Tkp Genel Sekreteri Okuyan: "Kılıçdaroğlu, İktidarın Yeni-Osmanlıcı Politikalarını Sahiplendi"

Güncel Haberler

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun 'Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz' sözünü eleştirerek, iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarının sahiplenildiğini savundu. Okuyan, Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerinde Atlantikçi eksene kaydığını belirtti.

(ANKARA) - TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün yaptığı açıklamaya ilişkin, "Kılıçdaroğlu, ' Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz' diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu" dedi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün yaptığı açıklamalar ile dış politikadaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Okuyan, şunları kaydetti:

"CHP'nin Butlan Kolları Başkanı Kılıçdaroğlu, dün Meclis'te yaşanan gerilimden sonra Genel Merkez'e aldığı Grup Toplantısı'nda 'Osmanlı coğrafyasına gitmeliyiz' diyerek iktidarın Yeni-Osmanlıcı politikalarını da sahiplenmiş oldu. Aynı gün birçok mecrada, Türkiye'nin hızla Rusya ile karşı karşıya gelmekte olduğu ileri sürüldü ve hatta Putin'in karşı hamleler yapacağı iddia edildi. Bütün bunlar elbette birbiri ile ilişkili."

Rusya ile ilişkilerde 'dengeli', hatta ABD'yi zaman zaman öfkelendiren 'sivri' politikalar bugün değil, 2023 yılından itibaren terk edilmeye başlanıp Suriye'de iktidarın değişmesine neden olan gelişmelerle birlikte yeni bir evreye taşındı.

Erdoğan, Rusya ile 'dengeli ve pazarlıkçı' ilişkileri sürdürmesi durumunda batının İmamoğlu ya da bir başka muhalefet liderinin arkasında durarak kendisini yalnızlaştıracağından emin oldu. Ayrıca ekonomi, ABD ve AB ile ilişkilerdeki gerilimleri daha fazla taşıyacak durumda değildi. Ekonominin İngiltere'de pek sevilen bir ekibe teslim edilmesi bu döneme denk geldi.

"İKTİDAR, 'DENGE' POLİTİKASININ FAYDALARININ TÜKENDİĞİNİ GÖRDÜ"

İktidar Yeni-Osmanlıcı bir strateji açısından da NATO ile Rusya arasında göreli 'denge' politikasının faydalarının tükendiğini gördü. Devlet içinde pazarlıkçı politikaların alan açacağını ve Yeni-Osmanlıcılık için daha uygun olduğunu savunanlar geriye düştü. Türkiye kapitalizminin Atlantik hattıyla, özellikle Avrupa ile köklü bağları bu değişimin motor gücü oldu.

Ukrayna Savaşı bağlamında AKP'nin temkinli politikası bir süre daha devam etti. Temkinli politika, tarafsız politika değildi. Rusya'ya dönük yaptırımların bir bölümünü uygulamayan Türkiye, başından beri Ukrayna'nın silahlanmasının önemli katkıcılarından biriydi. Ancak Suriye'deki iktidar değişikliğinin ve Trump'ın savaşı bitirmek için yaptığı girişimlerin karşılaştığı güçlü NATO içi direnişin ardından Ankara'da Rusya'nın savaşı kazanamayacağı kanaati egemen olmaya başladı.

"RUS EKONOMİSİ İÇİN CİDDİ OLUMSUZLUKLAR SÖZ KONUSU"

Putin'in 'bu bir savaş değil, cerrahi operasyon' söylemine rağmen Ukrayna Savaşı Rusya açısından ne planlandığı ne istendiği gibi gelişti. Hasta öldü, cerrah bitkin. Rus ekonomisi açısından artılar var ama ciddi olumsuzluklar da söz konusu. Rusya'nın kontrolü bırakmak istemediği eski Sovyet Cumhuriyetlerinin tümüne baktığımızda dört yıl öncesine göre hem ekonomik hem siyasal açıdan Moskova'yı kaygılandıracak bir tablo var.

"AKP'NİN DENGE OYUNUNU DEVAM ETTİRMEK İÇİN RUSYA'YA İHTİYACI VARDI"

AKP'nin NATO içinde el yükseltmek için bir süreliğine girdiği 'denge' oyununu biraz daha devam ettirmek için eli daha kuvvetli bir Rusya'ya ihtiyacı vardı. Bunu görmediler ve hızla terk ettiler 'denge'ciliği. NATO'da yeni roller üstlendiler, Karadeniz'de Romanya'nın NATO'culuk tekelini ele geçirmesinden korkarak yeni hamleler yapmaya başladılar. Enerjide yavaş yavaş Rusya'ya 'bağımlılık'tan uzaklaşıyor ve yüksek maliyetlerle ABD gibi uzak tedarikçilere yöneliyorlar. Çin'le ilişkilerde sıkıntılar artıyor.

Bir yandan da Avrupalı emperyalistlerin ihtiyaç duyduğu ve uygarlık için kentler kuran mimarlara hakaret edercesine 'güvenlik mimarisi' olarak adlandırılan militarist stratejiye asker temini için hazırlıklar yapılıyor. Son yıllarda sıçrama kaydeden silah sanayini NATO şemsiyesinde Avrupa'ya entegre etme amacı da buraya eklenmeli.

"YENİ OSMANLICILIK YENİDEN ATLANTİKÇİ TEMELLERE YERLEŞMİŞ DURUMDA"

Yeni-Osmanlıcılık yeniden Atlantikçi temellerine yerleşmiş durumda. ABD ve İngiltere himayesinde, Rusya'nın ve İran'ın kuşatılması ile örtüştürülen ve mümkün olduğunca NATO ile gerilimsiz bir yayılmacılık.

Bu yönelim gerilim üretir. Bir kere Türkiye'nin rakibi başka Amerikancılar var. Belki Fransa-Yunanistan ikilisinin önemli bir engel olması zor ama bölgede Türkiye'ye alan açılmasını istemeyecek İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan'ı da unutmamak gerek. Rekabet, gerilim ve çatışmalar sürecek.

Putin'in intikamından söz ediliyor. Olabilir ama Türkiye'nin elinde Boğazlar gibi çok önemli bir koz olduğu unutulmamalı. Rusya giderek Karadeniz'in doğusuna itiliyor ve Montrö Sözleşmesi'ni farklı yorumlamaya ya da askıya almaya kalkan bir AKP iktidarının kuzey komşumuza çok ciddi bir darbe vurmuş olacağı ortada."