İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye'de Otoriter Trend Bizi Kaygılandırıyor
İnsan Hakları Izleme Örgütü'nün, geleneksel olarak yayınladığı yıllık raporunda Türkiye'yi 'ifade özgürlüğünü sınırlayan uygulamaların Türkiye'nin uluslararası güvenilirliğini zedelediği' dile getirildi.
İnsan Hakları Izleme Örgütü'nün, geleneksel olarak yayınladığı yıllık raporunda Türkiye'yi 'ifade özgürlüğünü sınırlayan uygulamaların Türkiye'nin uluslararası güvenilirliğini zedelediği' dile getirildi. Raporda, Arap baharına destek veren Türkiye'nin kendi içindeki insan hakları ve demokrasi sorunları ile de ilgilenmesi uyarısı da yapıldı, gazetecilerin, yazarların, politikacıların ve muhalif duruşu olanların cezaevine gönderilmesi de raporda eleştirildi. New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde açıklanan raporun ardından Türk gazetecilerin sorunlarını yanıtlayan İnsan Hakları İzleme Örgütü BM Direktörü Philippe Bolopion, uluslararası arenada ekonomik, politik ve diplomatik gücü artan, Türkiye tam güvenilirliğe ulaşabilmesi kendi içindeki insan hakları ihlallerini önlemesi gerektiği söyledi. Bolopion, Örneğin Arap Baharı'nda Türkiye, çok keskin insan hakları ihlallerine karşı sert çıkışlar yaptı. Arap Baharı'nda, Suriye'deki insan hakları ihlallerine karşı Türk hükümetinin tepkisi çok etkili oldu. Ama biz inanıyoruz ki, Türkiye'nin bu konuda güvenilebilirlik niteliğine kavuşabilmesi için, ilk önce kendi içindeki insan hakları ihlallerine karşı önlem alması gerek. Türkiye'de, otoriter bir trend gelişmekte ve bunu kaygı ile izliyoruz. Barışçı Kürt aktivistlerin gördüğü muamele bizi kaygılandırıyor, yazarların, gazetecilerin hapse atılması bizi kaygılandırıyor. Türkiye'nin, gerek Arap Baharı'nda, gerekse tüm dünyada, tüm potansiyeli ile, insan hakları için olumlu bir ses olabilmesi için önce kendi içindeki sorunları çözmesi gerek diye konuştu. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün, yaklaşık 90 ülkeyi kapsayan, 676 sayfalık raporunda, 'Avrupa ve Orta Asya' bölümünde yaralan Türkiye'ye sert eleştiriler dile getirildi. Türkiye'de, Terörizm' tanımının çok geniş ve ucu açık tutulduğu öne sürülen raporda, bu durumun da hakkında yeterli delil olmayan kişilerin bile ceza aldıkları, gazeteciler ve yazarlar hakkında sürekli davalar açıldığı, ifade özgürlüğünün de baskı altına alındığı görüşlerine yer verildi. Raporda, gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener'in tutuklanmasında şiddet içermeyen yazılarının neden gösterildiği anımsatılarak, 'Mahkemeler ifade özgürlüğünü korumakta yetersiz. İfade özgürlüğünü kısıtlayan tüm yasalar vadesini doldurmuş durumda' görüşüne yer verildi. Raporda ayrıca kadına karşı şiddet uygulamasının sürdüğü, gerek polis gerekse mahkemelerin kadının haklarını korumakta yetersiz kaldığı belirtildi. Raporda, göstericilere karşı polisin oransız şiddet kullanımının Türkiye'de hala sorun olduğu dile getirildi. Hopa'da yaşanan olaylara da değinilen raporda, Metin Lokumcu'nun polisin yoğun olarak kullandığı biber gazı nedeniyle kalp krizi geçirerek öldüğüne dikkat çekildi.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
Birleşmiş Milletler, Politika, New York, Türkiye, Güncel, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA