TBMM Genel Kurulunda bir uluslararası anlaşma kabul edildi
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Genel Kurulda, teklifin maddeleri üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenecek COP31 Konferansı'nın kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilmesine ilişkin ev sahipliği anlaşmasının onaylanmasını öngören teklifi görüştüklerini belirtti.
Konferansta enerji güvenliğinden sanayinin dönüşümüne, tarımdan ticarete, finansmandan teknolojiye birçok stratejik başlığın masaya yatırılacağını vurgulayan Ün, organizasyonun Türkiye'ye maliyetinin ne olacağının kendileriyle paylaşılmadığını aktardı.
Türkiye'nin bu organizasyondan somut olarak ne elde edeceğini soran Ün, "Uluslararası arenada yeşil kalkınma hedefleri anlatılıyor ancak içeride yanan ormanları, maden projeleriyle talan edilen zeytinlikleri ve zehirlenen toprağı koruyacak somut adımlar atılmıyor." dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da dünyanın en büyük iklim organizasyonlarından birine ev sahipliği yapacağını ve İYİ Parti'nin bunu desteklediğini ifade etti.
Organizasyonun kusursuz ve büyük bir başarıyla geçmesini canı gönülden dilediklerini kaydeden Sunat, "Bu zirve bittiğinde Türkiye ne kazanacak? Daha güvenli şehirler mi, daha güçlü bir tarım politikası mı, daha dirençli bir ekonomi mi, sosyal açıdan çevre dostu bir kalkınma mı yoksa sadece birkaç hatıra fotoğrafı mı? Uluslararası zirveler ışıltılı birer vitrin olarak kalmamalı. İyi bir gelecek inşa etmeli, bunun için dünya liderlerini Antalya'da ağırlamadan önce dönüp bu Meclisin kendi ev ödevlerini de yapıp yapmadığını bakmamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek etkinliğin yalnızca bir konferans olmadığını vurguladı.
"COP31'in gelecek nesillere sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya bırakma adına bir sorumluluk olarak görüldüğünü" kaydeden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Antalya'da yapılacak konferansa 197 ülkeden 100 binin üzerinde bir katılım beklendiği, ilk hafta liderler zirvesi olacağı ve liderler zirvesinde 100'e yakın liderin burada ağırlanmasının beklendiği, ikinci hafta üst düzey bakanların oturumlarının yapılacağı ülke delegasyonu olarak 25 ila 30 bin katılımcının beklendiği, teknik müzakere odalarında bütün konuları konuşan 5 ya da 6 müzakerecinin olacağı ifade edilmektedir."
CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, bu anlaşmanın iki hafta sürecek COP31 iklim zirvesinin uluslararası standartlara uygun, güvenli, erişilebilir ve kesintisiz şekilde yürütülmesini sağlayacağını söyledi.
Türkiye'nin zirveye tam anlamıyla hazır olmadığını ileri süren Dinçer, "Akdeniz Havzası'nın tam ortasında kuraklığı, orman yangınlarını, sel felaketlerini, sıcak hava dalgalarını her geçen yıl daha ağır yaşayan bir ülkeyiz. Önümüzdeki yıllarda daha da derinleşecek bir su krizinin de eşiğindeyiz ama COP31'e ev sahipliği yapacağımız bu dönemde AKP iktidarının doğal alanlarımızı madene, inşaata, enerji yatırımlarına fütursuzca açtığına da tanıklık ediyoruz." dedi.
DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, uluslararası iklim müzakerelerini, ülkelerin ortak çözümler üretmesini ve iklim krizine karşı küresel dayanışmayı ilkesel olarak önemsediklerini belirterek, "Ancak bir konferansa ev sahipliği yapmak tek başına iklim politikası değildir. Asıl mesele o zirvenin hangi anlayışla düzenlendiğidir. Doğayı gerçekten koruyan bir anlayış mı hakim olacak, yoksa iklim krizini yeni rant alanlarına dönüştüren eski düzen mi devam edecek?" dedi.
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasına ilişkin uluslararası anlaşmaya memnuniyetle onay vereceklerini söyledi.
