CHP'li Torun'dan fındık fiyatı ve yeni parti açıklaması

Güncel Haberler

CHP Milletvekili Seyit Torun, fındık üreticisinin sorunlarını dile getirerek TMO alım fiyatının en az 350 lira olmasını istedi. Yeni partiye geçiş sorusuna ise 'yeni hareketin yanında olacağız' yanıtını verdi.

(TBMM) - CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, yeni partiye geçip geçmeyeceğine ilişkin soru üzerine, "Biz zaten bu mücadelenin başından beri varız. Elbette ki yeni hareketin yanında olacağız. Bu mesele memleket meselesi. Biz halkımızdan aldığımız güçle, milletimizden aldığımız güçle devam edeceğiz" dedi.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Ordu'daki fındık üretimi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Fındık üreticilerinin karşı karşıya kaldığı sorunlara ve maliyet artışlarına dikkati çeken Torun, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım fiyatını üretici bahçeye girmeden önce açıklaması, fiyatın da en az 350 lira olması gerektiğini söyledi.

Üreticinin fındığının değersizleştirildiğini savunan Torun, "Manipülatif rekolte tahminleri, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin alım, satış ve stok politikaları, her yıl katlanan üretim maliyetleri, piyasadaki büyük alıcıların oluşturduğu fiyat baskısı, kahverengi kokarca istilası ve sigorta sistemindeki eksiklikler yüz binlerce fındık üreticisi ailemizin geleceğini belirsizliğe sürüklüyor" diye konuştu.

"İHRACAT GELİRİ YÜKSELİRKEN ÜRETİCİNİN ELİNE GEÇEN PARA NEDEN AZALIYOR?"

Türkiye'nin dünya fındık üretimi ve ihracatında lider konumda olduğuna işaret eden Torun, 2025-2026 ihracat sezonunun 10 ayındaki verileri paylaştı. 1 Eylül 2025 ile 30 Haziran 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin 169 bin 480 ton fındık ihraç ettiğini ve karşılığında yaklaşık 2 milyar 216 milyon dolar gelir elde ettiğini aktaran Torun, şu ifadeleri kullandı:

"Bu kadar değerli bir ürünü üreten çiftçimiz neden geçinemiyor? Fındığın ihracat geliri yükselirken üreticinin eline geçen para neden azalıyor? Fındıktan herkes kazanırken fındığı yetiştiren neden kaybediyor? Asıl cevaplanması gereken soru budur. Çünkü bugün kurulan sistem üreticinin kazanmasına değil, ürünü üreticiden mümkün olduğu kadar ucuza alanların kazanmasına göre çalışıyor. Üretici bütün yıl bahçesinde çalışıyor. Gübresini atıyor, ilacını yapıyor, otunu biçiyor, dalını buduyor. Donla mücadele ediyor, kokarcayla mücadele ediyor, sel ve heyelan riskiyle mücadele ediyor. Hasat zamanı geliyor, işçi buluyor, yevmiye ödüyor, patoz parası veriyor, ürününü kurutuyor. Ama fiyat belirlenirken üreticinin bu emeği görülmüyor. Üreticiye 'Piyasa bu, karışamazsın' deniliyor. Bu piyasa kendiliğinden oluşmuyor. Manipülasyonlarla çiftçilerimizin emeği çalınıyor."

"BAĞIMSIZ BİR REKOLTE TESPİT SİSTEMİ KURULMALIDIR"

Rekolte tahminleri üzerinden fiyatların manipüle edildiğini ifade eden Torun, kimi çevrelerin 715 bin ton, kimilerinin ise 830 bin ton rekolte açıkladığını kaydetti. Yüksek rekolte rakamlarıyla fiyat beklentisinin düşürüldüğünü savunan Torun, "Biz rekoltenin düşük ya da yüksek açıklanmasını istemiyoruz. Biz bilime dayanan, siyasi ve ticari baskılardan uzak, tek elden ve şeffaf biçimde yürütülen bağımsız bir rekolte tespit sistemi kurulmasını talep ediyoruz. Üniversiteler, ziraat odaları, üretici kuruluşları, ihracatçı birlikleri ve kamu kurumları aynı masada olmalı; kullanılan yöntem, sayım yapılan alanlar ve elde edilen veriler kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Kimsenin masa başında tek başına rakam belirlemesine izin verilmemelidir" diye konuştu.

Torun, girdi maliyetlerinin geçen yıla göre iki katına çıktığını söyleyerek, ziraat odalarının fındığın kilogram başı maliyetini 250 ile 300 TL civarında açıkladığını, Ordu'nun coğrafi şartları nedeniyle gerçek maliyetin çok daha yüksek olduğunu aktardı. Ordu'da serbest piyasa fiyatının temmuz ayı içerisinde 170-180 lira bandında seyrettiğini vurgulayan Torun, "Böyle tarım politikası olmaz. Bir ürünün piyasa fiyatı, daha hasat başlamadan üretim maliyetinin yarısı seviyesinde kalıyorsa, TMO'nun açıklayacağı taban fiyat üretim maliyetinin altında kalacaksa orada işe yaramaz bir tarım politikası vardır" dedi.

"TMO'NUN AÇIKLAYACAĞI FİYAT EN AZ 350 TL OLMALIDIR"

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin stok politikasına ve fındık alım fiyatına ilişkin de değerlendirmede bulunan Torun, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yeni sezon yaklaşmasına rağmen 2026 ürünü için üreticinin maliyetini ve refah payını karşılayacak fiyatın derhal açıklanması gerekiyor. TMO fiyatı hasat başladıktan, üretici tüccara borçlandıktan ve piyasa aşağıya çekildikten sonra açıklamamalıdır. Fiyat, üretici bahçeye girmeden önce açıklanmalıdır. Açıklanacak fiyat gerçek üretim maliyetini, üreticinin emeğini ve insanca yaşayabileceği bir refah payını içermelidir. En az 350 lira olmalıdır. Fındık fiyatı düştüğünde ortadan kaybolup, fiyat yükselmeye başladığında depodaki ürünü piyasaya sürerek fiyatı aşağıya çeken bir anlayışı kabul etmiyoruz. TMO, elindeki fındığı ne zaman, hangi miktarda ve hangi yöntemle sattığını kamuoyuna düzenli olarak açıklamalıdır. Stok yönetimi şeffaf olmalıdır. Hangi firmaya ne kadar ürün satıldığı bilinmelidir. TMO'nun görevi büyük alıcılara ucuz hammadde sağlamak değildir. TMO'nun görevi tüccarlık yapmak hiç değildir."

YENİ PARTİ AÇIKLAMASI: "ELBETTE Kİ YENİ HAREKETİN YANINDA OLACAĞIZ"

Basın toplantısının sonunda gazetecilerin, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in yeni partiye ilişkin yaptığı açıklama hatırlatılarak yöneltilen "Siz, CHP'de mi kalacaksınız, yeni partiye bir geçiş söz konusu olacak mı?" sorusunu yanıtlayan Seyit Torun, şunları kaydetti:

"Biz zaten bu mücadelenin başından beri varız. Elbette ki yeni hareketin yanında olacağız. Bu mesele memleket meselesi. Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi mesele vatansa gerisi teferruattır. Şu anda AKP yargısının verdiği kararla, mutlak butlanla ortaya koyulan irade ne partililerin iradesidir ne halkın iradesidir. Biz halkımızdan aldığımız güçle milletimizden aldığımız güçle devam edeceğiz."