkacak, PKK'lileri kapsayacak özel yasanın, nasıl bir kapsamda çıkacağına dair bize ön bilgi verecek. Bu yasa, Kürt halkında 'Bu yasa ihtiyaçlarımıza cevap verebiiyor' algısını yaratması gerekiyor. Komisyondan beklentilerimiz Terörle Mücadele Kanunu (TMK), Türk Ceza Kanunu (TCK) ve infaz yasasında yapılacak değişiklikler."
"Türkiye de sürecin başarısı için sadece söylem değil eylemle de yüzümüzü İmralı'ya dönmeliyiz"
Bugün Diyarbakır'da ve farklı yerlerde yapılan sokak röportajlarında yurttaşlara 'Bu süreç ne anlam taşıyor, beklentilerinize cevap veriyor mu?' sorusu yöneltiliyor. Şunu söylüyorlar: 'Bizim çocuklarımız hala hapiste, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen serbest bırakılmadı, Anayasa Mahkemesi kararları hayata geçmiyor. Bizim çocuklarımız ne olacak.' Çıkacak olan yasa, Kürt halkının tüm bu sorularına yanıtlayabilen bir yasa olmalıdır. Üç sac ayağı olmalı; hukuk, özgürlükler ve demokrasi. Rapor mutlaka bunları içermelidir. Bu sürecin başarısının söylemden çıkması ve eyleme dönmesi gerekiyor. Bu nedenle de umut hakkı son derece önemlidir. Umut hakkı başta Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere birçok mahpus için önemli bir haktır ve çıkmalıdır. Türkiye'de sürecin başarısı için sadece söylem değil eylemle de yüzümüzü İmralı'ya dönmeliyiz. Komisyonun çıkaracağı rapor son derece önemlidir, dört gözle raporu bekliyoruz."
Hatimoğulları, "Masada diyaloğun başarısının yolu, alanlarda meydanlarda güçlü bir mücadeledir. Güçlü bir mücadele yürütürsek, güçlü bir örgütlülükle ortaya çıkarsak, bilin ki Sayın Öcalan'ın elini İmralı'da güçlendiririz, DEM Parti'nin müzakeredeki elini güçlendirebiliriz. 100 yılı aşkın bir zamandır Kürt halkı inkar edilmiştir. Yeni yüzyıl Kürt halkının çözüm yılı olmalıdır. DEM Parti olarak başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye'de yaşayan bütün farklı halkların ve inançların kendilerini eşit birer yurttaş olarak hissedebildiği bir demokratik Türkiye'nin inşası için çalışmalarımız devam edecek" diye konuştu.
Hatimoğulları, "Sayın Abdullah Öcalan'ın içerdeki özgürlüğü sağlanana dek ve Kürt halkı bu topraklarda özgür, eşit ve adil bir düzende yaşayana dek, Türkiye'deki bütün işçi, emekçi ve ezilenlerin kurtuluşu gerçekleşene dek mücadelemiz devam edecek" dedi.
Abdullah Öcalan, İnsan Hakları, DEM Parti, Politika, Türkiye, İmralı, Güncel, TBMM, İmralı, Türkiye, DEM Parti, Abdullah Öcalan, İnsan Hakları, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA