Prof. Dr. Ali Murat Kırık'tan "Dijital Telif Yasası" Çağrısı: "Bu Sessiz Ama Derinden Bir İşgal"

Güncel Haberler

Dijitalleşmenin medya ekonomisi üzerindeki etkileri ve ulusal güvenlik boyutuna ilişkin tartışmalar sürüyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital platformların sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkıp, ülkelerin ekonomisine ve veri egemenliğine tehdit oluşturan küresel aktörlere dönüştüğü uyarısında bulundu.

(ANKARA) - Haber: Berkay BULGAN

Dijitalleşmenin medya ekonomisi üzerindeki etkileri ve ulusal güvenlik boyutuna ilişkin tartışmalar sürüyor. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital platformların sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkıp, ülkelerin ekonomisine ve veri egemenliğine tehdit oluşturan küresel aktörlere dönüştüğü uyarısında bulundu.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, dijital platformların yerel medya üzerindeki hakimiyetini "sessiz bir işgal" olarak nitelendirdi. Reklam pastasındaki payın yüzde 74 oranında yabancı platformlara kaydığına dikkat çeken Kırık, "Türkiye'nin amasız, fakatsız 'Dijital Telif Yasası'na ihtiyacı vardır" dedi.

Mevcut durumu "sessiz ama derinden ilerleyen bir dijital işgal" olarak tanımlayan Prof. Dr. Kırık, reklam gelirlerinin büyük kısmının yurt dışı merkezli teknoloji devlerine gitmesinin yerli medya için sürdürülemez bir tablo yarattığını vurguladı.

"Reklam gelirlerindeki dengesizlik devam ederse medya kuruluşlarının finansal sürdürülebilirliği ciddi biçimde zorlaşacak"

Reklam pastasında yabancı platformların payının yüzde 74'e ulaştığını, yerel medyanın payının ise yüzde 26'ya gerilediğini hatırlatan Kırık, bu dengesizliğin sürmesi halinde yerli medya organlarını zor bir geleceğin beklediğini söyledi.

Prof. Dr. Kırık, beklenen yasal düzenlemelerin yapılmaması durumunda önümüzdeki 5 yıl içinde yaşanacak senaryoyu şu sözlerle anlattı:

"Reklam gelirlerindeki bu dengesizlik devam ettiği takdirde, yerli medya kuruluşlarının finansal sürdürülebilirliği ciddi biçimde zorlaşacaktır. Gelir kaynakları daralan kurumların küçülmeye gitmesi, nitelikli insan kaynağını kaybetmesi ve içerik üretim kapasitesinin azalması olası görünmektedir. Bu durum, medya çeşitliliğinin zayıflamasına ve kamusal bilgilendirme işlevinin sınırlanmasına yol açabilecek yapısal sonuçlar doğurabilir. Dijital telif yasasının çıkarılmaması halinde bu eğilimin hızlanacağı ve yerli medyanın küresel platformlar karşısında daha kırılgan hale geleceği öngörülmektedir. Bu nedenle dijital telif düzenlemesi, yerli basının ekonomik olarak güçlendirilmesi ve adil bir rekabet ortamının sağlanması açısından elzem kabul edilmektedir.Böyle bir yasal çerçeve, hem medya sektörünün geleceğini güvence altına alabilir hem de içerik üretiminin sürdürülebilirliğini destekleyebilir."

"Veri egemenliği açısından bir risk alanı"

Dijital telif düzenlemelerinin sadece ekonomik bir mesele değil, stratejik bir gereklilik olduğunu belirten Kırık, bilgi akışını yöneten altyapının dış kaynaklı olmasının sakıncalarına değindi.

Kırık, "Dijital platformlar bugün yalnızca iletişim araçları değil, aynı zamanda ekonomik değer üreten ve stratejik veri toplayan küresel aktörler haline gelmiş durumdadır. Bu tablo, ekonomik güvenlik ve veri egemenliği açısından bir risk alanı olarak değerlendirilmektedir. Çünkü bilgi akışını yöneten altyapının büyük ölçüde dış kaynaklı olması, uzun vadede karar alma süreçlerini ve kamusal iletişim düzenini dolaylı biçimde etkileyebilmektedir" ifadelerini kullandı.

"Algoritmalar toplum mühendisliği aracı olabilir"

Sosyal medya algoritmalarının tarafsızlığı konusundaki tartışmalara da değinen Prof. Dr. Kırık, özellikle gençler üzerindeki etkilerin göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Algoritmaların etkileşim odaklı çalıştığını ifade eden Kırık, şunları kaydetti:

"Algoritmalar, dikkat çekici, duygusal veya tartışmalı içerikleri daha görünür kılma eğiliminde olabilirler. Özellikle genç kullanıcılar açısından, denetimsiz içerik dolaşımının davranış ve değer algısı üzerinde etkili olabildiğine dair çok sayıda gözlem ve araştırma bulunmaktadır. Bu noktada dijital telif ve düzenleme mekanizmaları, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda etik bir çerçeve oluşturma işlevi de görmektedir. Bu anlamda algoritmalar, toplum mühendisliği araçlarına dönüşebilirler."

"Devletler dijital egemenlik peşinde"

Avustralya, Kanada ve son olarak Brezilya'nın sosyal medya platformu X'e yönelik tutumunu örnek gösteren Kırık, "devletlerin artık dijital alanda otorite tesis etme çabasına girdiğini" aktardı.

Türkiye'nin de benzer adımlar atması gerektiğini savunan Kırık, "Avustralya, Kanada ve Brezilya gibi ülkelerin büyük teknoloji şirketlerine yönelik adımları, devletlerin dijital alanda egemenlik tesis etme çabası olarak yorumlanmaktadır. Bu ülkeler, küresel platformların ulusal hukuk kurallarına uyum sağlamasını talep ederek kamu yararını korumayı hedeflemektedir. Türkiye açısından da benzer bir yaklaşımın tartışılması, dijital ekonomide adil bir denge kurulması bakımından önem taşımaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye'nin amasız, fakatsız bu yasaya ihtiyacı var"

Dijital Telif Yasası'nın devlet ile platformlar arasındaki ilişkiyi net bir hukuki zemine oturtacağını belirten Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Böyle bir yasal çerçeve, hem medya sektörünün geleceğini güvence altına alabilir hem de içerik üretiminin sürdürülebilirliğini destekleyebilir. Türkiye'nin amasız, fakatsız dijital telif yasasına ihtiyacı vardır" diye konuştu.