KASK TÜİK Önünde Eylem Yaptı: 'Gerçek Enflasyon' Talebi

Güncel Haberler

KASK, TÜİK önünde yaptığı eylemde maaş zamlarının gerçek enflasyona göre belirlenmesini istedi. Yoksulluk sınırının 120 bin lirayı aştığını belirten sendika, tarafsız bir kurul ve Ücretliler Fiyat Endeksi oluşturulmasını talep etti. TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını savunan KASK, toplu sözleşme oranlarının yetersiz olduğunu ifade etti.

(ANKARA) – Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK), ağustos ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından TÜİK önünde eylem yaparak, maaş zamlarının masa başında açıklanan veriler yerine sokağın ve pazarın gerçeklerine göre belirlenmesini talep etti. Açıklanan rakamların kamu çalışanları ile emeklileri yoksulluğa sürüklediğini vurgulayan konfederasyon, enflasyonu siyasi iktidarlardan bağımsız ölçecek tarafsız bir kurulun oluşturulmasını ve gıda ile barınma kalemlerini esas alan "Ücretliler Fiyat Endeksi"nin hayata geçirilmesini istedi.
KASK yöneticileri ve üyeleri, ağustos ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı KASK Genel Başkan Yardımcısı Yasin Eldemir okudu. Eldemir, enflasyon verilerini araştıran ENAG'ın tüketici fiyatlarının ağustos ayında yüzde 2,24 oranında arttığını belirterek, TÜİK'in ise tüketici fiyatları endeksinin yüzde 1,84 arttığını ileri sürdüğünü kaydetti. Eldemir, Türkiye'de 3 milyon 535 bin devlet memuru, 446 bin sözleşmeli personel, 19 milyon 520 bin işçi ile 17 milyon 100 bin emekli, dul ve yetimin açıklanan veriler üzerinden belirlenen oranlarla yaşamını sürdürdüğünü ifade etti.
"YOKSULLUK SINIRI 120 BİN 235 LİRAYI AŞTI"
Açıklanan veriler ile pazarda, markette, kirada ve faturalarda hissedilen hayat pahalılığı arasındaki farkın büyüdüğünü belirten Eldemir, şöyle devam etti:
"Yoksulluk sınırı 120 bin 235 lirayı aşmış, buna karşın 27 milyon vatandaş, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sosyal yardımlara bağımlı bir yaşam sürdürür hale gelmiştir. Türkiye genelinde 100 metrekare bir konutun ortalama kira bedeli 28 bin 402 liraya, İstanbul'da 40 bin liraya, Ankara ve İzmir'de ise 26 bin liraya ulaşmıştır. Eylül 2021'den bu yana dünya genelinde gıda fiyatları yalnızca yüzde 1,2 artarken, Türkiye'de TÜİK verilerine göre gıda fiyatları yüzde 733 oranında yükselmiştir."
"GELİR VE SERVET ADALETSİZLİĞİ VAR"
Türkiye'de dolar milyarderlerinin sayısının 2024'te 27 iken 2026'da 43'e yükseldiğini aktaran Eldemir, 27 milyon kişinin devlet yardımından yararlanmak için başvurduğunu söyledi. Eldemir, "Sorun kaynak yetersizliği değil, gelir ve servet adaletsizliğidir. 27 milyon insanın devlet yardımına ihtiyaç duyduğu bir ülkede hala 'her şey yolunda' denilebilir mi? 2026 yılının yedi ayında bütçe açığı 1 trilyon 321 milyar liraya, faiz ödemeleri ise 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştı. Bütçe açığı büyüyor, faiz yükü büyüyor, memurun maaşı küçülüyor. Faize ödenen para büyüyor. Bu nasıl bir düzen? Emekçiden kıs, faizciye ver. Bu düzen böyle gitmez" ifadelerini kullandı.
"TÜİK VE SARI SENDİKA AYNI DÜZENİN İKİ AKTÖRÜ HALİNE GELDİ"
TÜİK ile toplu sözleşme masasına oturan sendikaları eleştiren Eldemir, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Gerçek yaşamda karşılığı olmayan enflasyon rakamlarıyla ekonomik tabloyu belirleyen TÜİK ile yıllardır toplu sözleşme masalarında emekçinin gerçek kayıplarını karşılamayan oranlara imza atan sarı sendikalar, aynı düzenin iki aktörü haline gelmiştir. 8. Dönem Toplu Sözleşme'de 2026 yılı için yüzde 11-7, 2027 yılı için yüzde 5-4 oranlarına imza atılması, kamu çalışanlarının geleceğinin enflasyon karşısında korunmadığının açık göstergesidir. Merkez Bankası'nın 2026 enflasyon beklentisini yüzde 29,21'e, 2027 beklentisini yüzde 21,47'ye yükseltmesi, imzalanan sözleşmenin ne denli öngörüsüz olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
"ÜCRETİLİLER FİYAT ENDEKSİ OLUŞTURULMALIDIR"
TÜİK'in görevi hükümeti memnun edecek rakamlar üretmek değil, halkın gerçeğini ortaya koymaktır. Enflasyonu siyasi iktidarlardan bağımsız biçimde ölçen, şeffaf ve demokratik bir yapı oluşturulmasını istiyoruz. Bu yapıda, memur örgütleri, işçi örgütleri, emekli örgütleri, işveren örgütleri, ilgili bakanlıklar temsil edilmelidir. Ücretliler Fiyat Endeksi oluşturulmalıdır. Çünkü düşük gelirli vatandaşın harcamasında gıda ve kira çok daha büyük yer tutmaktadır. Zenginin enflasyonu ile emekçinin enflasyonu aynı değildir."
SENDİKA BAŞKANLARINDAN TÜİK'E ÇAĞRI
Eyleme katılan Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, enflasyonun toplu sözleşme masasından çıkarılması ve doğrudan maaşlara yansıtılması gerektiğini belirterek, "Burada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na, Cumhurbaşkanlığı'na ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'na özellikle seslenmek istiyoruz. Burada olması gereken, enflasyonun doğrudan memur ve memur emeklilerinin maaşlarına yansıtıldığı kanuni düzenlemenin yapılmasıdır. Siyasi partilerin buna artık öncülük etmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Bağımsız Yerel Yönetim Çalışanları Sendikası (Bizimsen) Genel Başkanı Uğur Şen de açıklanan rakamlar ile sokağın gerçekleri arasında fark olduğunu vurgulayarak, "Çalışanın maaşı kağıt üzerinde değil, pazarda, kirada ve faturalarda eriyor. Bizler artık gerçekçi enflasyon, adil ücret ve insanca yaşam istiyoruz. Buradan TÜİK'e sesleniyorum, açıkladığın rakamlarda samimiysen market aç, alışverişi senden yapalım" dedi.
KASK GENEL BAŞKANI ŞİMŞEK: "BİZİ BURANIN KAPISINA DAYANACAK VAZİYETE GETİRMEYİN"
Eylemde konuşan KASK Genel Başkanı Yunus Şimşek ise TÜİK'e ve mevcut toplu sözleşme düzenine tepki gösterdi. Cumhuriyet savcılarını göreve çağıran Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye İstatistik Kurumu'nun bir ortağı var. Kim bu ortak? Sarı sendika. Hiçbir memur keyfi bir şekilde ya da özgür, hür iradesiyle bunlara üye olmamaktadır, zorla üye yapılmaktadır. Bu bir ihbardır, Cumhuriyet savcılarını göreve davet ediyoruz. Masa başında rakamlar belirleyerek, hayal alemine dalarak siz gerçek yaşamı ifade edemezsiniz. Türkiye'de hakkını helal eden bir tane memur, işçi, emekli görmedim. Bu tiyatroyu sürekli aydan aya, 6 aydan 6 aya önümüze getiriyorlar. 2021 yılından beri dünyada gıda enflasyonu yüzde 1,2 iken, Türkiye'de yüzde 733 artmış. Ne yapalım, susalım mı?
Bizim hesap makinelerimiz doğru. TÜİK'teki arkadaşlara sesleniyoruz; buradan da uyarıyoruz. Bizi buranın kapısına dayanacak, burada kamp yapacak vaziyete getirmeyin. Gerçekleri açıklayın, rakamlarla oynamayın. TÜİK hesap makinesini açmayı ya da kapamayı bilmiyor ya da hiç açmıyorlar. Hükümeti memnun etmek için rakamlar uydurmaya gerek yok, gerçekler meydanda. Bu şekilde TÜİK'in geçerliliği ve inandırıcılığı kalmamıştır. Dolayısıyla Avrupa'da olduğu gibi memurlar, işçiler, emekliler ve ilgili bakanlıktan oluşan bağımsız, tarafsız bir heyet toplanmalı, gerçek enflasyonu hesaplamalıdır. Devletin memuru, işçisi, emeklisi yoksul olamaz, olmaması için de susmayacağız."
Açıklamaların ardından KASK yöneticileri ve üyeleri, TÜİK binasının duvarına sembolik hesap makinesi astı. Konfederasyon yetkilileri ve üyeleri, eylemin tamamlanmasının ardından Anıtkabir'i ziyaret etti.