Ruanda'nın, sığınmacı anlaşmasını feshetmesi sebebiyle İngiltere'den istediği tazminat reddedildi
Hollanda'daki Daimi Hakemlik Mahkemesi, Ruanda'nın İngiltere'den Sığınmacı Ortaklığı Anlaşması'nın tek taraflı feshi nedeniyle talep ettiği 106 milyon sterlin tazminatı reddetti. Mahkeme, İngiltere'nin ek ödeme yapmak zorunda olmadığına hükmetti.
Hollanda'nın Lahey kentindeki Daimi Hakemlik Mahkemesi (PCA) Ruanda'nın, İngiltere'deki düzensiz göçmenlerin Ruanda'ya gönderilmesini öngören Sığınmacı Ortaklığı Anlaşması'nı tek taraflı feshi sebebiyle İngiltere'den 106 milyon sterlin tazminat talebini reddetti.
PCA, İngiltere'nin Ruanda ile yaptığı Sığınmacı Ortaklığı Anlaşması'nı sona erdirmesi nedeniyle ek ödeme yapmak zorunda olmadığına hükmetti.
Lahey'de görülen üç günlük tahkim duruşmasında, İngiltere tarafı anlaşmayı ihlal etmediğini savunarak, tüm taleplerin reddedilmesini istedi.
İngiltere adına mahkemede savunma yapan avukatlar, İşçi Partisinin 2024 genel seçimlerinin ardından iktidara gelmesiyle planın iptal edilmesinin "tamamen mantıklı" olduğunu ve bu nedenle ilave ödeme yapılmamasının da "sağduyunun gereği" olduğunu savundu.
Ruanda mahkeme kararına saygı duyduğunu açıkladı
İngiltere hükümeti, kararın ardından yaptığı açıklamada, hükümetin, ülkenin hukuki pozisyonunu "kararlılıkla savunduğunu" ifade etti.
Açıklamada, hükümetin düzensiz göçle mücadele, sınırların kontrol altına alınması ve ülkede kalma hakkı bulunmayan kişilerin sınır dışı edilmesine yönelik reformlara odaklanmayı sürdüreceği kaydedildi.
Ruanda hükümetinden yapılan açıklamada ise mahkeme kararına saygı duyulduğu ve konunun kapandığının kabul edildiği belirtildi.
Ayrıca, açıklamada, hakem heyetindeki üyelerden Prof. Mohamed Abdel Wahab'ın karşı oy ve ayrı görüşünde, davadaki hukuki meselelerin karmaşık olduğuna ve farklı hukuki sonuçlara ulaşılabileceğine işaret edildiğine dikkat çekildi.
Ruanda, İngiltere'den 106 milyon sterlin talep etmişti
Ruanda, İngiltere'nin anlaşmayı tek taraflı feshederek yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirterek, anlaşmanın ikinci ve üçüncü yılları için öngörülen toplam 100 milyon sterlinin yanı sıra barındırma maliyetleri için 6 milyon sterlin talep etmişti.
Ruanda Adalet Bakanı Dr. Emmanuel Ugirashebuja, daha önce mahkemede yaptığı açıklamada, ülkesinin anlaşma kapsamında önemli harcamalar yaptığını, ancak İngiltere'nin yasal yükümlülüklerinden kaçınmaya çalıştığını dile getirmişti.
Ugirashebuja, İngiltere'nin anlaşmayı sonlandırma kararını önceden bildirmediğini, Ruanda yönetiminin kararı basından öğrendiğini söylemişti.
Tartışmalı "Ruanda Planı"
İngiliz hükümeti, Nisan 2022'de hazırlanan "Ruanda Planı" kapsamında düzensiz göçmenleri ve ülkeye yasa dışı yollarla girip sığınma talebinde bulunanları Ruanda'ya gönderme hedefini açıklamıştı. Ülkede muhalefet, insan hakları örgütleri ile BM başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun tepki gösterdiği karar, Yargıtay ve Yüksek Mahkemece yasaya uygun bulunmuştu.
Haziran 2022'de Ruanda'ya 7 kişiyi taşıyan ilk uçuş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla durdurulmuştu. Yüksek Mahkeme 15 Kasım 2023'te Ruanda'ya gönderilecek kişilerin bu ülkede kötü muameleye maruz kalma ve kendi ülkelerine gönderilme gibi riskler bulunduğunu belirterek planın yasaya uygun olmadığını açıklamıştı.
Bunun üzerine Ruanda ile 5 Aralık 2023'te yeni bir anlaşma imzalanmıştı. Bu anlaşmaya göre İngiltere'nin Ruanda'ya gönderdiği düzensiz göçmenler, İngiltere dışında başka bir üçüncü ülkeye sınır dışı edilemeyecek, Ruanda'daki diğer sığınmacılarla aynı haklara sahip olacak ve yasal talepleri için destek alacaklardı.
İngiltere, 16 Aralık 2025'te Ruanda'ya anlaşmayı tek taraflı feshettiğini ve anlaşmanın 23 (5) maddesi uyarınca feshin, bildirimde üç ay sonra 16 Mart 2026'da yürürlüğe gireceğini bildirmişti.