COP31 gibi prestijli bir uluslararası konferansın Türkiye'de yapılmasından duydukları memnuniyeti ifade eden Tan, şunları kaydetti:
"Paris İklim Anlaşması ve Kyoto Protokolü'nün öngördüğü düzenlemelere ülkemizin katılımını en başından beri destekliyor, Türkiye'nin çevre koruma amaçlı girişimlerde en ön safta bulunmasını arzu ediyoruz. Fakat memnuniyetimiz yalnızca bunlarla sınırlı kalıyor. Zira Türkiye'de gerek çevresel gerek siyasi tablo maalesef övünmemize imkan verecek bir durum arz etmiyor. Nitekim dünya genelindeki kaynaklara dair hassasiyetimiz alkışlanıyor fakat iş kendi ülkemizdeki doğal kaynakların ve çevrenin korunmasına gelince görünüm bir anda değişiyor."
"Bu tarihi bir diplomasi başarısı"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in, Türkiye'nin uluslararası alanda ulaştığı güvenin, diplomatik kapasitesinin ve iklim politikalarındaki kararlılığının önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin, tarihinde ilk kez, COP'a ev sahipliği yapacağını ve dönem başkanlığını üstleneceğine dikkati çeken Ayan, "COP31 Dönem Başkanı olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'u tebrik ediyorum. Türkiye 196 ülkenin ortak kararıyla COP31'e ev sahipliği yapacak. Bu tarihi bir diplomasi başarısı. Elbette hiçbir başarı tesadüfen elde edilemez. Türkiye'nin bugün, bu tarihi göreve, layık görülmesinin temelinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirilen güçlü reformlar ve kararlı uygulamalar bulunmakta." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne de ev sahipliği yaptığını anımsatan Ayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tıpkı NATO Zirvesi'nde tüm dünyanın şahit olduğu gibi ülkemizin bu başarısı, güçlü diplomatik girişimlerin, kararlı müzakerelerin ve Türkiye'nin uluslararası alanda artan etkinliğinin doğal bir sonucu, aynı zamanda son yıllarda çevre, şehircilik ve iklim alanında hayata geçirilen reformların, Sıfır Atık Hareketi'nin ve yeşil dönüşüm vizyonumuzun dünya ölçeğinde oluşturduğu güvenin de önemli bir yansıması. Maalesef muhalefet şerhine bakınca üzüldüm. Zira bu çapta büyük uluslararası zirvelerin standartları bellidir. Bu kurallar istisnasız her ev sahibi ülkede uygulanır. Uygulama kapasitesi olmayan ülkeler sadece katılımcı olabilirler."
COP'un, yalnızca çevre meselelerinin görüşüldüğü bir konferans olmaktan çok, ortak geleceğe yön veren en önemli uluslararası karar mekanizmalarından biri olduğunun altını çizen Ayan, Türkiye'nin de bu süreçte sadece alınan kararları takip eden bir ülke değil, çözüm üreten, uzlaşı sağlayan ve gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında köprü kuran bir dönem başkanlığı yürüteceğini dile getirdi.
Ayan, artık dünyanın vaatlerden çok somut uygulamalara, erişilebilir iklim finansmanına, uygulanabilir projelere ve ölçülebilir sonuçlara ihtiyacı olduğunu, Türkiye'nin de bu anlayışla diyaloğu, uzlaşıyı ve ortak eylemi esas alan bir yaklaşım ortaya koyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ilan edilen 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi'nin bir hayal değil, Türkiye Yüzyılı'nın "Yeşil Diriliş" manifestosu olduğunu belirten Ayan, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Hareketi, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları, döngüsel ekonomi uygulamaları, iklim dirençli şehirler, yeşil sanayi politikaları, millet bahçeleri ve çevre dostu sosyal konut projeleri ile oluşturduğumuz güçlü altyapı, ülkemizin COP31'e hazır olduğunun en önemli göstergeleri. COP31 süreci, bu birikimin uluslararası platforma taşınmasına, ülkemizin yeşil dönüşüm vizyonunun dünyaya anlatılmasına ve uluslararası finans kuruluşlarıyla yeni iş birliklerinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır."
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, Genel Kurulda teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından Danışma Kurulu önerisini oylamaya sundu. Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu yarın toplanmayacak.
Adan, birleşimi 4 Ağustos Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
Genel Kurulda, teklifin maddeleri üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenecek COP31 Konferansı'nın kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilmesine ilişkin ev sahipliği anlaşmasının onaylanmasını öngören teklifi görüştüklerini belirtti.
