İstanbul'da 7 Ekim'in 3. yıl dönümünde "Filistin'de son durum" açıklaması
Göç ve Diaspora Vakfı ile Filistin İletişim ve İlişkiler Forumu Türkiye Şubesi, 7 Ekim'in 3. yıl dönümü dolayısıyla Gazze'de devam eden insani kriz, Batı Şeria'da artan saldırılar ile temel hak ihlallerine dikkati çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı.
Göç ve Diaspora Vakfı ile Filistin İletişim ve İlişkiler Forumu Türkiye Şubesi, 7 Ekim'in 3. yıl dönümü dolayısıyla Gazze'de devam eden insani kriz, Batı Şeria'da artan saldırılar ile temel hak ihlallerine dikkati çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı.
Fatih Belediyesi Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde düzenlenen basın açıklamasına çok sayıda vakıf üyesi katıldı.
Açıklama öncesi Filistin'deki son durumu anlatan Filistin İletişim ve İlişkiler Forumu Genel Koordinatörü Fatma Feyza Yeter, Filistin'den söz edildiğinde gözlerin Gazze'ye çevrildiğini dile getirerek, orada her gün Filistinlilere ait olan her şeyin yok edilmesine, insanların öldürülmesine, yıkıma ve sonu gelmeyen insani acılara tanıklık ettiklerini söyledi.
Yeter, "Ancak İsrail işgali bizi Gazze'deki insani durumla meşgul ederken, Batı Şeria ve Kudüs'te her geçen gün değişen başka bir gerçeklik daha var. Batı Şeria'da yaşananlar birbirinden bağımsız olaylardan değildir. Aksine bu, sessiz bir savaş ve başka türden bir soykırımdır." dedi.
Her gün yerleşimcilerin ihlallerde ve saldırılarda bulunduğunu vurgulayan Yeter, yerleşimcilerin Filistinlilerin evlerine saldırdıklarını, içinde yaşayan insanlarla birlikte evleri ve zeytin ağaçlarını ateşe verdiklerini belirtti.
Batı Şeria'da bölgeleri birbirinden ayıran İsrail kontrol noktalarından bahseden Yeter, şöyle devam etti:
"Günlük tutuklamalar devam ediyor ve Siyonist İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklu sayısı 7 bini aşıyor. Bütün bunlar, medya kapsamının yokluğu içerisinde gerçekleşiyor. İsrail işgali, medya mensuplarının herhangi bir haber yayınlamasını engelliyor. Onları baskı ve kötü muameleye maruz bırakıyor ve medya kuruluşlarının ofislerini kapatıyor."
Batı Şeria'da, topraklara el konulması, evlerin yıkılması, Filistinli toplulukların yerlerinden edilmesi, yüzlerce Filistinli ailenin göçe zorlanması, yerleşimci saldırıları ve Filistinlilerin günlük hareketlerine yönelik giderek artan kısıtlamalar yoluyla hızla şekillenen yeni bir gerçekliğin ortaya çıktığına değinen Yeter, "Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2026 yılının başından eylül ayının ortasına kadar, yaralanmaya veya mülklerin zarar görmesine yol açan yerleşimci saldırıları 7 bin 758'i aşmış ve bu saldırılar 275 Filistinli topluluğu etkilemiştir." şeklinde konuştu.
Yeter, yaşanan bu olayların tamamının İsrail'in yürüttüğü en tehlikeli projelerden biri olan Kudüs'ün doğusundaki "E1" projesini hayata geçirmek için yapıldığını vurgulayarak konuşmasını sona erdirdi.
Konuşmanın ardından Göç ve Diaspora Vakfı Kadın Diasporası İletişim Başkanı Ayşe Müzeyyen Taşçı basın açıklaması yaptı.
Taşçı, Filistin'de zulmün adresinin değiştiğini fakat acının adının değişmediğini ifade ederek, Gazze'de bombaların altında yaşam mücadelesi veren Filistinlilerin, Batı Şeria ve Kudüs'te de kuşatıldığını, parçalanmış ve her gün biraz daha daraltılan bir hayatın içine itildiklerini belirtti.
