Deprem bilimciden Adana için korkutan uyarı! 5-5.8 arasında yeni depremler bekleniyor

Güncel Haberler

Adana'nın Saimbeyli ilçesi merkezli bölgede dün öğleden sonra başlayan seride 4 ve üzeri büyüklükte 6 deprem meydana geldi, en büyüğü Osmaniye Sumbas merkezli 5,2 büyüklüğündeki sarsıntı oldu. Çukurova Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki bölgenin bir makaslama zonu olduğunu belirterek 5 ile 5.8 arasında depremlerin beklenebileceğini, ancak bu büyüklüklerin halka büyük zarar vereceğini düşünmediğini söyledi.

Adana'da Saimbeyli merkezli art arda meydana gelen 4 ve üzeri büyüklükteki depremler, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme getirdi. Çukurova Üniversitesi'nden (ÇÜ) Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, Saimbeyli-Feke ile Göksun-Kozan arasındaki bölgenin bir 'makaslama zonu' olduğunu belirterek, "Bu bölge, bir makaslama zonu olması nedeniyle 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alandır. Bu büyüklüklerde depremler beklenebilir" dedi.

BÖLGE DAKİKALAR İÇİNDE BEŞİK GİBİ SALLANDI

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde dün saat 14.19'da 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bu sarsıntıdan 17 dakika sonra bu kez saat 14.36'da 4,9 büyüklüğünde ikinci bir deprem yaşandı. Ardından yakın bölgede saat 14.43'te merkez üssü Osmaniye'nin Sumbas ilçesi olan 5.2 büyüklüğünde üçüncü bir deprem oldu. Aynı gün saat 19.00'da 4.3 ve saat 20.28'de Saimbeyli'de 4.4 büyüklüğünde depremler yaşandı. Bugün saat 01.51'de de 4.1 büyüklüğünde 6'ncı deprem meydana geldi. Depremler Adana yanı sıra çevre illerde de hissedildi.

İKİ HAFTA ÖNCE DE 5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLMUŞTU

ÇÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Genel Jeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, bu bölgede meydana gelen 4 ve üzeri büyüklüklerdeki 6 depremin yanı sıra iki hafta önce 21 Eylül'de saat 04.02'de merkez üssü yine Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 5 büyüklüğünde bir deprem daha yaşandığını hatırlattı. Saimbeyli ilçesinde sık sık saha çalışmaları yürüttüklerini belirten Ünlügenç, bölgedeki deprem hareketliliğini ve riskleri DHA'ya anlattı.

Adana ve yakın çevresinin Doğu Anadolu Fay Sistemi, Ecemiş Fay Zonu, Sürgü–Çardak Fay Zonu, Savrun, Kozan, İmamoğlu, Karataş-Ceyhan-Osmaniye, Toprakkale ve Yumurtalık fayları gibi çok sayıda tektonik yapının etkisi altında bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, "Depremin meydana geldiği Saimbeyli-Feke ile Göksun–Kozan arasındaki koridor jeolojik açıdan bir 'makaslama zonu' konumunda bulunuyor. Bu bölgede 6 Şubat 2023 depremleri ve sonrasında binlerce sarsıntının oluştu ve 5 ve üzeri sarsıntıların halen devam ettiği karmaşık ve bilimsel olarak ayrıntılı incelenmesi gereken bir bölge" dedi.

5 İLE 5.8 ARASI DEPREMLER BEKLENEBİLİR

Bölgenin 5 ile 5.8 arasındaki büyüklüklerde deprem üretme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç, "Bu bölge; makaslama zonu ve tektonik yönden kompleks, zayıf bir zon olduğundan yer kabuğunda birikmiş olan potansiyel enerjinin kolaylıkla kinetik enerjiye dönüşebileceği en olağan, en beklenen bölge. Bu büyüklüklerde depremlerin olmasının da halkımıza büyük zararlar vereceğini düşünmüyorum. Yer kabuğunda birikmiş olan enerjinin zaman zaman bu tür küçük ölçekli sarsıntılarla açığa çıkması bölge açısından daha yararlı. Çünkü çok uzun süre yer kabuğu içerisinde birikmiş olan potansiyel enerjinin birden açığa çıkmasından ziyade küçük salınımlarla açığa çıkması o bölgeyi rahatlatacaktır. Son depremlerin yaşandığı bölgede birtakım sismik faaliyetlerin olması devam edecektir. Bundan sonrası için bizim düşüncemiz; bu bölge, bir makaslama zonu olması nedeniyle 5 ve 5.8 arasında depremler üretebilecek bir alandır. Bu büyüklüklerde depremler beklenebilir" diye konuştu.

DEPREM DİRENÇLİ ŞEHİRLER OLUŞTURULMALI

Türkiye'nin konum itibarıyla deprem bölgesi olduğunun altını çizen Ünlügenç, "Yer kabuğu sürekli hareket halindedir. Levhalar birbirini sıkıştırdıkça, birbirlerinin sınırları boyunca kayıp, potansiyel enerji ürettikleri sürece bu depremleri ülkemizde özellikle zayıf zonlarda yaşayacağız. Yönetmeliklerde belirtildiği üzere yapılaşmanın sağlanması, deprem dirençli şehirlerin oluşturulması gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerde büyüklükleri 7 ve üzerinde depremler olduğunda insanlar binalarından kaçmıyorlar, kendilerini koruyabilmek için özellikle binalarına giriyorlar. Bizde de öyle olması gerekiyor" dedi.