Kolorektal kanseri tedavisinde yeni antikanser bileşenleri umut oldu

Yerel Haberler

TRABZON Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) TÜBİTAK 1001 Programı destekli hücre kültürü ve hayvan deneylerindeki kolorektal kanser tedavisinde geliştirilen yeni antikanser bileşenleri, umut verici sonuçlar ortaya kondu.

TRABZON Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) TÜBİTAK 1001 Programı destekli hücre kültürü ve hayvan deneylerindeki kolorektal kanser tedavisinde geliştirilen yeni antikanser bileşenleri, umut verici sonuçlar ortaya kondu.

KTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nde Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz, Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'ndeki Araştırmacılar Dr. Şeyma Aydınlık ile Dr. Arzu Ekiz tarafından gerçekleştirilip, günümüzde en yaygın görülen 3'üncü kanser türü olan kolorektal kanseri tedavisine yönelik sürdürdükleri bilimsel çalışmalar olumlu sonuçlar verdi. Bilim insanları, geliştirdikleri yeni antikanser bileşenleriyle hastalara umut oldu. Laboratuvar ortamında yürütülen bilimsel araştırmalarda, kolorektal kanser tedavisinde kullanılan mevcut kemoterapi ilaçlarından daha etkili ve daha düşük yan etki profiline sahip yeni bileşenler geliştirildi. Proje kapsamında 32 yeni molekül sentezlenirken, bunlardan özellikle 2 tanesinin antikanser etkisiyle tümör boyutlarını yaklaşık yüzde 70-80 oranında küçülttüğü tespit edildi. Keşfedilen bileşenlerin ilerleyen yıllarda preklinik çalışmalar sonrası ilaca dönüştürülmesi hedefleniyor.

'KANSERİN KÜÇÜK YAŞLARA İNMİŞ OLMASI CİDDİ BİR PROBLEM'

Doç. Dr. Ceyda İçsel Yılmaz, kolorektal kanserinin en sık görülen 3'üncü kanser türü olduğuna dikkat çekerek, "Kanser, günümüzde ölümcül olan hastalıkların başında yer almaktadır. Özelikle kolorektal kanser; hem kolon dediğimiz hem de rektum bölgesinde ortaya çıkan kanser türü başlangıçta 60 yaş ve üzeri grupta karşımıza çıkarken günümüzde daha çok 45 yaş ve altında daha sık karşımıza çıkıyor. Baktığımızda dünya genelinde ölümcül olan en yaygın kanser türlerinin üçüncü sırasında yer alıyor. Yaklaşık 2 milyon insanın kanser türüne yakalandığını biliyoruz. Yapılan istatistiklere baktığımızda 2035 yılında bu sayısının yaklaşık 2,5 milyona ulaşılacağı tahmin edilmektedir. Ölümcül riskinin oldukça yüksek olması ve kanserin daha küçük yaşlara inmiş olması oldukça ciddi bir problem. Kolorektal kanserinin tedavisine baktığımızda klinikte kullanılan 2 ilaç var. Biri 5-florourasil dediğimiz organik bazlı bir ilaç, diğeri de metal bazlı platin iyonları içeren oksaliplatin bir kanser ilacıdır. Günümüzde daha çok ikisi kombinasyon şeklinde kullanılmaktadır" dedi.

'32 YENİ ANTİKANSER BİLEŞİĞİ ELDE ETTİK'

Proje kapsamında 32 antikanser bileşeni sentezlediklerini ifade eden Yılmaz, "Projedeki asıl hedefimiz; kolorektal kanserinde ilaç olan 5-florourasil molekülünü, paladyum 2 ve platin 2 iyonlarına bağlayarak 'kolorektal kanserindeki antikanser etkisini iyileştirebilir miyiz?' noktası ile yola çıktık. Projemizde, paladyum 2 ve platin 2 iyonlarını içeren ve farklı bir moleküllerin de olduğu 32 adet yeni 5-florourasil kompleksi elde ettik. Bunlar literatürde yenidir. Literatürde bu konuda büyük bir boşluk vardı. Paladyum 2 içeren 5-florourasil kompleksi örneği ya da bileşiği hiç yok. Platin ile ilgili birkaç çalışma var ama antikanser etkileri hiç çalışılmamış. Dolayısıyla projemizde konu olan çalışmamız oldukça özgün bir çalışma. 32 adet yeni bileşik sentezledik. Bu yeni bileşikleri 5 farklı insan kolorektal kanser hücre soyundan ve 1 tane de sağlıklı kolorektal kanser hücresine karşı antikanser etkilerine bu iki ilaçla test ettik. 32 bileşiğimizin 26 tanesi oldukça yüksek seçicilik gösterdi" şeklinde konuştu.

'İKİ BİLEŞEN TÜMÖR BOYUTLARINI YÜZDE 80 KÜÇÜLTTÜ'

Yılmaz, 2 bileşende önemli sonuçlar elde ettiklerini belirterek, "Farklı kolorektal kanser türlerine göre, bu kolorektal kanser tedavisinde kullanılan 5-florourasil ve oksaplatin ilacına göre oldukça yüksek antikanser etkisi gösterdiler. 26 bileşen için ileri çalışmalar gerçekleştiremezdik. Seçiciliği yüksek olan 5 bileşiğimizi seçtik. Seçicilik oldukça önemli bir faktördür. Kanserli hücreleri öldürme gücü yüksek olacak, sağlıklı hücrelere ise verdiği zarar az olacak. Bileşiklerimizin en büyük avantajı da farklı kolorektal hücrelerine karşı seçicilik göstermesidir. 5 tanesi için ileri çalışmalar yaptık. Hayvan deneylerini de gerçekleştirdik. Yaklaşık 24 günün sonunda hayvanlardan tümörler çıkarıldı. Tümör boyutları karşılaştırıldı. 5 bileşiğimizde 2 tanesinin oldukça önemli sonuçlar elde ettik. 2 tanesi 5-florourasil ve oksaplatin dediğimiz iki ilaca göre tümör boyutlarını yaklaşık yüzde 70-80 oranında küçülttü. Kolorektal kanseri tedavisinde günümüzde kullanılan bu iki önemli ilaçlara rakip olabilecek yeni aday bileşikler sentezlemiş olduk" ifadelerini kullandı.

' OLDUKÇA UMUT VERİCİ'

Proje araştırmacılarından Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz, çalışmanın kanser tedavisinde umut verici olduğunu aktararak, "İki bileşiğimiz kanser anlamında oldukça umut verici. Çok önemli bir adım atmış olduk. Asıl serüven bundan sonrası. Biz şimdi bir tohum ektik. Bu tohumun fidesi çıktı. O fide büyüyecek onu koruyup kollayacağız. Ondan meyve alabilecek ve ülkemize milli ve yerli ilaç kazandırabilecek duruma getirirsek bilim insanları olarak görevimizi yapmış olacağı" diye konuştu.

'NİTELİKLİ ARAŞTIRMA KAPASİTESİNİN SOMUT BİR ÖRNEĞİ'

KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı da "Karadeniz Teknik Üniversitesi olarak bilimi, insan hayatına doğrudan dokunan çözümlere dönüştürmeyi, temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bugün, kamuoyuyla paylaştığımız bu çalışma da üniversitemizin sağlık alanındaki nitelikli araştırma kapasitesinin somut bir örneğidir. Bu değerli çalışmada emeği geçen tüm akademisyenlerimizi ve araştırmacılarımızı tebrik ediyor, elde edilen sonuçların da gelecekte kolorektal kanser tedavisinde daha etkili ve hasta dostu yaklaşımlara katkı sağlamasını temenni ediyorum" dedi.

HABER-KAMERA: Selçuk BAŞAR-Efnan DEMİREREN/TRABZON,