DSÖ, Güneydoğu Asya ülkelerindeki artan kanser vakalarına dikkati çekiyor
Dünya Sağlık Örgütü, Güneydoğu Asya'da kanserle mücadele alanında bazı olumlu gelişmelere dikkat çekerken, bölgede hızla artan vakalar için çabaların hala yetersiz olduğunu vurguladı. Kanserin önlenmesi, 21. yüzyılın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendirilmekte.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Güneydoğu Asya bölgesinde kanserle mücadelede olumlu gelişmeler kaydedildiğini, öte yandan hızla artan vakaların önüne geçmek için çabaların halen yetersiz kaldığını vurguluyor.
Vücudun hemen her organında anormal hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyerek, diğer organlara yayılmasıyla başlayabilen geniş bir hastalık grubu olarak tanımlanan kanser, dünyada en çok öldüren ikinci hastalık olarak biliniyor.
Oluştuğu dokuya göre isimlendirilen kanserin 200'den fazla türü tespit edilirken, bunların görülme sıklığı kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor.
Cilt, meme, akciğer, prostat, mide, kalın bağırsak (kolon), rahim ağzı (serviks) kanserleri ve lenf bezi tümörleri, "habis tümör" veya "ur" olarak da adlandırılan hastalığın en yaygın türleri arasında yer alıyor.
Kanser, genellikle kanser öncesi bir lezyondan kötü huylu bir tümöre ilerleyen çok aşamalı bir süreçte, normal hücrelerin tümör hücrelerine dönüşmesinden kaynaklanıyor.
Kanser hastalığının nedenlerinden birinin genetik yatkınlık yani ailedeki hastalık geçmişi olduğu belirtilirken, sigara ve alkol kullanımı, yoğun güneş ışınına, radyasyon ile kanserojen olarak anılan bazı kimyasallara maruz kalma, çeşitli virüsler, kötü beslenme alışkanlıkları ve hava kirliliği gibi dış faktörlerin de kansere neden olduğu biliniyor.
DSÖ'ye bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) verilerine göre, dünya çapında her 5 kişiden biri yaşamı boyunca kansere yakalanıyor. Kanserin önlenmesi, 21. yüzyılın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendiriliyor.
IARC, 2045'e kadar kanser vakası sayısının 32,6 milyona ulaşacağını öngörüyor.
Öte yandan mevcut bilimsel verilere göre, kanser vakalarının yüzde 40'ı ön erken teşhisle tedavi edilebiliyor.
AA muhabiri, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanser vakalarına ilişkin haberleri derledi.
DSÖ, Güneydoğu Asya'daki vaka artışına değindi
DSÖ verilerine göre, Güneydoğu Asya bölgesinde 2022'de, 56 bini çocuk olmak üzere 2,4 milyon yeni kanser vakası ve kansere bağlı 1,5 milyon can kaybı kaydedildi.
Son birkaç yılda, Güneydoğu Asya'da kanserle mücadele faaliyetleri hız kazandı.
Özellikle Butan'da, 2020'de nüfusun yüzde 90'ından fazlasına mide, rahim ağzı ve meme kanseri taraması yapıldı, pozitif sonuç çıkanlar tedavi edildi.
Tayland'da ise herkesin kanser tedavisi olabilmesi için sağlık sigortası kampanyası hayata geçirildi.
Güneydoğu Asya'daki 7 ülkede kanser kayıt sistemleri oluşturuldu, 8 ülkede İnsan Papilloma Virüsü'ne (HPV) karşı aşılama programı uygulamaya konuldu.
Ayrıca Güneydoğu Asya'da tütün kullanımında dünyadaki en hızlı düşüş oranı kaydedildi.
Öte yandan, bölgede kansere neden olan maddelerin kontrolüne ilişkin politikalar halen yetersiz durumda.
Pek çok ülkede kanserin önüne geçmek için hazırlanan politikalar uygulamaya konulmuyor, kanser tedavisi sağlık sigortalarınca karşılanmıyor.
Kanserle mücadele politikaları tam olarak uygulanmadığı için önüne geçilmesi mümkün milyonlarca kanser vakası ortaya çıkıyor.
Kanser genellikle geç evrede teşhis ediliyor, bu da tedaviyi daha az etkili ve daha pahalı hale getiriyor.
Ayrıca Güneydoğu Asya'daki ülkelerin, artan kanser yükünü yönetme kapasiteleri yetersiz kalıyor. Bölgedeki tüm ülkelerde kanser vakalarını düzenli izlemeye yarayan sistemler bulunmuyor.
DSÖ, kanserle mücadele için Güneydoğu Asya bölgesi için 2024-2030 Kanserden Korunma ve Yönetim Stratejisi'ni hazırladı.
Bu kapsamda kanser hastalarının, sağlık sistemlerinin merkezine konulması hedefleniyor.
DSÖ, kanser ile ancak hükümetlerin öncülüğünde, DSÖ ve ortaklarının desteğiyle ve güçlü işbirlikleri sayesinde etkili biçimde mücadele edilebileceğini belirtiyor.
Vücudun hemen her organında anormal hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyerek, diğer organlara yayılmasıyla başlayabilen geniş bir hastalık grubu olarak tanımlanan kanser, dünyada en çok öldüren ikinci hastalık olarak biliniyor.
Oluştuğu dokuya göre isimlendirilen kanserin 200'den fazla türü tespit edilirken, bunların görülme sıklığı kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor.
Cilt, meme, akciğer, prostat, mide, kalın bağırsak (kolon), rahim ağzı (serviks) kanserleri ve lenf bezi tümörleri, "habis tümör" veya "ur" olarak da adlandırılan hastalığın en yaygın türleri arasında yer alıyor.
Kanser, genellikle kanser öncesi bir lezyondan kötü huylu bir tümöre ilerleyen çok aşamalı bir süreçte, normal hücrelerin tümör hücrelerine dönüşmesinden kaynaklanıyor.
Kanser hastalığının nedenlerinden birinin genetik yatkınlık yani ailedeki hastalık geçmişi olduğu belirtilirken, sigara ve alkol kullanımı, yoğun güneş ışınına, radyasyon ile kanserojen olarak anılan bazı kimyasallara maruz kalma, çeşitli virüsler, kötü beslenme alışkanlıkları ve hava kirliliği gibi dış faktörlerin de kansere neden olduğu biliniyor.
DSÖ'ye bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) verilerine göre, dünya çapında her 5 kişiden biri yaşamı boyunca kansere yakalanıyor. Kanserin önlenmesi, 21. yüzyılın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendiriliyor.
IARC, 2045'e kadar kanser vakası sayısının 32,6 milyona ulaşacağını öngörüyor.
Öte yandan mevcut bilimsel verilere göre, kanser vakalarının yüzde 40'ı ön erken teşhisle tedavi edilebiliyor.
AA muhabiri, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla kanser vakalarına ilişkin haberleri derledi.
DSÖ, Güneydoğu Asya'daki vaka artışına değindi
DSÖ verilerine göre, Güneydoğu Asya bölgesinde 2022'de, 56 bini çocuk olmak üzere 2,4 milyon yeni kanser vakası ve kansere bağlı 1,5 milyon can kaybı kaydedildi.
Son birkaç yılda, Güneydoğu Asya'da kanserle mücadele faaliyetleri hız kazandı.
Özellikle Butan'da, 2020'de nüfusun yüzde 90'ından fazlasına mide, rahim ağzı ve meme kanseri taraması yapıldı, pozitif sonuç çıkanlar tedavi edildi.
Tayland'da ise herkesin kanser tedavisi olabilmesi için sağlık sigortası kampanyası hayata geçirildi.
Güneydoğu Asya'daki 7 ülkede kanser kayıt sistemleri oluşturuldu, 8 ülkede İnsan Papilloma Virüsü'ne (HPV) karşı aşılama programı uygulamaya konuldu.
Ayrıca Güneydoğu Asya'da tütün kullanımında dünyadaki en hızlı düşüş oranı kaydedildi.
Öte yandan, bölgede kansere neden olan maddelerin kontrolüne ilişkin politikalar halen yetersiz durumda.
Pek çok ülkede kanserin önüne geçmek için hazırlanan politikalar uygulamaya konulmuyor, kanser tedavisi sağlık sigortalarınca karşılanmıyor.
Kanserle mücadele politikaları tam olarak uygulanmadığı için önüne geçilmesi mümkün milyonlarca kanser vakası ortaya çıkıyor.
Kanser genellikle geç evrede teşhis ediliyor, bu da tedaviyi daha az etkili ve daha pahalı hale getiriyor.
Ayrıca Güneydoğu Asya'daki ülkelerin, artan kanser yükünü yönetme kapasiteleri yetersiz kalıyor. Bölgedeki tüm ülkelerde kanser vakalarını düzenli izlemeye yarayan sistemler bulunmuyor.
DSÖ, kanserle mücadele için Güneydoğu Asya bölgesi için 2024-2030 Kanserden Korunma ve Yönetim Stratejisi'ni hazırladı.
Bu kapsamda kanser hastalarının, sağlık sistemlerinin merkezine konulması hedefleniyor.
DSÖ, kanser ile ancak hükümetlerin öncülüğünde, DSÖ ve ortaklarının desteğiyle ve güçlü işbirlikleri sayesinde etkili biçimde mücadele edilebileceğini belirtiyor.
Kaynak: AA / Güncel
Dünya Sağlık Örgütü, Güneydoğu Asya, Güncel, Kanser, Güneydoğu Asya, Dünya Sağlık Örgütü, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA