Çay üreticileri ÇAYKUR’un kotasına isyan etti: 1 kilo çayla 2 ekmek alamıyoruz

Yerel Haberler

Rize’de çay üreticileri, ÇAYKUR’un kapasite yetersizliği bahanesiyle uyguladığı kota ve kontenjan yüzünden mağdur olduklarını, özel sektöre düşük fiyata satmak zorunda kaldıklarını belirterek tepki gösterdi.

Haber: Gençağa KARAFAZLI

(RİZE) - Mayıs ayında başlayan yaş çay hasat döneminin ilk günlerinden itibaren ÇAYKUR'un kapasite yetersizliğini gerekçe göstererek başlattığı kota ve kontenjan uygulamaları nedeniyle alım merkezlerinde yaşanan yoğunluk, 205 bin çay üreticisini zor durumda bıraktı. ÇAYKUR'un uygulaması özel sektöre yönelmek zorunda kaldıkların dile getiren üreticiler "1 kilo çayla 2 ekmek bile alamıyoruz, çayı dereye dökeceğiz" diyerek tepkilerini dile getirdi.

Rize'nin Pazar ilçesinde çayını toplayan ancak ÇAYKUR'un kota ve kontenjan uygulamaları nedeniyle topladığı çayı, devletin açıkladığı fiyatın çok altında özel sektöre satmak zorunda bırakılan çay üreticilerinin tepkisi sürüyor. Özel sektörün çayı çok ucuza aldığını dile getiren üreticiler, devletin kendilerini mağdur ettiğini söyledi.

Çay bahçesinde topladığı çayları çuvallayıp araçla özel sektör fabrikasını götürmek zorunda kaldığını anlatan üretici Ayşe Yıldız, "Şu anda topladığımız bu çayları mecburen özel sektöre götürüyoruz. Özel sektör ise çok düşük fiyattan alıyor ve ödemeyi 6 ay sonra yapıyor. Bu yüzden mağdur oluyoruz. Bizim isteğimiz, ÇAYKUR'un üreticilere uyguladığı kontenjanın kaldırılmasını ya da daha sık aralıklarla alım yapılmasını istiyoruz. Çünkü kontenjan olduğu zaman çayı az topluyorsunuz ve bu durum ikinci ve üçüncü hasadı da olumsuz etkiliyor. Hiçbir işe yaramıyor" dedi.

"5 DÖNÜM ARAZİDE 150 KİLO KONTENJANLA HİÇBİR ŞEY YAPAMAZSINIZ"

ÇAYKUR'un kapasite yetersizliğini gerekçe göstererek başlattığı kota ve kontenjan uygulamaları çay üreticilerini mağdur ettiğini söyleyen Yıldız, şunları kaydetti:

"Mecburen çayı toplayıp götürmemiz gerekiyor. Bazen benim gibi tek çalışanlar oluyor, o zaman çayı iki gün bekletmek zorunda kalıyorsunuz. Çünkü zaten almıyorlar. 5 dönüm arazide 150 kilo kontenjanla hiçbir şey yapamazsınız. Çayı bitiremezsiniz. Bu, iğneyle kuyu kazmak gibi bir şey. Bu yüzden biz de mecburen özel sektöre vermek zorundayız. Özel sektöre zaten peşin satıyorsunuz ama onlar da fiyatı daha da düşürdü. Devlet birkaç gün alım yapmayınca bu durum özel sektörün işine yaradı. Onlar da fiyatı düşürdü, 25 liraya kadar aldılar. Önceden devlet iyi alım yaptığı için özel sektör de neredeyse aynı fiyattan alıyordu. Çok iyiydi. Ama devlet en ufak bir aksama yaşadığında, kontenjan veya randevu sistemi devreye girdiğinde, özel sektör de kendini düşünüyor."

"DEVLETİN BİR ŞEYLER YAPMASI GEREKİYOR"

Çay üreticilerin yaşadığı sorunların çözülmesi için yetkililerin harekete geçmesi için çağrıda bulanan Yıldız, "Burada kimse vatandaşı ya da çalışanı düşünmüyor. Gerçekten çok zor şartlarda çalışıyoruz; sıcağı, soğuğu, emeğiydi. Böyle giderse insanlar bir gün bıkıp çayı dereye dökecek, fındıkta olduğu gibi. Burada neredeyse herkes geçimini çaydan sağlıyor. Devletin bir şeyler yapması gerekiyor. Belki alım yerlerini açmayabilir ama en azından fabrika sayısını artırabilir. 'Fabrika yanıyor' deyip kapatılıyor, sonra her şey özel sektöre kalıyor. Sanki danışıklı dövüş gibi. Olan vatandaşa oluyor" ifadelerini kullandı

"ÇAY YETİŞTİĞİ ZAMAN KESİLMEYE BAŞLANIR VE DURMADAN TOPLANMASI GEREKİR"

Çay üreticisi Osman Karabulut ise ÇAYKUR Genel Müdürlüğü'nün çay üreticisine acele etmeme çağrıları yaptığını ancak çayın tarlada bekletilmemesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

"Biz üreticiyiz, dedelerimizden beri çayla uğraşıyoruz. Ama şu an üretici perişan durumda. Çay başladığı gün kesilmeye başlanır ve durmadan toplanması gerekir. Ruhsatsız çaylara ruhsat verildi, buna tamam. Ama bu kadar çay üretimi arttıysa, neden yeterli fabrika yapılmadı? Giresun'dan Artvin'e kadar sadece birkaç fabrika var. Mevcut fabrikalar yetmiyor. Vatandaşı suçlamaya gerek yok. Çay beklemez. 'Bekleyin alacağız' diyorlar ama alınan çayı da işleyemiyorlar. Fabrikaların sahasında yüzde 20 oranında işlenemeyen çay var ve bu çay gübreye dönüşüyor."

"GİRESUN'DAN ARTVİN'E KADAR YENİ FABRİKALAR YAPILSIN"

Üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi için yeni fabrikaların kurulması gerektiğini bildiren Karabulut, şöyle devam etti:

"Giresun'dan Artvin'e kadar yeni fabrikalar yapılsın, özel sektöre ödeme zorunluluğu getirilsin. Devlet bir ayda ödeme yapıyorsa, özel sektör de aynı şekilde ödeme yapmalı. Aksi halde yaptırım uygulanmalı. Vatandaş sabah 4'te kalkıyor, yemek bile yiyemeden çalışıyor. Çay kaliteli olsun diye güneş görmesin diye uğraşıyor. Ama ÇAYKUR haftada bir gün tatil yaparken şimdi iki güne çıkarmayı düşünüyor. Bu kabul edilemez. Yetkililere sesleniyorum, bu çaya sahip çıkın. Karadeniz'in incisi bu. Ama şu anda bir kilo çayla iki ekmek bile alamıyoruz. Devlet 'benim verdiğim fiyatın altında alamazsın' demeli. Şu anda özel sektör çok daha düşük fiyat veriyor ve geç ödeme yapıyor. Devlet bize sahip çıkmalı. Bu bizim tek geçim kaynağımız."

"YETKİLİLER HALKIN SESİNE KULAK VERMELİ. GEREKİRSE VATANDAŞ TEPKİSİNİ DAHA SERT GÖSTEREBİLİR"

Zafer Partisi Rize İl Başkanı Hüseyin Karaman da çay üreticilerinin sorunlarını yerinde tespit etmek için çay bahçelerine giderek üreticileri dinlediklerini söyledi. Hüseyin Karaman, "Bugün sahadaydık ve çay üreticilerinin sorunlarını dinledik. Söylenenler ortada. Devlet bir kararname ile çayda fiyat garantisi sağlayabilir. Nasıl sigarada her yerde aynı fiyat uygulanıyorsa, çayda da uygulanabilir. Özel sektör devletin belirlediği fiyatın altına inmemeli. Ayrıca, fabrika sayısı artırılmalı kontenjan yükseltilmeli, vatandaş artık geçinemiyor. Çayın fiyatı düşerken diğer ürünlerin fiyatı artıyor. Yetkililer halkın sesine kulak vermeli. Gerekirse vatandaş tepkisini daha sert gösterebilir. Ama buna gerek kalmadan çözüm üretilmeli. Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz: Bir kararname ile bu sorun çözülebilir" şeklinde konuştu.