Erkan Baş: "Saray Rejimine Karşı Geleceği Yeniden İnşa Etmeye Varız"

Güncel Haberler

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararını değerlendirerek, saray rejimine karşı mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini söyledi.

(TBMM) - TİP Genel Başkanı Erkan Baş, "Biz dünden daha büyük bir inatla, daha büyük bir umutla mücadele etmeye devam ediyoruz. Saray rejimi ile hesaplaşmaya, saray rejimine karşı bu memleketin geleceğini yeniden inşa etmeye varız" dedi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında CHP'ye yönelik "mutlak butlan" kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baş, "Saray merkezli yeni bir saldırıyla daha karşı karşıyayız. Gerçekten belki mutlak butlanla yeni karşılaşıyoruz Ama bu saray merkezli saldırıların yeni olduğu anlamına gelmiyor" ifadelerini kullandı.

Söz konusu süreçlerin yeni olmadığını dile getiren Baş, "Bu halkı sindirme çabaları ne yazık ki ilk değil ve çok muhtemeldir ki son da olmayacak" dedi. Mücadelenin kararlılıkla sürdürülmemesi halinde yeni saldırıların gündeme geleceğini belirten Baş, "Biz bunlara karşı topyekun mücadele etme iradesi göstermedikçe sarayın yeni hamleleri, yeni saldırıları gündeme gelecektir" diye konuştu.

Partisinin tutumuna ilişkin de konuşan Baş, daha önce yapılan açıklamaları hatırlatarak, "mutlak butlan" kararının ardından Parti Meclisi'ni olağanüstü topladıklarını kaydetti. Baş, toplantının ardından yapılan açıklamalarda "Bu karara ve saray rejiminin karşı devrimci tüm saldırılarına direneceğiz" denildiğini aktararak, ayrıca "Bu kararın çıkmasına vesile olan, o koltuğa geçmeye niyetlenen herkesin de sarayla iş birliği içerisinde olduğunu vurguladık" ifadelerini kullandı. Baş, şöyle konuştu:

"İktidarın icazetiyle ana muhalefet koltuğuna oturacak herhangi bir kişiyi de tanımayacağımızı söyledik. O gün bugündür, bu değerlendirmelerimizden bir milim bile geri adım atmış durumda değiliz. Çünkü biz bu yaşananları bir Cumhuriyet Halk Partisi içi sorun, parti içi çekişme, parti içi mücadele konusu olarak görmüyoruz. Bu nedenle yaklaşımımızda herhangi bir değişiklik yok, olmayacak."

"YETKİSİZ MAHKEMELERİN KARARLARI, KAYIKÇI KAVGASI GİBİ GÖSTERİLİYOR"

Ancak geldiğimiz noktada dost acı söyler diyerek dostça bir uyarıyı yapma sorumluluğu da omuzlarımızda. Örneğin sıklıkla ifade edilen 'baba ocağı' tabiri. Eğer tartışmayı bir baba ocağı tartışmasına çevirirsek o zaman bu Cumhuriyet Halk Partisi içi bir konu gibi ele alınmaya başlanır. Daha doğrusu tartışmanın o zemine çekilmesi için vesile edilir. Bizim gördüğümüz şey, saray rejiminin bu meseleyi bir parti içi mesele haline getirmeye çalıştığı, amacının, muradının bu olduğudur. Yetkisiz, görevsiz mahkemelerin hukuka aykırı kararlarıyla meydana gelmiş bu durumu bir kayıkçı kavgası gibi göstermeye çalıştıklarını, böyle görülmesi için çaba harcadıklarını görüyoruz. Dolayısıyla kendisini saray rejiminin karşısında konumlandıran herkes için bu oyuna itiraz etmenin mutlak bir görev, mutlak bir sorumluluk olduğunu söylüyoruz.

"MEMLEKETİN GELECEĞİ İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Günlerdir, memleketi bir kısır kavganın içine hapsettiler. Saray rejiminin görmek ve topluma göstermek istediği o yüksek siyaset, işte tam da böyle bir şey. Arada birileri çıkacak, birbirlerine laf söyleyecekler. Karşılıklı hukuk hamleleri yapılacak. Tüzükler, yönetmelikler tartışılacak. Her akşam ekranlarda böyle pek çok kadrolu yorumcu, kim ne dedi, aslında ne demek istedi, bundan sonra hangi taraf hangi adımları atacak? İstedikleri şey bu ve bunlar olurken bunların gerçek failleri arka tarafta zevki sefa sürmeye, gemilerini yüzdürmeye devam edecekler. Bu arada biz daha da yoksullaşacağız. Ay sonunu getiremeyeceğiz. Çocuklarımız okulda bir öğün dahi yemek yiyemeyecekler. Beyefendiler de masanın başına oturup sabah akşam anketlere bakacaklar. O yüzden ben buradan tüm halkımıza seslenmek istiyorum. Biz dünden daha büyük bir inatla, daha büyük bir umutla mücadele etmeye devam ediyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da memleketin geleceği için ne gerekiyorsa aynı sorumlulukla, aynı ciddiyetle tutum almaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz varız, buradayız. Saray rejimi ile hesaplaşmaya, saray rejimine karşı bu memleketin geleceğini yeniden inşa etmeye varız. Bu kokuşmuşluğun içerisinde, bu iki yüzlü düzen siyasetinin içinde mücadele etmeye ama olduğumuz gibi durarak mücadele etmeye varız."