İhlas Kariyer Vakfı Akademisi 8. Kariyer Zirvesi

Ekonomi Haberleri

Başbakan Yardımcısı Babacan."İllegal yapılanmaların güven ve istikrar ortamına zarar vermesine kesinlikle izin vermeyeceğiz."

- Başbakan Yardımcısı Babacan:

"İllegal yapılanmaların güven ve istikrar ortamına zarar vermesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bu istikrar ve güven ortamı şu anda

Türkiye'nin sahip olduğu en önemli kıymeti"

İhlas Kariyer Vakfı Akademisi 8. Kariyer Zirvesi'nde konuşan Babacan, iş hayatının önde gelen şahsiyetlerinin, iş ve hayat tecrübelerini gençlerle paylaşmalarının önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

İş ve meslek hayatında başarılı olmanın pek çok yolu ve yöntemi olduğunu söyleyen Babacan, nereden bakılırsa bakılsın eğitimin bir numaralı konu olarak öne çıktığını vurgulayarak, "Eğitim derken sadece okulda alınan eğitim değil. Aynı zamanda  gençlik yıllarında, sivil toplum çalışmalarının bir miktar içinde olup, bazı gönüllü hizmetlerin içinde olarak gelişim  sağlanmaktadır. Ülkenin geleceği iyi eğitilmiş gençlere bağlı. Pek çok ülkede karşılaştırma yaptığımızda o ülkenin ortalama çalışan nüfusunun eğitim durumu ile o ülkenin kişi başına düşen ortalama milli gelirine baktığımızda eğitim süresi ile milli gelir arasında çok yakın bir puan var. Çalışan nüfus ne kadar iyi eğitimli ise o ülkenin milli geliri de o derece yüksek oluyor" dedi.

Hükümet olarak eğitime önem verdiklerini ve önemli yatırımlar yaptıklarını anlatan Babacan, bir ülkenin toplam ekonomik gücünün, dünya siyasetinde, uluslararası kültür ve düşünce hayatındaki etkisinin ancak iyi eğitilmiş nesillerle ilişkili olduğunu ifade etti.

Babacan, bir ülkenin ürettiği toplam değerin o ülkenin sahip olduğu eğitim seviyesiyle birebir alakalı olduğuna dikkati çekerek, gençlerin ezberci zihniyetten uzaklaşıp, çevresindeki gelişmeleri sorgular bir hale gelmesinin, araştırmacı olmasının ve kendini geliştirmek için bir çaba içinde olmasının eğitim için olmazsa olmaz olduğunu anlattı.

İkinci dünya savaşından sonra Almanya ve Japonya'nın yerle bir olduğunu, Belçika'nın tüm otoyol sistemi aydınlatmasının Almanya tarafından savaş tazminatı olarak karşılandığını hatırlatan Babacan, Almanya ve Japonya'nın çok kısa bir süre sonra dünyanın en büyük ekonomileri haline gelmesinde eğitimin en önemli faktör olduğuna işaret etti.

Nüfus gücünün iyi eğitimli olması halinde zor işlerden kolayca sıyrılıp çıkıldığını belirten Babacan, sermayenin gidecek ve finanse edecek proje aradığını söyleyerek, "Bir ülkenin geleceği o ülkenin gençleridir" dedi.

Babacan, Hükümet olarak en fazla eğitime kaynak ayırdıklarını anımsatarak, değişen ekonomik yapıya uygun işgücü planlaması yapılması ve geleceğin mesleklerine yönelik eğitimin güçlendirilmesinin gerekliliğine vurgu yaptı.

Eğitim denilince sadece okulun anlaşılmaması, okul dışında da eğitim alınması gerektiğini, 14 yaşından itibaren ister haftasonu ister yaz tatillerinde bir işe girmenin gerçek hayatı tecrübe etmek adına çok faydalı olacağını anlatan Babacan, "Okulda 3 senede öğrenebileceğinizi işyerinde 3 haftada yapabilirsiniz" diye konuştu.

"2023 hedeflerine ulaşmada eğitim reformları şart"

Teknolojiyi çok önemsediklerini belirten Babacan, FATİH projesinine de değindi.

Proje kapsamında 4. sınıftan 12. sınıfın sonuna kadar tablet verileceğini anlatan Babacan, "FATİH projesi bununla da bitmiyor. Tüm okullara fiber kabloların çekilmesiyle sadece okulda değil okulun çevresinde de çok hızlı internete erişim sağlanacak. Ayrıca iyi bir içerikle bunu bütünleştirmek istiyoruz. Yoğun bir çaba içerisindeyiz" dedi.

Dünyanın çok hızlı değiştiğini ve bu nedenle meslek seçiminin de çok önemli olduğunu ifade eden Babacan, bugünün geçerli mesleğinin bundan on yıl sonra geçerli olmayabileceğini ve mümkün oldukça geleceğe yönelik seçimlerin kısıtlanmamasını söyledi.

Babacan, 2023 yılını Türkiye'sini düşündüklerinde çok daha iyi eğitim seviyesi yakalamış bir Türkiye istedikleri için bugünden o Türkiye'nin geleceğini hazırladıklarını belirterek, "Eğitim reformlarımızı hızla devam ettiremezsek, 2023 hedeflerimizi yakalamamız da pek mümkün değil" dedi.

-"İstikrar ve güven ortamı şu anda Türkiye'nin sahip olduğu en önemli kıymeti"

İyi işleyen demokrasilerde iletişimin, fikir hürriyetinin çok temel konular olduğunu belirten Babacan, şunları söyledi:

"İletişim kanallarının sürekli açık olması, beklentilerin, arzuların, isteklerin endişelerin, korkuların açıkça ifade ediliyor olması son derece önemli. Ama bunun medeni ve barışçıl yollardan yapılması başka önemli bir konu. İş şiddete dayanıyorsa, karşılıklı zarar vermeye dayanıyorsa, molotof kokteyleri ile demir bilyelerle araçları, otobüsleri yakıp yıkma ile bazı mesajlar verilmeye çalışılıyorsa kimse kusura bakmasın, bu bizim gelecekte görmek istediğimiz bir gençlik davranışı değil. "

Türkiye'nin çok açık bir toplum haline geldiğini belirten Babacan, Facebook kullanımında dünyada 6. sırada olduğunu, Türkiye'de 400 televizyon kanalı ve bin 100 radyo kanalı bulunduğunu,  30 santimlik bir uydu anteni ile yüzlerce uluslararası kanala erişilebildiğini söyledi.

Medeni yollarla kendini ifade edebilmenin, hakkını arayabilmenin, demokratik ülkelerde en doğal düzenleme olduğunu ifade eden Babacan, "Fakat burada amaçlar farklı. Şöyle son üç-dört haftaya baktığımızda sokaklarda, meydanlarda çok insan gördük. Bunların bir kısmı gayet iyi niyetli, çevre kaygıları olan kendilerini ifade eden vatandaşlarımız. Çünkü bugün küresel ısınma başta olmak üzere çevre meseleleri gelecek nesilleri tehdit eden en önemli küresel sorunlardan birisidir. Fakat kalabalık içinde onlar sayıca az. Kendini belki bu olayların başında iyi niyetle ifade etmek isteyen, ama arkasından bunları istismar eden, oradaki iyi niyetli hareketi baz alıp onun üzerine şiddet ve farklı eylemlerle diğer vatandaşlarımıza zarar veren illegal örgütler..."

Babacan, barışçıl ve şiddet içermeyen yollarla, hukuk çevresinde kendisini ifade eden bütün vatandaşlara kapılarının sonuna kadar açık olduğunu burgulayarak, "Sorunlarını can kulağıyla dinleriz. Bütün arzularını beklentilerini dikkate alırız" dedi.

Öte yandan özellikle şiddeti kendine bir yol seçmiş, illegal yollarla, Türkiye'nin istikarını, güvenli bir huzur ortamını hedefleyen yapılanmalara da taviz vermeyeceklerini vurgulayan Babacan, şunları anlattı:

"Biz 10,5 yıldır Türkiye'de bir güven ve istikrar ortamı oluşturduk. Adım adım inşa ettiğimiz bu istikrar ve güven ortamına sahip çıkmamız gayet doğal. Bu illegal yapılanmaların güven ve istikrar ortamın zarar vermesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bu istikrar ve güven ortamı şu anda Türkiye'nin sahip olduğu en önemli kıymeti."

-"(Bazı yayın organları) Bunları bizim iyi niyetli kabul etmemiz mümkün değil"

Sosyal medyada ve belirli sayıda uluslararası medyanın etkili yayın organlarında bir dezenformasyonun söz konusu olduğuna dikkati çeken Babacan, şöyle konuştu:

"Daha dün, ismini söylemeyim, ama kim olduğunu biliyorusunuz. Kazlıçeşme'deki o büyük vatandaş grubumuzun fotoğrafını koyuyorlar. Altına diyorlar ki hükümet aleyhine gösteri var. Bu da sözüm ona dünyanın en iyi bilinen yayın organlarından bir tanesinin internet sitesi. Bunları bizim iyi niyetli kabul etmemiz mümkün değil. Nasıl olurda bu uluslararası belli başlı yayın kuruluşlarının kendi itibarlarını yıprtama pahasına böyle bir yayın politikası izlerler anlamak mümkün değil."

Babacan, "Dünya kamuoyuna doğruları açıkça ifade etmeye başladıkça, gerçekleri yüzlerine çarptıkça diyorlar ki; Türkiye çok oldu. Evet çok olacağız. Güçlü olacağız" dedi.

Son üç haftadır dünya basınına bakıldığında Türkiye'deki gelişmelerin dünya basınında sürekli birinci sayfalarda yer aldığını belirten Babacan, şöyle devam etti:

"Şimdiye kadar neredeyse 100 bin sivilin hayatını kaybettiği, her gün kadınların çocukların sistematik bir şekilde öldürüldüğü Suriye, aynı yayın organlarında ne kadar yer alıyor? Suriye meselesi kaçıncı sayfanın neresinde küçük puntolarla var mı yok mu belli değil. Peki siz Türkiye'ye demaokrasi, insan hakları diyorsunuz da hemen Türkiye'nin komşusu bir ülkede büyük bir insanlık suçu işlenirken bir rejim kendi vatandaşlarını sistematik bir şekilde öldürürken niye buna ses çıkartmıyorsunuz?" - İstanbul