Konferansta enerji güvenliğinden sanayinin dönüşümüne, tarımdan ticarete, finansmandan teknolojiye birçok stratejik başlığın masaya yatırılacağını vurgulayan Ün, organizasyonun Türkiye'ye maliyetinin ne olacağının kendileriyle paylaşılmadığını aktardı.
Türkiye'nin bu organizasyondan somut olarak ne elde edeceğini soran Ün, "Uluslararası arenada yeşil kalkınma hedefleri anlatılıyor ancak içeride yanan ormanları, maden projeleriyle talan edilen zeytinlikleri ve zehirlenen toprağı koruyacak somut adımlar atılmıyor." dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da dünyanın en büyük iklim organizasyonlarından birine ev sahipliği yapacağını ve İYİ Parti'nin bunu desteklediğini ifade etti.
Organizasyonun kusursuz ve büyük bir başarıyla geçmesini canı gönülden dilediklerini kaydeden Sunat, "Bu zirve bittiğinde Türkiye ne kazanacak? Daha güvenli şehirler mi, daha güçlü bir tarım politikası mı, daha dirençli bir ekonomi mi, sosyal açıdan çevre dostu bir kalkınma mı yoksa sadece birkaç hatıra fotoğrafı mı? Uluslararası zirveler ışıltılı birer vitrin olarak kalmamalı. İyi bir gelecek inşa etmeli, bunun için dünya liderlerini Antalya'da ağırlamadan önce dönüp bu Meclisin kendi ev ödevlerini de yapıp yapmadığını bakmamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek etkinliğin yalnızca bir konferans olmadığını vurguladı.
"COP31'in gelecek nesillere sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya bırakma adına bir sorumluluk olarak görüldüğünü" kaydeden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Antalya'da yapılacak konferansa 197 ülkeden 100 binin üzerinde bir katılım beklendiği, ilk hafta liderler zirvesi olacağı ve liderler zirvesinde 100'e yakın liderin burada ağırlanmasının beklendiği, ikinci hafta üst düzey bakanların oturumlarının yapılacağı ülke delegasyonu olarak 25 ila 30 bin katılımcının beklendiği, teknik müzakere odalarında bütün konuları konuşan 5 ya da 6 müzakerecinin olacağı ifade edilmektedir."
CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, bu anlaşmanın iki hafta sürecek COP31 iklim zirvesinin uluslararası standartlara uygun, güvenli, erişilebilir ve kesintisiz şekilde yürütülmesini sağlayacağını söyledi.
Türkiye'nin zirveye tam anlamıyla hazır olmadığını ileri süren Dinçer, "Akdeniz Havzası'nın tam ortasında kuraklığı, orman yangınlarını, sel felaketlerini, sıcak hava dalgalarını her geçen yıl daha ağır yaşayan bir ülkeyiz. Önümüzdeki yıllarda daha da derinleşecek bir su krizinin de eşiğindeyiz ama COP31'e ev sahipliği yapacağımız bu dönemde AKP iktidarının doğal alanlarımızı madene, inşaata, enerji yatırımlarına fütursuzca açtığına da tanıklık ediyoruz." dedi.
DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, uluslararası iklim müzakerelerini, ülkelerin ortak çözümler üretmesini ve iklim krizine karşı küresel dayanışmayı ilkesel olarak önemsediklerini belirterek, "Ancak bir konferansa ev sahipliği yapmak tek başına iklim politikası değildir. Asıl mesele o zirvenin hangi anlayışla düzenlendiğidir. Doğayı gerçekten koruyan bir anlayış mı hakim olacak, yoksa iklim krizini yeni rant alanlarına dönüştüren eski düzen mi devam edecek?" dedi.
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan, Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasına ilişkin uluslararası anlaşmaya memnuniyetle onay vereceklerini söyledi.
COP31 gibi prestijli bir uluslararası konferansın Türkiye'de yapılmasından duydukları memnuniyeti ifade eden Tan, şunları kaydetti:
"Paris İklim Anlaşması ve Kyoto Protokolü'nün öngördüğü düzenlemelere ülkemizin katılımını en başından beri destekliyor, Türkiye'nin çevre koruma amaçlı girişimlerde en ön safta bulunmasını arzu ediyoruz. Fakat memnuniyetimiz yalnızca bunlarla sınırlı kalıyor. Zira Türkiye'de gerek çevresel gerek siyasi tablo maalesef övünmemize imkan verecek bir durum arz etmiyor. Nitekim dünya genelindeki kaynaklara dair hassasiyetimiz alkışlanıyor fakat iş kendi ülkemizdeki doğal kaynakların ve çevrenin korunmasına gelince görünüm bir anda değişiyor."
"Bu tarihi bir diplomasi başarısı"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in, Türkiye'nin uluslararası alanda ulaştığı güvenin, diplomatik kapasitesinin ve iklim politikalarındaki kararlılığının önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin, tarihinde ilk kez, COP'a ev sahipliği yapacağını ve dönem başkanlığını üstleneceğine dikkati çeken Ayan, "COP31 Dönem Başkanı olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'u tebrik ediyorum. Türkiye 196 ülkenin ortak kararıyla COP31'e ev sahipliği yapacak. Bu tarihi bir diplomasi başarısı. Elbette hiçbir başarı tesadüfen elde edilemez. Türkiye'nin bugün, bu tarihi göreve, layık görülmesinin temelinde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirilen güçlü reformlar ve kararlı uygulamalar bulunmakta." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne de ev sahipliği yaptığını anımsatan Ayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tıpkı NATO Zirvesi'nde tüm dünyanın şahit olduğu gibi ülkemizin bu başarısı, güçlü diplomatik girişimlerin, kararlı müzakerelerin ve Türkiye'nin uluslararası alanda artan etkinliğinin doğal bir sonucu, aynı zamanda son yıllarda çevre, şehircilik ve iklim alanında hayata geçirilen reformların, Sıfır Atık Hareketi'nin ve yeşil dönüşüm vizyonumuzun dünya ölçeğinde oluşturduğu güvenin de önemli bir yansıması. Maalesef muhalefet şerhine bakınca üzüldüm. Zira bu çapta büyük uluslararası zirvelerin standartları bellidir. Bu kurallar istisnasız her ev sahibi ülkede uygulanır. Uygulama kapasitesi olmayan ülkeler sadece katılımcı olabilirler."
COP'un, yalnızca çevre meselelerinin görüşüldüğü bir konferans olmaktan çok, ortak geleceğe yön veren en önemli uluslararası karar mekanizmalarından biri olduğunun altını çizen Ayan, Türkiye'nin de bu süreçte sadece alınan kararları takip eden bir ülke değil, çözüm üreten, uzlaşı sağlayan ve gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında köprü kuran bir dönem başkanlığı yürüteceğini dile getirdi.
Ayan, artık dünyanın vaatlerden çok somut uygulamalara, erişilebilir iklim finansmanına, uygulanabilir projelere ve ölçülebilir sonuçlara ihtiyacı olduğunu, Türkiye'nin de bu anlayışla diyaloğu, uzlaşıyı ve ortak eylemi esas alan bir yaklaşım ortaya koyduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde ilan edilen 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi'nin bir hayal değil, Türkiye Yüzyılı'nın "Yeşil Diriliş" manifestosu olduğunu belirten Ayan, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Hareketi, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları, döngüsel ekonomi uygulamaları, iklim dirençli şehirler, yeşil sanayi politikaları, millet bahçeleri ve çevre dostu sosyal konut projeleri ile oluşturduğumuz güçlü altyapı, ülkemizin COP31'e hazır olduğunun en önemli göstergeleri. COP31 süreci, bu birikimin uluslararası platforma taşınmasına, ülkemizin yeşil dönüşüm vizyonunun dünyaya anlatılmasına ve uluslararası finans kuruluşlarıyla yeni iş birliklerinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır."
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, Genel Kurulda teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından Danışma Kurulu önerisini oylamaya sundu. Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu yarın toplanmayacak.
Adan, birleşimi 4 Ağustos Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
Kaynak: AA / Politika
Birleşmiş Milletler, İklim Değişikliği, Dış Politika, Politika, Türkiye, Enerji, Çevre, Türkiye, Kyoto Protokolü, Paris Anlaşması, İklim Değişikliği, Birleşmiş Milletler, TBMM, Dış Politika, Enerji, Çevre, Politika, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA