TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan fon soruşturması açıklaması: Burunlarından fitil fitil getirilmeli

Dünya Haberleri

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Portekiz'e yapacağı resmi ziyaret öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, fon soruşturmasına ilişkin, "Kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir, hepsinden hesap sorulmalıdır. Yapanın yanına kar kalmayacak" dedi. İsrail'e ilişkin olarak da "İsrail'in saldırıları başladığından itibaren en güçlü reaksiyonu Türkiye ortaya koydu" ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Portekiz'e gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde gündemdeki konulara ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"BURUNLARINDAN FİTİL FİTİL GETİRİLMELİDİR"

Kurtulmuş, fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesini cuma günü yapılan yıllık faaliyet değerlendirme toplantısında da paylaştığını hatırlattı. Konunun çok büyük bir kitleyi ilgilendirdiğini belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bu insanların tamamı 3-5 kuruş biriktirdikleri helal paralarından kazanç elde etmek için borsaya yatırım yapmışlar. Bunların paraları üzerinde kim spekülasyon yaptı, kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir, hepsinden hesap sorulmalıdır. Bir fonda çok sayıda insanın gelecek hayalleri birikiyor, siz o gelecek hayallerine el koyuyorsunuz. Bu affedilemez, fevkalade ciddi bir meseledir."

Kurtulmuş, meselenin kısa sürede alınan tedbirlerle sonuç vermesini ve Borsa İstanbul'un selamete kavuşmasını umduğunu söyledi.

"TEDBİRLER ZAMANINDA ALINDI"

Kurtulmuş, meselenin yolsuzluk ve spekülasyon boyutunun yanında bir de ekonomik güvenlik boyutu olduğunu vurguladı. İlgili bakanlığın tedbirleri zamanında aldığını ifade eden Kurtulmuş, bu tedbirlerin daha da artırılarak ekonomik güvenlik konusunda en ufak bir tartışmanın gündeme gelmeyeceği bir sürecin yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Savcılıkların soruşturmayı titiz, kapsamlı ve detaylı çalışmalarla kısa sürede tamamlaması ve davaların açılması gerektiğini belirten Kurtulmuş, "Ümit ederim ki herkes tarafından titizlikle takip edilen bu konuda, yapanın yanına kâr kalmayacak bir kararlılıkla meselenin üstüne gidilecektir" dedi. Kurtulmuş, Türkiye'deki borsanın geniş ve derin olmadığına da dikkat çekti:

"Bu borsada ortaya çıkacak en ufak bir şey yanlış dalgalanmalara sebep olabilir. Yabancı yatırımcının ve içeride de yerli yatırımcının yatırım arzusunun zedelenmemesi lazım. Bence işin hukuki boyutu kadar ekonomik güvenlik kısmının da önemli olduğunu görüyoruz."

"KARMA KOMİSYONDA 1096 DOKUNULMAZLIK DOSYASI BULUNUYOR"

Kurtulmuş, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda Meclis Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif olmadığını söyledi. Şu anda Meclis'teki Karma Komisyonda 1096 dokunulmazlık dosyası bulunduğunu belirten Kurtulmuş, gelen tezkerelerin teamül gereği derhal Karma Komisyona havale edildiğini anlattı. Kurtulmuş, "Meclis henüz tatilde, bu konu Meclise gelmiş değil, herhangi bir fezleke oluşmuş değil. Fezlekeler geldiğinde de izlenecek süreç bellidir" dedi.

"NETANYAHU KÖŞEYE SIKIŞMIŞLIĞIN VERDİĞİ ÇARESİZLİKLE KONUŞUYOR"

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu'ndaki konuşmasını da değerlendirdi. Erdoğan'ın 16'ncı BM konuşmasının diğer 15 konuşmasının "çok üstünde ve son derece iddialı" olduğunu söyleyen Kurtulmuş, konuşmanın "soykırımcı Netanyahu ve çetesinden hesap sorulması konusundaki küresel vicdanı" dile getirdiğini belirtti.

Kurtulmuş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun BM'deki konuşmasına ilişkin ise şunları söyledi:

"'Bir köşeye sıkışmışlığın verdiği çaresizlik...' Netanyahu'nun konuşmasının psikolojik özeti bu. Şimdiye kadar Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki en yoğun protestoya muhatap oluyor. Birkaç sayılı ülke dışında hemen hemen bütün ülkeler salonu terk ediyor. Bu, şimdiye kadar hiç olmamış bir şey. Çok net söylüyorum, salondaki reaksiyon, 7 Ekim saldırılarından sonra İsrail'in yaptığı soykırımlara karşı insanlığın vicdanının uyanışa geçmesidir. Artık hesap sorma vaktinin yaklaştığının göstergesidir."

"İSRAİL LEHİNE KONUŞACAK TEK TÜK ÜLKE KALDI"

Kurtulmuş, Netanyahu'nun Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef almasının nedenini şöyle açıkladı: "7 Ekim'in hemen ertesi gününden itibaren, yani İsrail'in saldırıları başladığından itibaren en güçlü reaksiyonu ortaya koyan Türkiye'dir, Sayın Cumhurbaşkanımızdır, bizlerizdir."

Kurtulmuş, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın dünyanın hiçbir parlamentosunda konuşmadığını, ama TBMM'de konuştuğunu hatırlattı. İsmail Haniye'nin cenaze törenine en yüksek katılımı Türkiye'nin sağladığını da belirtti. Kurtulmuş, törene kendisinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Dışişleri Bakanı ve MİT Başkanının da bulunduğu yaklaşık 35 kişilik bir heyetle katıldıklarını söyledi. Uluslararası toplantılarda gözlemlediği değişimi ise şöyle anlattı:

"İlk başta biz reaksiyonumuzda yalnız kalıyorduk. Çoğu ülke siyonist lobinin gücünden korktuğu için gık dahi çıkaramıyordu. Şimdi hangi uluslararası toplantıya gidersek gidelim, neredeyse İsrail lehine konuşacak tek tük ülke dışında kimse kalmadı. Herkes bizim ortaya koyduğumuz noktaya geldi. Bu aslında Türkiye'nin diplomasi alanındaki büyük bir başarısıdır."

Kurtulmuş, yaklaşık iki yıl önce yaptığı bir konuşmada birçok kişinin bir süre sonra Netanyahu'nun bulunduğu binaya dahi girmek istemeyeceğini söylediğini hatırlattı ve "Bugün oraya geldik" dedi. Kurtulmuş, İsrail'de zaman zaman İzak Rabin gibi sosyal demokratların da yönetime geldiğini, ancak devlet politikası olarak hep siyonizmin benimsendiğini de söyledi.

"MECLİS, SÜRECİ 'ÜÇÜNCÜ GÖZ' OLARAK TAKİP EDECEK"

Kurtulmuş, Meclis'te kurulacak İzleme Komisyonu'na ilişkin de açıklama yaptı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun oluşturulmasında izledikleri müzakereci yöntemin bu komisyonda da izleneceğini söyledi. Kurtulmuş, komisyonun görevini şöyle tanımladı:

"Burada Meclis'in sorumluluğu, tabiri caizse bir 'üçüncü göz' olarak sürecin nasıl devam ettiğini millet adına takip etmektir. Bu süreçle ilgili uygulamaya dönük kararlar da bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki Kurul tarafından alınacaktır."

Kurtulmuş, komisyonu en kısa sürede oluşturmayı umduğunu ve komisyonda Meclis'te grubu bulunan tüm partilerin temsil edilmesi gerektiğini söyledi.

"MGK KARARI OLMADAN YASA YÜRÜRLÜĞE GİRMEYECEK"

Kurtulmuş, yasada üç önemli emniyet sübabı bulunduğunu belirtti ve bunları şöyle sıraladı:

Birincisi: Sahadaki gözlemler sonucunda örgütün silah bıraktığının ve kendini feshettiğinin tespit ve tescil edilmesi, ardından da Milli Güvenlik Kurulu kararının ortaya çıkması. Kurtulmuş, "Bu karar ortaya çıkmadan Meclis'te 467 oyla kabul edilmiş olan yasa yürürlüğe girmeyecektir. Çok net" dedi.

İkincisi: Uygulamaya dönük hususların gerçekleştirilmesi ve dosyaların tek tek incelenmesi. Bu işi Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında, bakanların ve devlet kurumlarının da yer aldığı Kurul yapacak.