Ruanda, İngiltere'nin fesih bildiriminin anlaşmaya aykırı olduğu gerekçesiyle PCA'ya tahkim sürecinin başlatılması için talepte bulunmuştu.
PCA, İngiltere'nin Ruanda ile yaptığı Sığınmacı Ortaklığı Anlaşması'nı sona erdirmesi nedeniyle ek ödeme yapmak zorunda olmadığına hükmetti.
Lahey'de görülen üç günlük tahkim duruşmasında, İngiltere tarafı anlaşmayı ihlal etmediğini savunarak, tüm taleplerin reddedilmesini istedi.
İngiltere adına mahkemede savunma yapan avukatlar, İşçi Partisinin 2024 genel seçimlerinin ardından iktidara gelmesiyle planın iptal edilmesinin "tamamen mantıklı" olduğunu ve bu nedenle ilave ödeme yapılmamasının da "sağduyunun gereği" olduğunu savundu.
Ruanda mahkeme kararına saygı duyduğunu açıkladı
İngiltere hükümeti, kararın ardından yaptığı açıklamada, hükümetin, ülkenin hukuki pozisyonunu "kararlılıkla savunduğunu" ifade etti.
Açıklamada, hükümetin düzensiz göçle mücadele, sınırların kontrol altına alınması ve ülkede kalma hakkı bulunmayan kişilerin sınır dışı edilmesine yönelik reformlara odaklanmayı sürdüreceği kaydedildi.
Ruanda hükümetinden yapılan açıklamada ise mahkeme kararına saygı duyulduğu ve konunun kapandığının kabul edildiği belirtildi.
Ayrıca, açıklamada, hakem heyetindeki üyelerden Prof. Mohamed Abdel Wahab'ın karşı oy ve ayrı görüşünde, davadaki hukuki meselelerin karmaşık olduğuna ve farklı hukuki sonuçlara ulaşılabileceğine işaret edildiğine dikkat çekildi.
Ruanda, İngiltere'den 106 milyon sterlin talep etmişti
Ruanda, İngiltere'nin anlaşmayı tek taraflı feshederek yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirterek, anlaşmanın ikinci ve üçüncü yılları için öngörülen toplam 100 milyon sterlinin yanı sıra barındırma maliyetleri için 6 milyon sterlin talep etmişti.
Ruanda Adalet Bakanı Dr. Emmanuel Ugirashebuja, daha önce mahkemede yaptığı açıklamada, ülkesinin anlaşma kapsamında önemli harcamalar yaptığını, ancak İngiltere'nin yasal yükümlülüklerinden kaçınmaya çalıştığını dile getirmişti.
Ugirashebuja, İngiltere'nin anlaşmayı sonlandırma kararını önceden bildirmediğini, Ruanda yönetiminin kararı basından öğrendiğini söylemişti.
Tartışmalı "Ruanda Planı"
İngiliz hükümeti, Nisan 2022'de hazırlanan "Ruanda Planı" kapsamında düzensiz göçmenleri ve ülkeye yasa dışı yollarla girip sığınma talebinde bulunanları Ruanda'ya gönderme hedefini açıklamıştı. Ülkede muhalefet, insan hakları örgütleri ile BM başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun tepki gösterdiği karar, Yargıtay ve Yüksek Mahkemece yasaya uygun bulunmuştu.
Haziran 2022'de Ruanda'ya 7 kişiyi taşıyan ilk uçuş Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararıyla durdurulmuştu. Yüksek Mahkeme 15 Kasım 2023'te Ruanda'ya gönderilecek kişilerin bu ülkede kötü muameleye maruz kalma ve kendi ülkelerine gönderilme gibi riskler bulunduğunu belirterek planın yasaya uygun olmadığını açıklamıştı.
Bunun üzerine Ruanda ile 5 Aralık 2023'te yeni bir anlaşma imzalanmıştı. Bu anlaşmaya göre İngiltere'nin Ruanda'ya gönderdiği düzensiz göçmenler, İngiltere dışında başka bir üçüncü ülkeye sınır dışı edilemeyecek, Ruanda'daki diğer sığınmacılarla aynı haklara sahip olacak ve yasal talepleri için destek alacaklardı.
İngiltere, 16 Aralık 2025'te Ruanda'ya anlaşmayı tek taraflı feshettiğini ve anlaşmanın 23 (5) maddesi uyarınca feshin, bildirimde üç ay sonra 16 Mart 2026'da yürürlüğe gireceğini bildirmişti.
Ruanda, İngiltere'nin fesih bildiriminin anlaşmaya aykırı olduğu gerekçesiyle PCA'ya tahkim sürecinin başlatılması için talepte bulunmuştu.
Kaynak: AA / Güncel
İnsan Hakları, İngiltere, Politika, Hollanda, Sterlin, Güncel, Dünya, Ruanda, Sterlin, Hollanda, Tazminat, Mülteci, İngiltere, İnsan Hakları, Politika, Dünya, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA