İzmir2 Lenfoma Hastası Gizem Peruk Değil Kep Takmak İstiyor

Güncel Haberler

HENÜZ 19 yaşındayken ailesi dershanede klima çarptı sanırken lenfoma olduğunu öğrenen Gizem Erkekoğlu, üniversite tercihini hasta yatağında yaptı, eğitimini dondurmak zorunda kaldı.

Bir TÜP KAN DA 20 YAŞINDAKİ GİZEAM İÇİN

HENÜZ 19 yaşındayken ailesi dershanede klima çarptı sanırken lenfoma olduğunu öğrenen Gizem Erkekoğlu, üniversite tercihini hasta yatağında yaptı, eğitimini dondurmak zorunda kaldı. Ancak peruğuyla dalga geçen ve Bu hastalığı dört beş defa da yenerim diyecek kadar hayat dolu Gizem, tüm hastalar için kemik iliği bağışı çağrısı yapıyor. İzmir Narlıdere'de memur anne babanın iki kız çocuğundan büyüğü olan üniversite öğrencisi Gizem Erkekoğlu (20), bir çeşit kan kanseri olan lenfoma teşhisi konduktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi'nde 9 aylık bir tedavi ve iyileşme süreci geçirdi ancak hastalık iki ay sonra yeniden nüksetti. Üniversite sınavı heyecanı yaşadığı dönemde lenfoma olduğunu öğrenen ancak umudunu ve direncini hiç kaybetmediği gibi ailesine ve diğer hastalara da moral veren Gizem, sadece bir tüp kan bağışı istiyor.

PERUKSUZ DAHA RAHAT

Gizem, kemoterapi tedavisi sonrasında aldığı peruğu hakkında sadece Bunu çok fazla kullanmıyorum. Kullanmamak çok daha kolay oluyor benim için. Kendimi daha rahat hissediyorum diyerek hayatla ne kadar barışık olduğunu gösteriyor. Gizem, önümüzdeki hafta toplanacak heyetin belirleyici ilaç tedavisini sürdürürken bir yandan da uyumlu iliği bekleyecek.

TEK ÇARE İLİK NAKLİ OLABİLMEK

Üniversiteye hazırlanırken vücudunda farkettiği değişiklikler üzerine doktora başvuran ve lenfoma teşhisi konduğunu aktaran Gizem Erkekoğlu, Tedavim sırasında tercihlerimi hasta yatağımda yaptım. Sınavı kazandım ama maalesef Manisa Celal Bayar Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'ndeki eğitimimi başlamadan dondurmak zorunda kaldım. Tedavim 9 ay sürdü. Kendimden kök hücre nakli yapıldı. Tedavim bitti ama 2 ay sonra yine vücudumda bir lezyon çıktı ve biyopsi sonucunda maalesef ki aynı hastalık çıktı. Şu anda tek çarem bir ilik nakli olabilmek. Kardeşimin dokuları benimle tutmadı. Bu yüzden başkalarınınki aranıyor diyerek durumunu özetledi.

GEREKİRSE DÖRT BEŞ DEFA DA YENERİM

Türkiye'de İzmir, İstanbul, Antalya, Bursa ve Ankara'daki merkezlere direkt olarak ilik bağışı yapılabildiği gibi diğer illerde de bağışçı olmak isteyenlerin kampanyalar düzenlediğini hatırlatan Gizem, Sadece bir tüp kan bağışlamanızı istiyorum sözleriyle destek istiyor. Hastalığı moral gücüyle yeneceğine inanan Gizem, Ben hastalığı hiçbir zaman kabullenmedim. 'Ben hastayım' demedim. Moralim, psikolojim her zaman çok iyiydi. Hiçbir şekilde ailem, sevdiklerim, doktorlarım, hemşerilerim, arkadaşlarım benden desteklerini esirgemediler. Bu hastalıkta en önemli şey moral. Umut olduktan sonra tabii ki sonuç iyi olacaktır. Ben umut ettim. Bir kere yendim. Gerekirse dört defa, beş defa da yenerim sözleriyle de kararlılığını gösteriyor.

SADECE YAŞAMAK İSTİYORUM

Gizem, hastalığı yendikten sonra yapmayı hayal ettiklerini ise şu sözlerle anlatıyor

Öncelikle en büyük hayalim okuluma gidebilmek çünkü ben o okula gidebilmek için çok fazla çalıştım. Bir an önce öğretmenlerime, arkadaşlarıma kavuşmak istiyorum. Gidemediğim, devam edemediğim okuluma gitmek istiyorum. Bu kadar. Onun dışında tabii ki okulu bitirdikten sonra meslek sahibi olmak, ailemle mutlu bir hayat sürmek istiyorum. Başka da bir şey istemiyorum. Sadece yaşamak istiyorum, dolu dolu anımı yaşamayı istiyorum.

DERSHANEDE KLİMA ÇARPTI SANDIK

Kızının yanından bir dakika bile olsun ayrılmayan anne Zeliha Erkekoğlu da Hastalığı hiçbir zaman kabullenmedik. Basit bir grip atlattığını düşündük. İnsanlar bize çok destek oldular. Biz mutlu bir aileyiz. Bundan sonra daha mutlu şekilde yaşamak istiyoruz sözleriyle kızına destek veriyor.

Baba Ertunç Erkekoğlu da sınav hazırlanırken halsizlik ve grip belirtileri gösteren kızlarına önce dershanede klima çarptığını sandıklarını daha sonra da teşhisin konmasıyla tedavi sürecinin başladığını dile getirerek şöyle devam ediyor

Kendinden kök hücre naklinden sonra gittiğimiz düzenli kontrollerden birinde, maalesef 80. gününde sırtından beze çıktı. Biyopsi sonucunda hastalığın tekrar ettiğini öğrendik. İster istemez biraz moralimiz bozuldu ama bunu da yenecek dedik. Baba olarak çağrım bir tüp kan vererek bir hayatı yeşertmeleri söz konusu.