TİP, EMEP, EHP, TÖP ve Öğrenci Sendikası Kadıköy'de 'Artık Yeter' yürüyüşü yaptı
TİP, EMEP, EHP, TÖP ve Öğrenci Sendikası'nın çağrısıyla Kadıköy'de 'Artık Yeter' yürüyüşü düzenlendi. İskele Meydanı'ndaki ortak açıklamada bir günde 6 kadının öldürülmesi, Manisa'daki okul saldırısı ve emeklinin intiharı protesto edilerek düzenin değiştirilmesi istendi.
(İSTANBUL) - Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) ve Öğrenci Sendikası'nın çağrısıyla bir araya gelen öğrenciler, öğretmenler, emekliler ve kadınlar "Artık Yeter" demek için Kadıköy'de yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından İskele Meydanı'nda yapılan ortak açıklamada, "Bir günde 6 kadın öldürülüyor. Manisa'da bir okula silahlı saldırı düzenleniyor. Geçinemeyen bir emekli 'Para için değil onurumuz' için diyerek intihar ediyor. Bir çocuğun okulunda güvende olmamasıyla bir kadının evinde öldürülmesiyle bir emeklinin geçinememesinin sebebi bu düzendir. Çocuklarımızın, kadınların, emekçilerin, emeklilerin yaşamını tehdit eden bu düzene sessiz kalmayacağız. Bu karanlığı kabul etmiyoruz" denildi.
TİP, EMEP, EHP, TÖP ve Öğrenci Sendikası'nın çağrısıyla öğrenciler, öğretmenler, emekliler ve kadınlar "Artık Yeter" demek için Kadıköy'de bir araya gelerek yürüyüş düzenledi. Süreyye Operası önünden başlayan yürüyüşte, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Saraya değil emekçiye bütçe", "Emekliye kıyanlar milyarları çalanlar", "İnsanca yaşamak istiyoruz", "Bu böyle gitmez, gençlik biat etmez", "Sermayeye değil eğitime bütçe", "AKP'den hesabı gençlik soracak", "Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardıdnan Kadıköy İskele Meydanı'nda açıklamalar yapıldı.
Öğrenci Sendikası'ndan Öykü Başaran öğrencilerin sıkıntılarını, MESEM'lerdeki çocuk ölümlerini; EHP'den Turan Yıldırım emeklilerin sorunlarını, TÖP'ten Elif Sac kadın cinayetlerini ve nafaka hakkını, Eğitim-İş Sendikası'ndan Gül İnce ile Eğitim-Sen'den Önder Engindeniz ise öğretmenlerin ve eğitimin sorunlarını anlattı.
Konuşmaların ardından TİP, EMEP, EHP, TÖP ve Öğrenci Sendikası'nın ortak basın açıklaması okundu.
"Artık yeter" başlıklı açıklamada, şöyle denildi:
"Bugün burada, memlekette her geçen gün büyüyen karanlığa karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Son günlerde yaşadıklarımızı yan yana koyduğumuzda karşımıza tek tek olaylardan ibaret olmayan bir tablo çıkıyor. Bir günde 6 kadın öldürülüyor. Manisa'da bir okula silahlı saldırı düzenleniyor. Geçinemeyen bir emekli, insanca yaşam talebiyle çıktığı eylemde 'Para için değil onurumuz' için diyerek intihar ediyor. Bütün bunlar bize aynı şeyi söylüyor: Bu ülkede kimse güvende değil.
Geçtiğimiz yıl Maraş'ta ve Urfa'da art arda okul saldırıları yaşandığında 'Okullarda şiddete de çocuktan katil yaratan karanlığa da geçit vermeyeceğiz' demiştik. Daha okullar açılalı çok kısa bir süre olmuşken Manisa'da bir okulda silahlı saldırı gerçekleşti. Çocukların olması gereken yer okullar. Ancak çocuklar okullarında dahi güvende değil.
Peki iktidarın çözümü ne? Okullara daha fazla polis sokmak. Öğretmenlerin kıyafetiyle uğraşmak. Çocukları ve gençleri hedef alan baskıyı artırmak. Oysa çocukların güvenliğini sağlamak; okullarımızı polis noktalarına çevirmekle değil, çocukların eğitim hakkını, yaşam hakkını ve geleceğini güvence altına almakla mümkündür.
Çocuklar bir yandan okul sıralarında olması gerekirken, MESEM'lerde güvencesiz ve denetimsiz çalışma koşullarına mahküm ediliyor. Makinelerin altında kalıyor, iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, MESEM'lerde iş güvenliğine önem verildiğini söylüyor. Oysa yalnızca geçtiğimiz yıl MESEM'lerde 17 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Çocukları korumayan bir düzenin, okullara polis sokarak güvenlik sağlaması mümkün değildir.
Geçtiğimiz günlerde yalnızca bir günde 6 kadın öldürüldü. Kadınlar yıllardır kocaları, eski eşleri, erkek kardeşleri, patronları ve tanımadıkları erkekler tarafından öldürülüyor. Kadın cinayetleri münferit olaylar değil; kadınların yaşam hakkını güvence altına almayan, erkek şiddetini önlemeyen ve failleri caydırmayan bir düzenin sonucudur.
İktidar 2025'i 'Aile Yılı' ilan etti. Ama kadınlar aile içinde öldürülüyor. İktidar 'Ailem Güvende' diyor. Ama kadınlar evlerinde, sokaklarda, iş yerlerinde güvende değil. Kadınların yaşamını korumayan; İstanbul Sözleşmesi'nden çekilen, 6284'ü tartışmaya açan, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek yerine onları aileye mahkum eden politikalarla kadınların güvende olması mümkün değildir. Biz sizin 'Aile Yılı'nızın ne anlama geldiğini biliyoruz ve kadın düşmanı politikalarınızı reddediyoruz
Daha iki gün önce emekliler Ankara'da insanca bir yaşam için eylemdeydi. 'Para için değil, onurumuz için' diyerek sokağa çıkan bir emekli, geçinemediği için intihar etti. Bir insanın yıllarca çalışıp emek verdikten sonra hayatının son döneminde temel ihtiyaçlarını karşılayamaması, açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilmesi kabul edilemez.
Emekliler geçinemiyor. İşçiler düşük ücretlere, uzun çalışma saatlerine ve güvencesizliğe mahkum ediliyor. Gençler geleceksiz bırakılıyor. Çocuklar okula aç gidiyor. Kadınlar şiddete mahkum ediliyor. Ve bütün bunlar olurken ülkeyi yönetenler sorumluluk almıyor.
Bir çocuğun okulunda güvende olmamasıyla bir kadının evinde öldürülmesiyle bir emeklinin geçinememesinin sebebi bu düzendir. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz. Çocukların okula korkmadan gidebildiği, kadınların öldürülme korkusuyla yaşamadığı, işçilerin iş cinayetlerinde yaşamını yitirmediği, emeklilerin açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilmediği, herkesin insanca ve onurlu bir yaşam sürebildiği bir ülke istiyoruz. Artık yeter.
Çocuklarımızın, kadınların, emekçilerin, emeklilerin yaşamını tehdit eden bu düzene sessiz kalmayacağız. Bu karanlığı kabul etmiyoruz. Bu düzeni değiştirmek için mücadele ediyoruz. Yaşamak istiyoruz, onurlu bir yaşam istiyoruz."
TİP, EMEP, EHP, TÖP ve Öğrenci Sendikası'nın çağrısıyla öğrenciler, öğretmenler, emekliler ve kadınlar "Artık Yeter" demek için Kadıköy'de bir araya gelerek yürüyüş düzenledi. Süreyye Operası önünden başlayan yürüyüşte, "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Saraya değil emekçiye bütçe", "Emekliye kıyanlar milyarları çalanlar", "İnsanca yaşamak istiyoruz", "Bu böyle gitmez, gençlik biat etmez", "Sermayeye değil eğitime bütçe", "AKP'den hesabı gençlik soracak", "Tarikatın bakanı Yusuf Tekin istifa" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardıdnan Kadıköy İskele Meydanı'nda açıklamalar yapıldı.
Öğrenci Sendikası'ndan Öykü Başaran öğrencilerin sıkıntılarını, MESEM'lerdeki çocuk ölümlerini; EHP'den Turan Yıldırım emeklilerin sorunlarını, TÖP'ten Elif Sac kadın cinayetlerini ve nafaka hakkını, Eğitim-İş Sendikası'ndan Gül İnce ile Eğitim-Sen'den Önder Engindeniz ise öğretmenlerin ve eğitimin sorunlarını anlattı.
Konuşmaların ardından TİP, EMEP, EHP, TÖP ve Öğrenci Sendikası'nın ortak basın açıklaması okundu.
"Artık yeter" başlıklı açıklamada, şöyle denildi:
"Bugün burada, memlekette her geçen gün büyüyen karanlığa karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Son günlerde yaşadıklarımızı yan yana koyduğumuzda karşımıza tek tek olaylardan ibaret olmayan bir tablo çıkıyor. Bir günde 6 kadın öldürülüyor. Manisa'da bir okula silahlı saldırı düzenleniyor. Geçinemeyen bir emekli, insanca yaşam talebiyle çıktığı eylemde 'Para için değil onurumuz' için diyerek intihar ediyor. Bütün bunlar bize aynı şeyi söylüyor: Bu ülkede kimse güvende değil.
Geçtiğimiz yıl Maraş'ta ve Urfa'da art arda okul saldırıları yaşandığında 'Okullarda şiddete de çocuktan katil yaratan karanlığa da geçit vermeyeceğiz' demiştik. Daha okullar açılalı çok kısa bir süre olmuşken Manisa'da bir okulda silahlı saldırı gerçekleşti. Çocukların olması gereken yer okullar. Ancak çocuklar okullarında dahi güvende değil.
Peki iktidarın çözümü ne? Okullara daha fazla polis sokmak. Öğretmenlerin kıyafetiyle uğraşmak. Çocukları ve gençleri hedef alan baskıyı artırmak. Oysa çocukların güvenliğini sağlamak; okullarımızı polis noktalarına çevirmekle değil, çocukların eğitim hakkını, yaşam hakkını ve geleceğini güvence altına almakla mümkündür.
Çocuklar bir yandan okul sıralarında olması gerekirken, MESEM'lerde güvencesiz ve denetimsiz çalışma koşullarına mahküm ediliyor. Makinelerin altında kalıyor, iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, MESEM'lerde iş güvenliğine önem verildiğini söylüyor. Oysa yalnızca geçtiğimiz yıl MESEM'lerde 17 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Çocukları korumayan bir düzenin, okullara polis sokarak güvenlik sağlaması mümkün değildir.
Geçtiğimiz günlerde yalnızca bir günde 6 kadın öldürüldü. Kadınlar yıllardır kocaları, eski eşleri, erkek kardeşleri, patronları ve tanımadıkları erkekler tarafından öldürülüyor. Kadın cinayetleri münferit olaylar değil; kadınların yaşam hakkını güvence altına almayan, erkek şiddetini önlemeyen ve failleri caydırmayan bir düzenin sonucudur.
İktidar 2025'i 'Aile Yılı' ilan etti. Ama kadınlar aile içinde öldürülüyor. İktidar 'Ailem Güvende' diyor. Ama kadınlar evlerinde, sokaklarda, iş yerlerinde güvende değil. Kadınların yaşamını korumayan; İstanbul Sözleşmesi'nden çekilen, 6284'ü tartışmaya açan, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirmek yerine onları aileye mahkum eden politikalarla kadınların güvende olması mümkün değildir. Biz sizin 'Aile Yılı'nızın ne anlama geldiğini biliyoruz ve kadın düşmanı politikalarınızı reddediyoruz
Daha iki gün önce emekliler Ankara'da insanca bir yaşam için eylemdeydi. 'Para için değil, onurumuz için' diyerek sokağa çıkan bir emekli, geçinemediği için intihar etti. Bir insanın yıllarca çalışıp emek verdikten sonra hayatının son döneminde temel ihtiyaçlarını karşılayamaması, açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilmesi kabul edilemez.
Emekliler geçinemiyor. İşçiler düşük ücretlere, uzun çalışma saatlerine ve güvencesizliğe mahkum ediliyor. Gençler geleceksiz bırakılıyor. Çocuklar okula aç gidiyor. Kadınlar şiddete mahkum ediliyor. Ve bütün bunlar olurken ülkeyi yönetenler sorumluluk almıyor.
Bir çocuğun okulunda güvende olmamasıyla bir kadının evinde öldürülmesiyle bir emeklinin geçinememesinin sebebi bu düzendir. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz. Çocukların okula korkmadan gidebildiği, kadınların öldürülme korkusuyla yaşamadığı, işçilerin iş cinayetlerinde yaşamını yitirmediği, emeklilerin açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edilmediği, herkesin insanca ve onurlu bir yaşam sürebildiği bir ülke istiyoruz. Artık yeter.
Çocuklarımızın, kadınların, emekçilerin, emeklilerin yaşamını tehdit eden bu düzene sessiz kalmayacağız. Bu karanlığı kabul etmiyoruz. Bu düzeni değiştirmek için mücadele ediyoruz. Yaşamak istiyoruz, onurlu bir yaşam istiyoruz."
Kaynak: ANKA / Güncel
İnsan Hakları, Politika, Kadıköy, Manisa, Güncel, Türkiye İşçi Partisi, Manisa, Kadıköy, Protesto, İnsan Hakları, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA