Londra'da Yükseköğretimde Şuurlu Gelecekler Çalıştayı düzenlendi

Güncel Haberler

Londra'da düzenlenen Yükseköğretimde Şuurlu Gelecekler Çalıştayı'nda yapay zekanın yükseköğretimdeki imkanları, riskleri ve sorumlulukları ele alındı. Türk yetkililer, regülasyon-inovasyon dengesi ve etik vurgusu yaptı.

Yapay zekanın yükseköğretimde ortaya çıkardığı yeni imkanlar, riskler ve sorumluluklar, Londra'da düzenlenen Yükseköğretimde Şuurlu Gelecekler Çalıştayı'nda ele alındı.
Londra'daki Imperial College'da düzenlenen çalıştaya, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Türkiye'nin Londra Başkonsolosu Büyükelçi Hasan Ulusoy, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arıkan ile çok sayıda davetli ve dinleyici katıldı.
Çalıştayın açılışında konuşan Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Ertaş, birkaç yıl önce uzak ve soyut bir husus olarak bahsedilen yapay zekanın bugün hayatın her alanını derinden etkileyen bir gerçekliğe dönüştüğünü söyledi.
Ertaş, yapay zeka süratle gelişirken bununla ilgili düzenlemelerin çok yavaş ilerlediğini, genelde tepkisel adımlar atıldığını ve teknolojinin gelişme hızına göre çok geri kalındığını kaydetti.
Regülasyon-inovasyon arasında makul bir denge tutturmak gerektiğini, bununla birlikte yapay zeka nedeniyle sosyal ve ekonomik hayatta ciddi problemler yaşamamak için güçlü düzenlemelere de ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Ertaş, çalıştayın bu nedenle önemli olduğunu belirterek, organizatörlere teşekkür etti.
"Yapay zeka tıp, mühendislik ve eğitimle birlikte insan hayatının her alanını dönüştürüyor"
TİKA Başkanı Eren de geçmişte görev aldığı kamu görevlerinden söz ederek yapay zekanın kamu diplomasisinden yüksek eğitime ve kalkınma diplomasisine kadar pek çok alanda etkili olduğunu vurguladı.
Eğitimin toplumlar arasında güven inşa ettiğine değinen Eren, "Bugün insanlık sadece bilginin sınırlarıyla değil aklın da sınırlarıyla sınanıyor. Yapay zeka tıp, mühendislik ve eğitimle birlikte insan hayatının her alanını dönüştürüyor." dedi.
Eren, bu noktada, "Yapay zekanın insanlığa hizmet etmesini sağlama konusunda ahlaki hayal gücüne sahip olup olmadığımız"ın sorgulanması gerektiğine işaret ederek, "Teknoloji hesap yapabilir ancak sadece insanlar bir yargıya varabilir. Şuur, sorumlulukla başlar." diye konuştu.
Bugüne kadar 350 binden fazla yabancı öğrencinin Türkiye'de üniversite eğitimi aldığını hatırlatan Eren, şu ifadeleri kullandı:
"Hepsi bakan, büyükelçi, bilim insanı olmadan önce birbirlerinin insanlığına şahitlik ediyor, kültürlerin klişe olmadığını ve kimliklerin çeşitli olduğunu keşfediyor, işbirliğinin konferans salonlarında değil, sınıflarda başladığını öğreniyor."
Türkiye'nin işbirliği içinde olduğu ülkelerle kalkınmayı birlikte inşa ettiğinin altını çizen Eren, bu felsefenin TİKA'nın çalışmalarını da şekillendirdiğini belirtti.
"Bizim kültürümüzde bilgi sadece bir güç kaynağı değil aynı zamanda sorumluluktur"
Eren, insanlığın karşı karşıya olduğu iklim değişikliği, gıda güvenliği, göç ve yapay zekanın etik şekilde kullanılması konularının ortaklaşa ele alınarak çözülebilecek konular olduğunu söyledi.
Bunun üniversiteler, sivil toplum ve halklar arasındaki işbirliklerle çözüleceğini kaydeden Eren, "Yapay zekanın geleceği yalnızca bilge filozofların düşüncelerine değil, bilge mühendislere de bağlı. Yapay zeka zamanımızın belirleyici unsurlarından biri haline gelirken insanlığın karşısına bir soru çıktı. Bir şey sadece yapılabildiği için yapılması gerekir mi? Bu soruya bilimsel kapasite tek başına cevap veremez. Etik, demokratik kurumlar, eğitim kurumları ve öğrenciler da yanıt vermeli." değerlendirmesinde bulundu.
Eren, hesap verilebilirlik olmadan yaşanan gelişmelerin gelişme sayılmayacağı gibi meşruiyet olmadan elde edilen gücün liderlik olamayacağını savunarak, "Etik olmadan yaşanan gelişmeler medeniyet değildir." dedi.
Yapay zekanın bir grup elitin karar verme mekanizması olmaması gerektiğini vurgulayan Eren, "Bizim kültürümüzde bilgi sadece bir güç kaynağı değil aynı zamanda sorumluluktur ve emanettir. Otorite için değil hizmet içindir." diye konuştu.
Eren, teknolojinin tek başına barış getiremeyeceğini, algoritmaya güvenilemeyeceğini ve verilerin diyaloğun yerini alamayacağının da altını çizdi.
Açılış konuşmalarının ardından University College London'dan Prof. Dr. Mutlu Çukurova, "Yükseköğretimde Üretken Yapay Zekayı Yeniden Çerçevelemek: Performans Kazanımlarından İnsan-Yapay Zeka İşbirliğine" başlıklı konuşma yaptı.
Çalıştayın ilk günü "Yükseköğretimde Şuurlu Gelecek: Geleceğe Hazırlık, Yapay Zeka Yönetişimi ve Kurumsal Güven" başlıklı panelle sona erdi.