Tamer Atagül, 10 gönüllü bağışçıya rağmen kadavra böbreğiyle diyalizden kurtuldu

Güncel Haberler

Erzurum'da 7 yıldır böbrek yetmezliği çeken 55 yaşındaki Tamer Atagül, ailesinden 10 gönüllü bağışçıya rağmen uygun donör bulunamayınca Giresun'daki kadavradan alınan böbrekle diyalizden kurtuldu. Nakil sonrası sağlığına kavuşan Atagül, organ bağışı çağrısı yaptı.

Erzurum'da 7 yıldır böbrek yetmezliği çeken Tamer Atagül, ailesinden 10 kişinin gönüllü bağışçı olmasına rağmen uygun donör bulunamayınca Giresun'dan bağışlanan böbrekle diyalizden kurtuldu.
Erzurumlu 55 yaşındaki iki çocuk babası Atagül'e, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesinde 7 yıl önce böbrek yetmezliği teşhisi konuldu ve tedaviye başlandı.
Haftada 3 gün diyalize giren ve 5 ay önce nakil için Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne başvuran Atagül'e, eşi, çocukları, kardeşleri ve ailesinden toplamda 10 kişi böbreğini bağışlamak istedi ancak nakil için uygun bulunmadı.
Atagül, bir süre önce Giresun'da beyin ölümü gerçekleşen kişiden alınan böbreğin kendisine nakledilebileceği haberini aldı.
Tetkikler sonucu böbreğin nakle uygun olduğu belirlenen Atagül, merkezin müdürü Doç. Dr. Necip Altundaş başkanlığındaki ekip tarafından ameliyata alındı. Atagül, böbrek nakliyle diyalizden kurtulup sağlığına kavuştu.
Atagül, AA muhabirine, 2019 yılından beri böbrek yetmezliğiyle mücadele ettiğini belirterek, "Eşim, çocuklarım, kız ve erkek kardeşlerim toplamda 10 kişi böbreğini vermek istedi ancak nakil için uyumlu olmadı. Sonra diyalize başladım. 5 ay sonra organ çıktı." dedi.
Diyaliz sürecinde uzun yıllar organ nakli bekleyen hastaları gördüğünü ifade eden Atagül, kadavradan organ bağışı haberini alınca büyük sevinç yaşadığını anlattı.
"Hastalar içinde şans bana güldü"
Doç. Dr. Altundaş ve ekibine teşekkür eden Atagül, "26 yıldır diyalize giren ve organ bekleyenleri görünce kadavradan organ konusunda hiç umudum yoktu. Bir süre önce aradılar, 'böbrek nakli için 6 aday var' diyerek hastaneye davet ettiler. Burada tarama yapıldı, hastalar içinde şans bana güldü." diye konuştu.
Atagül, Organ Nakli Merkezi'ndeki hizmetlerden çok memnun kaldığını, buradaki doktor, hemşire ve personelin canla başla hizmet ettiğini dile getirdi.
Organ bağışının önemini şimdi çok daha iyi anladığını belirten Atagül, şöyle devam etti:
"Telefon geldiğinde inanamadım, ağladım. Eşim de şahit, o da çok ağladı. Gözyaşımı tutamıyorum, diyalize bağlanmak çok zor, sürekli hastaneye bağlısınız, yani hayatınız zorlaşıyor. Bir gün evde, bir gün hastanedesiniz. Bağış yapan aileye sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Herkes organ bağışı yapsın."
"Organ bağışıyla bir can kurtarın"
Atagül'ün eşi Sevinç Atagül de organ bağışıyla eşinin hayata tutunduğunu belirterek, "Hüzünlendik, ağladık. Çocuklarımızla mutluluğumuzu paylaştık. Haber geldiğinde ilk önce inanamadım, çok mutlu olduk. Organ bağışlayan aileye teşekkür ederiz. Organ bağışıyla bir can kurtarın." dedi.
Zamana karşı yarışan organ nakli ekibi, her an göreve hazır
Doç. Dr. Altundaş da canlı nakillerin planlı yapıldığını, kadavra nakillerinin ise genelde plansız gerçekleştiğini ifade etti.
Kadavra haberi geldiğinde ekiplerin vakit kaybetmeden organı almaya gittiğini aktaran Altundaş, "Organ çıkarımı başlamadan önce Sağlık Bakanlığı liste gönderiyor. Listeden hastaları çağırıp burada nakil için hazırlıyoruz. Bir böbrek için bazen 5 bazen de 6 hasta çağırıyoruz. 2 böbrek olduğunda 10 hasta çağırabiliyoruz. Organ geldiğinde doku çalışmaları yapılıyor, en uygun alıcıya takıyoruz. Bu süreçte ekip olarak yoğun tempoda çalışıyoruz, ciddi yorgunluk oluyor ama nakil sırasında her şey iyi gittiğinde o yorgunluk bitmiş oluyor." şeklinde konuştu.
Altundaş, Atagül'ü nakil sonrası taburcu ettiklerini belirterek, "Tamer Bey'e böbreği takar takmaz idrar çıkışı oldu, bu güzel bir şey. Bu böbreğin çalıştığını gösteren bulgulardan biri. Takip sürecinde nefrolojiden hocalarımız ilaçları ve tedavilerini ayarladılar." dedi.