Madencilerin Ankara'daki Direnişi 15. Günde: 'Yuvam Yıkılmak Üzere'

Güncel Haberler

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin, ödenmeyen alacaklarının verilmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı eylemin 15'inci gününde ANKA Haber Ajansı'na konuşan işçi Satı Kaynak, "Ben hanımımdan 'Ben seninle bu hayatı daha fazla yaşayamam' sözünü işittim. Bunu bana garantör olan bakanlıklar açıklasın. Benim yuvam yıkılmak üzere. Bana Sebahattin Yıldız açıklasın, benim eşim bana 'Ben senle daha fazla yaşayamam' diyor. Çocuklarımız bekliyor. Her akşam benim çocuğum ağlıyor, 'Baba ne zaman bitecek' diye. Cevap veremiyorum. Boynum öne eğiliyor" dedi.

Haber : Esra TOKAT - Kamera: Eylem Ladin DEĞER
(ANKARA) - Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin, ödenmeyen alacaklarının verilmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı eylemin 15'inci gününde ANKA Haber Ajansı'na konuşan işçi Satı Kaynak, "Ben hanımımdan 'Ben seninle bu hayatı daha fazla yaşayamam' sözünü işittim. Bunu bana garantör olan bakanlıklar açıklasın. Benim yuvam yıkılmak üzere. Bana Sebahattin Yıldız açıklasın, benim eşim bana 'Ben senle daha fazla yaşayamam' diyor. Çocuklarımız bekliyor. Her akşam benim çocuğum ağlıyor, 'Baba ne zaman bitecek' diye. Cevap veremiyorum. Boynum öne eğiliyor" dedi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 15'inci gününde sürüyor. Bakanlık önünde bekleyen işçiler, yetkililerin kendileriyle görüşmesini ve alacaklarının ödenmesini talep ediyor.
Doruk Madencilik'te 10 yıl çalışan işçi Satı Kaynak, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, aylardır maaşlarını alamadıklarını belirtti. Kaynak, "Bütün kamuoyuna soruyorum, bir işçi bir ay maaş alamazsa ne olur? Ama biz Doruk Madencilik işçileri yılda 2 veya 3 maaş aldık. 4-5 ay ücretsiz izinle geçiyor, sonra işe başlıyoruz, 2-3 ay da maaş bekliyoruz ve yıl doluyor. Ondan sonra diyorlar ki 'Bizim itibarımız.' ya ben ne yapayım, benim itibarım ne olacak? Markete olmuş borcum 80 bin lira, ev sahibine olmuş 70 bin lira kira borcum" dedi.
"ÇOCUĞUMUZ VAR OKULA GİDECEK, MASRAFINI KARŞILAYAMADIM"
Yaşadığı ekonomik sorunların ailesini de etkilediğini söyleyen Kaynak, şöyle konuştu:
"Bakın nisandan bu yana borçtayım, ağustosun sonuna geliyoruz. Hala alacaklarımızın peşindeyiz. Çocuğumuz var okula gidecek, masrafını karşılayamadım, tedavisi var, özel çocuk. 10 günde bir Ankara'ya gidip gelmesi lazım. O da masraf, kendi arabam yok, karşılayamıyorum. Kira keza öyle. Evin geçimi öyle.
Ben hanımımdan 'Ben seninle bu hayatı daha fazla yaşayamam' sözünü işittim. Bunu bana garantör olan bakanlıklar açıklasın. Benim yuvam yıkılmak üzere. Bana Sebahattin Yıldız açıklasın, benim eşim bana 'ben senle daha fazla yaşayamam' diyor. Benim alacağım var alamıyorum, beyefendi 'itibarım' diyor. Bak sedef hastasıyım, güneşin alnındayım. Çapraz bağlarım kopuk. Ben sporcu değilim, atletizmci değilim. Bunlar yer altında oldu.
"HER AKŞAM BENİM ÇOCUĞUM AĞLIYOR"
Tüm Türkiye ve kamuoyuna sesleniyorum, hakkımızı koruyun. Bakanlıklara sesleniyorum garantör oldunuz, sözünüzü tutun, bizim hakkımızı alın. Yoksa biz Cumhurbaşkanı'na yürüyeceğiz. Mecburuz, bırakmayız, bırakamayız. Çocuklarımız bekliyor. Her akşam benim çocuğum ağlıyor, 'Baba ne zaman bitecek' diye. Cevap veremiyorum. Boynum öne eğiliyor. Nedir bu? Rezillik diz boyu. Bu mu geleceğin Türkiyesi? Böyle mi hazırlanıyoruz biz geleceğe. Bütün Türkiye'yi sağduyuya davet ediyorum."
"ZAM DEĞİL, PROMOSYON DEĞİL, ALINTERİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ"
Doruk Madencilik'te 14 yıldır çalışan Yusuf İpaltun da, "Biz 15 günden beri burada direniyoruz ama bir sonuç alamıyoruz. O yüzden yarın ailelerimizi çağıracağız. Çocuklarımızla eylem yapalım diyoruz. Bizi görmüyorlar. Eğer aileler de geldiğinde çözüm olmazsa çarşamba günü de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne doğru yürüyeceğiz. Bir an önce bizim sonuç almamız gerekiyor. Bizim de ailemiz var, bir geçimimiz var" diye konuştu.
İşçilerin yalnızca alın terlerinin karşılığını istediğini vurgulayan İpaltun, "Bu ülkede yaşadığım için utanç içindeyim. Başka yerlere bakıyoruz adamlar krallar gibi yaşıyorlar, biz ise çalıştığımızın ücretini bile alamıyoruz. Biz ekstra bir şey istemiyoruz; zam değil, promosyon değil çalıştığımızın, alınterimizin karşılığını istiyoruz. Ama sonucunda karşılığını alamadım. O yüzden ben haklarımı aldıktan sonra belki de bu ülkede yaşamak bile istemeyeceğim. Çünkü yaşanacak yer değil burası. Bu ülkede yaşam bitmiş" dedi.
"GEREKİRSE KÜLLİYE'YE GİDECEĞİZ, HAKKIMIZI ALMADAN DÖNMEYECEĞİZ"
Madencilerden Bayram Özküren ise, "Enerji Bakanlığı şuraya iki yönetici gönderip de işçiyle konuşmaya tenezzül etmiyor. Biz buradan haklarımızı almadan gitmeyeceğiz. Çoluk çocuğumuz da gelecek. Gerekirse Külliye'ye gideceğiz" diye konuştu.
Yaklaşık 6 aydır işsiz olduklarını belirten Özküren, dört çocuğunun okula gideceğini ancak okul ihtiyaçlarını karşılayamadığını söyledi. Özküren, şunları kaydetti:
"Alacaklarımızı alamıyoruz. Çocuklarımızın bakımlarını yapamıyoruz, ihtiyaçlarını karşılayamıyoruz. Benim 4 tane çocuğum var, dördü de okula gidecek. Onların alışverişi yapılacak ama ben alışveriş yapamadım. Bunların sorumlusu kim? Bakanlıklar değil mi? Neden görevlerini yapmıyorlar? Gelip de bizimle konuşma hakkı bile tanımıyorlar." dedi.
Basın açıklaması sırasında güvenlik görevlilerinin temizlik yaparak kendilerine doğru toz kaldırdıklarını ifade eden Özküre, "Bir de bunun üstüne bize toz fışkırtıyorlar. Gereken neyse yapılsın. Biz buradan hakkımızı almadan dönmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
"PARAMIZI ÖDEYİN, BİZ DE GİDELİM"
Beypazarı'ndan gelerek eyleme katılan madencilerden 12 yıllık Doruk Madencilik işçisi Ahmet Akıner de 12 Nisan'dan bu yana mücadele ettiklerini belirtti. Akıner, 28 Nisan'da grevi sonlandırırken devletin üç bakanının da bulunduğu görüşmede, alacakların 15 Mayıs'a kadar ödeneceğinin kendilerine söylendiğini belirterek, "Patrona güvendiğimizden değil ama devletin üç tane bakanını karşımızda muhatap görünce dedik ki bizim bir sahibimiz var, devlet bize sahip çıkıyor. Garantör oldular ve bu ödemeler yapılır ümidiyle grevi sonlandırdık" dedi.
Ancak 15 Mayıs'ta ödemelerin yapılmadığını belirten Akıner, daha sonra İş Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporda işçilerin taleplerini doğrulayan tespitler yapıldığını söyledi.
Akıner, "Patron diyor ki 'Ben bu rapordakilerin hepsini ödeyemem ve bunlar bana ağır geliyor.' Bu benim problemim değil. Sen madem bu kadar çalışanı olan, bu kadar işletmesi olan birisin, bu artık 10 binleri ilgilendiriyor. Yaşadığımız yerlerdeki ev sahiplerinden semt pazarlarına, bakkallara, kasaplara, okul servislerine kadar yansıdı" diye konuştu.
İşçilere gönderilen resmi evraklarda da alacaklarına ilişkin tespitlerin bulunduğunu kaydeden Akıner, "Patron 'Benim onlara ödeme borcum yok, yalan söylüyorlar' diyor. E ben yalan söylüyorsam bu evrak da mı yalan söylüyor? Çalışma Bakanlığı'nın İŞKUR üzerinden gönderdiği evrak bu. Bu işletmede 2026 yılında herkesin dört aylık bir çalışması var ve dört aylık çalışmaya 140 bin lira değer biçmiş müfettiş. Paramızı ödeyin, biz de gidelim" dedi.
"SEMT BAKKALINA, KASABA, MANAVA HER TARAFA BORCUMUZ VAR"
Okulların açılmasına kısa süre kaldığını belirten Akıner, çocuklarının okul masraflarını karşılayamadıklarını ifade ederek, "Düşünsenize çocukların evde en ufak bir ihtiyacı oluyor hiç kimseye gidemiyorlar, mahçuplar. Semt bakkalına, kasaba, manava her tarafa borcumuz var. Paranızı alamadığınız için ödeyemiyorsunuz. Ev kirasında 6 ay içeri girmişsiniz. Çocuklarımızla yaz tatilimizi geçiremedik. Üniversite sınavına girecek çocuklarımız var. Bunların psikolojisi ne olacak? Bunları hiç kimse düşünmüyor. Bunlar kolay çözülecek şeyler değil. Dolayısıyla ver paramı ben 5 saniyede gideyim. Biz grev ya da eylem manyağı değiliz. Hayatımda ilk defa greve katılıyorum, yaşım 50. Ödeyin borcumuzu" ifadelerini kullandı.
"MADENCİ UNUTMAZ"
Haklarını alabilmek için yargı süreçlerine de başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını belirten Akıner, "Bugün 15'inci gün, bizzat muhatabın dibindeyiz. Bilmiyorum, bir sahipsizlik var ortada. Ama madenci unutmaz. Biz bunların hepsini cebimize koyduk. İleride seçim var, hepsi kapımıza gelecek. O zaman ben bu görüntülerden bir arşiv oluşturdum, seyretmelerini isteyeceğim yürekleri kaldırırsa" dedi.
İşçiler, alacaklarının ödenmesi ve sorunlarının çözülmesi talebiyle bakanlık önündeki eylemlerini sürdürürken, yakınları ve destekleyen yurttaşlar da eylem alanına yemek getirerek madencilere destek oldu.