Üçüncüsü: Meclis'te oluşturulacak izleme kurulunun yürütmeye dönük bir görevi olmayacak. Kurul yalnızca süreci izleyecek ve gerekirse yasal düzenleme teklifleri üzerinde çalışacak.

Kurtulmuş, alt komisyon kurma yetkisinin yasayla Kurula verildiğini hatırlattı. Silahların tespiti, yasal düzenlemeler ve infaz düzenlemeleri gibi çok kapsamlı bir çalışma yapılacağı için bazı alt kurulların oluşmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi.

"SİYASETİ İTİBARSIZLAŞTIRMAYA YÖNELİK ELEŞTİRİLER ART NİYETLİ"

"Siyaset ağırdan mı alıyor?" sorusuna da yanıt veren Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"467 oyla kabul etmiş olan bir parlamento, bu konuyu asla ağırdan almayacağını da deklare etmiş demektir. Ama bazı çevrelerin bu işten hiç hoşlanmadığını, bu işin olmaması için seferber olduklarını gayet iyi biliyoruz. Onların bu süreci akamete uğratmak için kullanacağı enstrümanlardan birisi de siyaseti itibarsızlaştırmaktır. Allah aşkına dünyanın hangi yerinde siyaset bu kadar büyük bir sorumluluğu üstüne almıştır?"

Kurtulmuş, sürece katılan tüm siyasi partilere teşekkür etti. "Kararsızlar, işi zamana yayıyorlar" şeklindeki eleştirilerin tamamının art niyetli olduğunu düşündüğünü söyledi ve "Açıkçası her şey tıkır tıkır kendi süreci içerisinde işliyor" diye ekledi.

"TERÖR MESELESİ EN KISA SÜRE İÇERİSİNDE GERİDE KALACAKTIR"

Yeni dönemin yeni bir dili gerektirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:

"'Eldeki silahı bırakmak değil, zihinlerdeki silahı bırakmak.' Herkesin ayrılıkçı bir dil kullanmaktan vazgeçmesi, bazı çevrelerin de ayrımcı bir dil kullanmaktan vazgeçmesi lazım. Türkiye kararını vermiştir. Terör meselesi en kısa süre içerisinde geride kalacaktır. Kim bu sürece çomak sokmaya çalışırsa kaybedecektir. Terörsüz Türkiye konusunda devletin bütün birimlerinin kararlılığı kesindir, buradan asla taviz verilmeyecektir."

Kurtulmuş, bu kadar kısa sürede sonuç alınmasının dünyadaki çatışma çözümü süreçleri içinde herhalde en önemli örnek olduğunu belirtti. Bölgesel gelişmelerin de sürece ciddi destek verdiğini söyleyerek örnekler verdi:

PYD'nin Suriye'de Şara yönetimiyle hızlı ve etkili bir şekilde entegre olması, PYD/YPG üzerinden oluşabilecek bir çatışma ortamını ortadan kaldırdı.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla birlikte İran'ın kuzeyindeki PJAK unsurlarını silahlandırma girişimi, Türkiye'nin ciddi desteğiyle başarısız oldu.

Kurtulmuş, Irak Meclis Başkanı Halbusi'nin 2-3 hafta önce Türkiye'yi ziyaret ettiğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da Irak Başbakanı ez-Zeydi ile BM marjında görüştüğünü hatırlattı. Irak'taki bütün silahlı unsurların silahlarını devlet kurumlarına teslim etmesine ilişkin sürecin kabul edildiğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Ümit ediyorum ki Irak'ta da silahlı milislerin hızlı bir şekilde devlete entegrasyonu temin edilirse, bizim sadece Terörsüz Türkiye değil terörsüz bölge dediğimiz şey de yavaş yavaş gerçekleşmeye başlar. Bu işten rahatsız olan başta İsrail olmak üzere birtakım provokatif unsurların varlığını biliyoruz. Herkes çok dikkatli olsun."

Kurtulmuş, yasanın aldığı 467 "evet" oyunun beklentilerin üzerinde olduğunu da söyledi. "Bildiğim kadarıyla parlamento tarihimizde de bu kadar yüksek oyla kabul edilen başka bir hukuki metin yoktur" dedi.

"BU MECLİS YENİ ANAYASAYI YAPABİLİR"

Kurtulmuş, yeni anayasa ve erken seçim konularını da değerlendirdi. Meclis'te 7 siyasi parti grubu ve temsil edilen 15 siyasi parti bulunduğunu, temsil oranının da yüzde 99 olduğunu hatırlattı. Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin sivil, çağdaş, kapsayıcı, kuşatıcı, demokratik yeni bir anayasaya ihtiyacı var, bu elzemdir. Bu Meclis'in bunu yapma gücüne, kudretine sahip olduğu kanaatindeyim. Bazılarının konuştuğu 'kurucu Meclis' gibi tartışmaları tamamıyla antidemokratik bulurum. Bu Meclis, yeni anayasayı yapabilir. Ayrıca tam da zamanıdır."

Kurtulmuş, erken seçim konusunda ise TBMM'de 360'tan fazla milletvekilinin istemesi halinde seçimlerin yenilenebileceğini hatırlattı. "Şu anda Türkiye'nin gündeminde etkin olan, hakim olan siyasi gündem, seçimin yenilenmesi değildir" dedi.

Türkiye'nin ilk anayasasının üzerinden 150 yıl geçtiğini hatırlatan Kurtulmuş, "Niye Türkiye 150'nci yılda yepyeni bir anayasa yapamasın?" diye sordu. Partilere ve kamuoyuna çağrıda bulunduğunu da söyledi.

"CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ BÜYÜK ORANDA OTURDU"

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin büyük oranda oturduğunu ve halk tarafından kabul gördüğünü düşündüğünü söyledi. Türkiye'nin bu süreçte bir referandum ve iki genel seçime gittiğini hatırlattı. Bununla birlikte sistemin aksayan ve eksik yönlerinin gündeme getirilebileceğini belirtti. "Yüzde 50+1" tartışmasına ilişkin ise bu tür konuların bir anayasa değişikliği gündeme geldiğinde ele alınabileceğini, nihayetinde uzlaşacak olanın partiler olduğunu ifade etti.

Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Yasası'nın değiştirilmesi teklifini "son derece olumlu ve yerinde" bulduğunu söyleyen Kurtulmuş, iç tüzük değişikliğine de değindi. Genel Kurul'da çoğu zaman saat 20.00, hatta 21.00'e kadar herhangi bir yasa görüşmesine başlanamadığını belirterek "Bu olmaz" dedi. Kurtulmuş, TBMM'nin dünyanın en uzun çalışan parlamentolarından biri olduğunu, ancak verimlilik konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceklerini ifade etti. "Derdimiz bu çalışmaların daha verimli halde olmasını temin etmektir. Yoksa A partisinin ya da B partisinin sözünün kesilmesi, kısılması değildir" dedi.

"MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI HERHANGİ BİR SAVUNMA PAKTINA ALTERNATİF DEĞİL"

Kurtulmuş, Mekke Savunma Anlaşması'nın Husilerin yaptığı söylenen saldırı üzerine kurulduğu fikrinin çok yanlış olduğunu düşündüğünü söyledi. Bölgedeki en büyük istikrarsızlık kaynağının İsrail'in saldırıları olduğunu belirten Kurtulmuş, İsrail'in Filistin, Lübnan, Suriye, Irak, Yemen ve Katar'a saldırdığını hatırlattı. Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Mekke Savunma Anlaşması aslında bölge ülkelerini şimdiye kadar korunamadıkları saldırılardan koruyabilmek için gündeme gelmiş olan bir anlaşma. Ümit ediyorum ki bu anlaşma genişleyerek devam etsin, geniş İslam coğrafyasından ülkelerin de katkı sunduğu bir ortak şemsiye haline dönsün. Mekke Savunma Anlaşması ilk andan itibaren söylenildiği gibi herhangi bir savunma paktına alternatif değildir, herhangi bir devlete de karşı yapılmış bir anlaşma değildir."

Kurtulmuş, anlaşmaya ilişkin şu anda TBMM'ye gelen bir şey olmadığını, anlaşmanın Meclis gündemine gelmesinin doğal olduğunu da ifade etti.