Gazze'nin "evlerin, hastanelerin, okulların ve sığınakların yıkıldığı", "çocukların, kadınların ve sivillerin hayatını kaybettiği", "insanların açlık, susuzluk, hastalık ve güvensizlikle baş başa bırakıldığı" bir coğrafya olduğunu vurgulayan Taşçı, "Gazze'de ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen, İsrail'in saldırı ve bombardımanlarını sürdürmesi ateşkesi fiilen ihlal etmekte ve sivillerin hayatını yeniden tehdit etmektedir. Ateşkes, İsrail'in saldırılarının gölgesinde kalan bir söz değil, saldırıların tamamen sona erdiği, sivillerin korunduğu ve insani yardımın engelsiz ulaştığı kalıcı bir gerçekliğe dönüşmelidir." dedi.
Gazze'de çocukların çocukluğunun çalındığını dile getiren Taşçı, şöyle konuştu:
"Gazze'de çocuklar yalnızca savaşın kurşun ve bombalarıyla değil, açlık, susuzluk, hastalık, yıkılmış evler ve güvensiz barınma koşullarıyla da mücadele ediyor. Bir çocuk için su, yalnızca su değildir. Su hayattır. ve bir çocuğun üzerine çöken savaş enkazı yalnızca beton değildir. O enkaz, bir ailenin hayatıdır. İşgal çocukların yalnızca bugününü değil, geleceğini de ellerinden alıyor. Evini kaybeden bir çocuk okulunu, okulunu kaybeden bir çocuk ise geleceğe dair kurduğu hayallerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor."
Sadece sivillerin değil sağlık çalışanları ile gazetecilerin de hedefte olduğunu anlatan Taşçı, insan hayatını kurtarmaya çalışanların öldürülmesinin, yalnızca bir insanlık dramı olmadığını, uluslararası insancıl hukukun korunması açısından da ağır bir mesele olduğunu ifade etti.
Taşçı, gazetecilerin Gazze'de yaşananları dünyaya duyurabilmek için hayatlarını ortaya koyduğunu belirterek, onların yalnızca haber yapmadıklarını, dünyanın görmediğini göstermeye, dünyanın duymadığını duyurmaya çalıştıklarını ve onların susturulmasının gerçekliğin tanıklığını susturmak olduğunu söyledi.
Ayşe Müzeyyen Taşçı, "Gazze'de katliama son. Batı Şeria'da işgale ve zulme son. Kudüs'te hak ihlallerine son. Çocuklar ölmesin. Sağlıkçılar öldürülmesin. Gazeteciler susturulmasın. Filistin halkı yalnız değildir. Gazze'de katliam, Batı Şeria'da işgal. Filistin tek yürek. Dünya vicdanıyla ayağa kalkmalı." çağrısında bulundu.
Fatih Belediyesi Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde düzenlenen basın açıklamasına çok sayıda vakıf üyesi katıldı.
Açıklama öncesi Filistin'deki son durumu anlatan Filistin İletişim ve İlişkiler Forumu Genel Koordinatörü Fatma Feyza Yeter, Filistin'den söz edildiğinde gözlerin Gazze'ye çevrildiğini dile getirerek, orada her gün Filistinlilere ait olan her şeyin yok edilmesine, insanların öldürülmesine, yıkıma ve sonu gelmeyen insani acılara tanıklık ettiklerini söyledi.
Yeter, "Ancak İsrail işgali bizi Gazze'deki insani durumla meşgul ederken, Batı Şeria ve Kudüs'te her geçen gün değişen başka bir gerçeklik daha var. Batı Şeria'da yaşananlar birbirinden bağımsız olaylardan değildir. Aksine bu, sessiz bir savaş ve başka türden bir soykırımdır." dedi.
Her gün yerleşimcilerin ihlallerde ve saldırılarda bulunduğunu vurgulayan Yeter, yerleşimcilerin Filistinlilerin evlerine saldırdıklarını, içinde yaşayan insanlarla birlikte evleri ve zeytin ağaçlarını ateşe verdiklerini belirtti.
Batı Şeria'da bölgeleri birbirinden ayıran İsrail kontrol noktalarından bahseden Yeter, şöyle devam etti:
"Günlük tutuklamalar devam ediyor ve Siyonist İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklu sayısı 7 bini aşıyor. Bütün bunlar, medya kapsamının yokluğu içerisinde gerçekleşiyor. İsrail işgali, medya mensuplarının herhangi bir haber yayınlamasını engelliyor. Onları baskı ve kötü muameleye maruz bırakıyor ve medya kuruluşlarının ofislerini kapatıyor."
Batı Şeria'da, topraklara el konulması, evlerin yıkılması, Filistinli toplulukların yerlerinden edilmesi, yüzlerce Filistinli ailenin göçe zorlanması, yerleşimci saldırıları ve Filistinlilerin günlük hareketlerine yönelik giderek artan kısıtlamalar yoluyla hızla şekillenen yeni bir gerçekliğin ortaya çıktığına değinen Yeter, "Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2026 yılının başından eylül ayının ortasına kadar, yaralanmaya veya mülklerin zarar görmesine yol açan yerleşimci saldırıları 7 bin 758'i aşmış ve bu saldırılar 275 Filistinli topluluğu etkilemiştir." şeklinde konuştu.
Yeter, yaşanan bu olayların tamamının İsrail'in yürüttüğü en tehlikeli projelerden biri olan Kudüs'ün doğusundaki "E1" projesini hayata geçirmek için yapıldığını vurgulayarak konuşmasını sona erdirdi.
Konuşmanın ardından Göç ve Diaspora Vakfı Kadın Diasporası İletişim Başkanı Ayşe Müzeyyen Taşçı basın açıklaması yaptı.
Taşçı, Filistin'de zulmün adresinin değiştiğini fakat acının adının değişmediğini ifade ederek, Gazze'de bombaların altında yaşam mücadelesi veren Filistinlilerin, Batı Şeria ve Kudüs'te de kuşatıldığını, parçalanmış ve her gün biraz daha daraltılan bir hayatın içine itildiklerini belirtti.
Gazze'nin "evlerin, hastanelerin, okulların ve sığınakların yıkıldığı", "çocukların, kadınların ve sivillerin hayatını kaybettiği", "insanların açlık, susuzluk, hastalık ve güvensizlikle baş başa bırakıldığı" bir coğrafya olduğunu vurgulayan Taşçı, "Gazze'de ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen, İsrail'in saldırı ve bombardımanlarını sürdürmesi ateşkesi fiilen ihlal etmekte ve sivillerin hayatını yeniden tehdit etmektedir. Ateşkes, İsrail'in saldırılarının gölgesinde kalan bir söz değil, saldırıların tamamen sona erdiği, sivillerin korunduğu ve insani yardımın engelsiz ulaştığı kalıcı bir gerçekliğe dönüşmelidir." dedi.
Gazze'de çocukların çocukluğunun çalındığını dile getiren Taşçı, şöyle konuştu:
"Gazze'de çocuklar yalnızca savaşın kurşun ve bombalarıyla değil, açlık, susuzluk, hastalık, yıkılmış evler ve güvensiz barınma koşullarıyla da mücadele ediyor. Bir çocuk için su, yalnızca su değildir. Su hayattır. ve bir çocuğun üzerine çöken savaş enkazı yalnızca beton değildir. O enkaz, bir ailenin hayatıdır. İşgal çocukların yalnızca bugününü değil, geleceğini de ellerinden alıyor. Evini kaybeden bir çocuk okulunu, okulunu kaybeden bir çocuk ise geleceğe dair kurduğu hayallerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor."
Sadece sivillerin değil sağlık çalışanları ile gazetecilerin de hedefte olduğunu anlatan Taşçı, insan hayatını kurtarmaya çalışanların öldürülmesinin, yalnızca bir insanlık dramı olmadığını, uluslararası insancıl hukukun korunması açısından da ağır bir mesele olduğunu ifade etti.
Taşçı, gazetecilerin Gazze'de yaşananları dünyaya duyurabilmek için hayatlarını ortaya koyduğunu belirterek, onların yalnızca haber yapmadıklarını, dünyanın görmediğini göstermeye, dünyanın duymadığını duyurmaya çalıştıklarını ve onların susturulmasının gerçekliğin tanıklığını susturmak olduğunu söyledi.
Ayşe Müzeyyen Taşçı, "Gazze'de katliama son. Batı Şeria'da işgale ve zulme son. Kudüs'te hak ihlallerine son. Çocuklar ölmesin. Sağlıkçılar öldürülmesin. Gazeteciler susturulmasın. Filistin halkı yalnız değildir. Gazze'de katliam, Batı Şeria'da işgal. Filistin tek yürek. Dünya vicdanıyla ayağa kalkmalı." çağrısında bulundu.
Kaynak: AA / Güncel
İnsan Hakları, Dış Politika, Batı Şeria, İstanbul, Filistin, Türkiye, Güncel, Gazze, Ekim, Gazze, Türkiye, Filistin, Batı Şeria, İstanbul, İnsan Hakları, Dış Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA