Mardin'de 'Anayasa: Tecdit ve İstikbal' Sempozyumu

Güncel Haberler

Mardin Artuklu Üniversitesi'nde 2 gün sürecek olan 'Anayasa.

Mardin Artuklu Üniversitesi'nde 2 gün sürecek olan 'Anayasa: Tecdit ve İstikbal' konulu sempozyum başladı.

Mardin Artuklu Üniversitesi ve Mardin Şarkiyat Araştırmaları Derneği'nce düzenlenen sempozyuma gazeteci-yazar Cengiz Çandar, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile akademi, basın ve siyaset dünyasından çok sayıda etkin isim katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Şarkiyat Araştırmaları Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Ahmet Erkol, sempozyumun Mardin'de yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, katılımcılara teşekkür etti. Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar

Bedii Omay ise, Türkiye'nin çok önemli bir dönemeçten geçtiğini, bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin geçmişten bugüne getirdiği hatalarıyla yüzleştiğini kaydetti. Omay, "Cumhuriyetimiz yenileniyor, kabuk değiştiriyor. Ülkemiz, bütün müesseseleriyle, zihniyetiyle, insanın algılama biçimiyle yenileniyor. İnsanımız artık devletin kendi rahat ve huzurları için oluşturulmuş bir organizasyon olduğunun daha fazla farkında. Devlete göre tanımlanan vatandaş kavramından vatandaşın tarif ettiği bir devlet

kavramına geçiliyor. Öte yandan, bu menfi hale artık yeter diyen halkın, günbegün büyük bir azim ve mücadeleyle oluşturduğu bu vetirenin tekamülüne karşı değişimi engelleyen ve statükoyu korumak isteyen çevreler olanca kuvvetleriyle direniyorlar. Bu müspet değişimin bir tezahürü olarak, insanımız artık kendi anayasasını yapmak istiyor. Herkesin malumu olduğu üzere cumhuriyetimiz kurulduğundan beri ilk defa müzakere sürecine halkın katıldığı ve metnini halkın şekillendirdiği bir anayasa oluşuyor. Bütün

engellemelere ve dezenformasyona rağmen anayasa yapma safahatının bu yönde gerçekleşeceğine dair büyük bir ümit taşıyoruz. Bir insan olarak ferdin fıtratını sürekli olarak ihmal etti, hürriyet ve refahtan payına düşenleri vermeyi hep tehir etti. Bu anlayışa göre, en önemli şey devletin yaşamasıydı. Devlet aygıtı, küçük bir zümrenin tarif ettiği sınırlar dahilinde kalmalıydı. Halbuki cumhuriyetin bakiyyesi olduğu Osmanlı'yı kuran mefkure, insanı yaşat ki devlet yasasın diyordu. Bu anlayışın inşa ettiği

Osmanlı ve ondan önceki Anadolu devletleri, bir arada yaşama kültürünü çok iyi özümsemiş, tahammülkar bir zihniyetin mahsulleriydi" dedi.

Oturum başkanlığını Hürriyet Gazetesi'nden Cengiz Çandar'ın yaptığı oturumda, Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Fazıl Hüsnü Erdem, Taraf Gazetesi'nden Akın Özçer ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir birer konuşma yaptı. Gazeteci Cengiz Çandar, sempozyumun ismini esprili bir şekilde eleştirerek, "Çalışmamızın başlığı bana çok uzun ve günümüz Türkiye'sinin ilginç bir görüntüsü olarak geldi. Anayasa tecdid ve istikbal sözleri yazılıyor. Buradan bakınca tam bir çorba hali, birde orada

Türkçe var, Batı dilinden var, Arapça da var. Ama bilinmeyen bir dil olduğu için Kürtçe yok" diye konuştu.

"SOLUĞU ÖZEL YETKİLİ SAVCILIKTA ALIYORUZ"

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise, fikirleri hala özgürce ifade edemediklerini, konuştuklarında soluğu özel yetkili savcılıkta aldıklarını kaydetti. Baydemir, "Halen fikirlerimizi özgürce ifade etmekten korkuyoruz. Benim bugün burada zikir edeceğim pek çok fikir mevzuata aykırı. Biz konuştuğumuzda soluğu özel yetkili savcılıkta alıyoruz. Dolayısıyla bu da kitle iletişim araçlarına yansıyor ve bu da Türkiye'nin batı yakasında açık söylüyorum teröristler konuşuyor olarak yansıyor.

Bana göre fikri yasaklayan Terörle Mücadele Kanunu kimi maddelerinde berhelmehal değiştirilmesi gerekiyor. 1921 Anayasası'na benim diyeceğim yok. 1921 Anayasası ortak bir ülke kurma ve birlikte yaşam üzerine kuruldu. 1921'den sonraki bütün anayasalar problemlidir. Bütün bu anayasalar açık ve net söylüyorum Kemalist ve bir diktatörlüğün altında bir nevi asimile edilmeye çalışılıyoruz. Bu uygulama bugün devam ediyor. Benim açımdan 90'daki yönetme pratiği ile bugünkü yönetme pratiği arasında hiçbir fark yok"

dedi.

"KÜRTLERİN BAYRAKLA BİR SORUNU YOK"

Bölgede yaşayan halkların bayrakla bir sorunu olmadığını ifade eden Baydemir, "Burada yaşayan halkların bayrakla bir sorunu yok. Ulusal bayrak olmaya devam edecektir. Onun bugün kalmasında ne kadar Türk'ün katkısı ya da bedeli varsa, diğer halkların da vardır. Eğer biz Kürt sorununu çözeceksek bana göre bölgesel yönetim olmazsa olmazdır. Eğer bunlar gerçekleşmezse bu fikir çok radikal gelebilir. Peki arkadaşlar ben size şunu söylemek istiyorum. Allah aşkına, Muhammed aşkına, İsa

aşkına hangi fikir

Cudi'de yaşamını yitiren 12 kişiden daha acı verici olabilir. 6'sı gerilla, 6'sı güvenlik görevlisi. Peki biz bunu ne kadar yitirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. - MARDİN