Fon tasfiyesi teklifi TBMM'de kabul edildi, 131 yatırım fonu etkilendi

Güncel Haberler

TBMM Genel Kurulu'nda Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi kabul edilerek kanunlaştı. Muhalefet fon kayıplarını 'organize soygun' olarak nitelendirirken AK Partili Alan tasfiye yöntemiyle karşılanan tutarın 40,8 milyar lira olduğunu açıkladı.

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda konuşan İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, yaşananları "organize soygun" olarak nitelendirirken YENİ Parti Ankara Milletvekili Okan Konuralp denetim ve müdahale sorumluluğuna dikkati çekerek, "Bazen asıl skandal, birilerinin ne yaptığı değil, bunu önleyebilecek güce sahip olanların ne yapmadığıdır" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi" görüşüldü.
Kanun teklifinin 6'ncı maddesi üzerine verilen önerge hakkında söz alan CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, vatandaşların gelecek güvencesi oluşturmak amacıyla fonlara para yatırdıklarını ifade etti.


Bankoğlu, para piyasası fonlarına düşük riskli olduğu ve devletin kurumlarına güvenildiği için yatırım yapıldığını ifade ederek, "Bir anne çocuğunun geleceği için para biriktiriyor, bir emekli birikimini korumaya çalışıyor, bir işçi kıdem tazminatını yarınlarına güvence yapmak istiyor, bir esnaf yıllarca alın teriyle kazandığı paraları büyütüp işini ayakta tutmaya çalışıyor, bir genç ev kurabilmek, eğitim parasını ödeyebilmek, geleceğe umutla bakabilmek için 3-5 kuruş parayı bir kenara koyuyor" dedi.
Fonların büyüklüğünün 18 milyar dolar olduğunu belirten Bankoğlu, bu tutarın farklı alanlarda neler sağlayabileceğine ilişkin örnekler verdi. Bankoğlu, "Mesela, tam on yıl önce sözü verilen ve on yıl sonra ancak açılabilen Bartın Devlet Hastanesi'nin maliyeti 9,2 milyar lira, bu parayla tam 97 tane Bartın Devlet Hastanesi açılabilirdi, yine de para artıyordu" diye konuştu.
TOKİ'nin Anadolu için açıkladığı 1+1 konut fiyatının 1,8 milyon lira olduğunu söyleyen Bankoğlu, şöyle devam etti:
"Yaklaşık 500 bin ailenin bu parayla konut ihtiyacını karşılayabiliyordunuz. 500 bin ailenin kira derdi biteceğine ne yapılıyor? Birkaç vasıfsız torpillinin serveti büyütülüyor ve bu paralar ona kullanılıyor. Şimdi birçoğumuza bir anlam ifade etmiyor bu para ama saray için 40 bin öğrenciye KYK bursu vermek yerine bu parayı Fatma Betül'e verince çok anlam ifade ediyor. Yetmiyor, bir de üzerine pek liyakatli kardeşi Tera foncularının çok sevdiği ülkeye büyükelçi atanıyor. Fatma Betül'ün zamanında İBB'den burs diye aldığı 4,5 milyon liralık avanta yetmedi, bir de üzerine 40 bin öğrencinin parasını verelim deniyor.
Bu para saraydan bu iktidarın şanslı mensuplarından gittiği zaman bu paraya 'bilanço kaybı' diyorsunuz ama vatandaşın parası gittiği zaman sofrasından lokma eksiliyor, ihtiyacı erteleniyor, çocukların eğitim bursunu veremiyor, yokluğa tamah ediliyor, kışı soğukta geçiriyor, öğrenciye harçlık veremiyor; işte fark burada."
Bankoğlu, iktidarın daha önce kullandığı "Hepimiz aynı gemideyiz" ve "Sabredin, acı reçete" ifadelerini hatırlatarak, "Yalanlarınızla bu milleti oyaladınız. 'Sabredin, acı reçete' diyerek faturayı vatandaşa kestiniz. Şimdi, niye kazanınca siz, kaybedince faturayı vatandaş ödüyor?" diye sordu.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Borsa İstanbul, denetim kuruluşları, aracı kurumlar, SPK ve TEFAS'a eleştirilerde bulunan Bankoğlu, küçük esnafın hesaplarının ve vatandaşın borçlarının sıkı biçimde denetlendiğini, ancak milyarlarca liralık iddialar söz konusu olduğunda aynı yaklaşımın gösterilmediğini savundu.
AYDIN: "ADI ÖNCE YAĞMA, SONRA TASFİYE"
Kanun teklifinin 7'nci maddesi üzerine söz alan İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirerek, "AK Parti iktidarı Türkiye'de yeni bir ekonomi modeli icat etti. Adı ne üretim ekonomisi ne de tasarrufa dayalı bir model. Adı önce yağma, sonra tasfiye. Tam bir organize soygundan ve nitelikli dolandırıcılıktan söz ediyoruz" diye konuştu.
Yüz binlerce insanın birikiminin tehlikeye girdiğini ve 131 yatırım fonunun tasfiyeye sürüklendiğini belirten Aydın, iktidarın, ardından çözüm amacıyla kanun hazırladığını açıkladığını söyledi.
Aydın, muhalefetin günlerdir araştırma komisyonu kurulması, sorumluların ortaya çıkarılması ve mağdurların haklarının iade edilmesi için çağrıda bulunduğunu, ancak araştırma önergelerinin iktidar oylarıyla reddedildiğini belirtti. Aydın, "Şimdi hırsızlığın bizzat yapıldığı taraftan, yani sizden gelen kanun teklifini görüşüyoruz. Şimdi soruyorum: Millet, piyasa ya da yatırımcı buna ne kadar güvenecek?" ifadelerini kullandı.
Fonların büyüme sürecinde denetim ve izin mekanizmalarının nasıl işlediğini sorgulayan Aydın, "Peki, bu fonlar büyürken siz neredeydiniz? İzinleri kim verdi? İşlemleri kim denetledi? Uyarıları kim görmezden geldi ve niçin görmezden geldi? Bu kadar para yer değiştirirken kimse dönüp bakmıyor mu?" diye sordu.
Bürokrasideki görev değişikliklerine de değinen Aydın, "Şimdi bürokraside koltuklar boşalıyor; biri sağlık gerekçesiyle gidiyor, biri emekliliğe ayrılıyor, bir başkası görevden alınıyor. Demek ki tasfiye yalnız fonlarda başlamamış. Peki, partiden istifa etmek hesap vermek midir? Vatandaşın birikimi kaybolacak, sonra da millete 'Sisteme güvenin' diyeceksiniz. Peki vatandaşın güveneceği hangi sistem kaldı? Kaybın vatandaşa, yetkinin bürokrata, hesabın ise hiç kimseye yazılmadığı sisteme mi güvenecek bu millet?" ifadelerini kullandı.
ÇALIŞKAN: "FON MAĞDURLARI ÜÇ DARBE YEDİ"
Kanun teklifinin 8'inci maddesi üzerine söz alan Yeni Yol Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, yaşananları "yüzyılın soygunu", "yüzyılın faizi" ve "yüzyılın sömürüsü" ifadeleriyle değerlendirdi. Çalışkan, "Bütün bu vurgunlar yaşanırken idare bu olaylardan habersiz ise gerçekten çok vahim durumdayız. Yok eğer haberi olduğu halde bile bile bunlar yapılmışsa başka söze hacet yok" dedi.
Fon mağdurlarının üç ayrı darbe aldığını savunan Çalışkan, ilk darbenin dolandırıcılık ve vurgun iddialarından, ikincisinin iktidarın süreci yönetme biçiminden kaynaklandığını söyledi. Çalışkan, "Normal şartlarda bu hasar rahat bir şekilde atlatılabilirdi. İkinci darbeyi iktidardan yedi, kötü süreç yönetimiyle. 'Görmedik, duymadık, bilmiyoruz' havasına eserek bunun unutulacağını zannettiler" diye konuştu.
Çalışkan, mağdurların üçüncü darbeyi de önceki gün yaşadıklarını belirterek, "Komisyon esnasında bu millete bunlar söylenseydi kamuoyunda çok ciddi tepki olacaktı. Televizyonlar kapandıktan sonra gece yarısı ek bir önergeyle vatandaşa, deyim yerindeyse kalleşlik tabirini kullanmak istemiyorum, büyük bir darbe vuruldu" ifadelerini kullandı.
Rüşvet, adam kayırma ve yolsuzluk iddialarına değinen Çalışkan, "Sizin aradığınız kayıtsız şartsız itaat eden, yap istediğin her şeyi yapan adam istiyorsunuz" dedi.
KONURALP: "ASIL SKANDAL, MÜDAHALE EDEBİLECEK OLANLARIN NE YAPMADIĞI"
Kanun teklifinin 9'uncu maddesi üzerine söz alan YENİ Parti Ankara Milletvekili Okan Konuralp, "Fon dolandırıcılığının özeti, yüz binlerce vatandaşımızın alın teriyle sağladığı birikimlerin, iktidar çevrelerinin sınırsız servet edinme hırsına kaynak yapılmış olmasıdır" dedi.
İnsanların yıllarca çalışarak elde ettiği birikimlerle bazı kişilerin servetlerini artırdığını, bu düzeni denetlemek ve önlemekle yükümlü olanların ise görevlerini yapmadığını savunan Konuralp, "Bazen asıl skandal, birilerinin ne yaptığı değil, bunu önleyebilecek güce sahip olanların ne yapmadığıdır" diye konuştu.
Konuralp, iktidarın sorumluluğunun yalnızca dolandırıcılık iddiaları ortaya çıktıktan sonra atılan adımlarla sınırlı olmadığını belirterek, "Eğer olacakları öngörmediyseniz, sorun neden öngörmediğinizdir. Öngördüyseniz, sorun neden zamanında harekete geçmediğinizdir. Bu soruların yanıtını vermek zorundasınız. Çünkü öngörmediyseniz ihmalinizi, öngördüğünüz halde müdahale etmediyseniz sorumluluğunuzu açıklamak zorundasınız" ifadelerini kullandı.
İktidar mensuplarının ahlak, inanç, maneviyat, kul hakkı, dürüstlük ve helal kazanç kavramlarına sık sık vurgu yaptığını belirten Konuralp, başkalarının birikimleri ellerinden alınırken müdahale edilmemesinin ahlaki ve vicdani sorumluluğunu sorguladı.
Konuralp, Nisa Suresi'nin 135'inci ayetine atıfta bulunarak, şunları kaydetti:
"Adalet kimin tarafında olduğuna göre değişmez. Adalet kime yakın olduğuna göre değişmez. Adalet tam da güçlü olanın karşısında da hakkı koruyabildiğiniz zaman anlam kazanır. Makam size sorumluluk yükler ve elinizdeki yetki de size hesap vermekten kaçma hakkı tanımaz. Bir insanın yıllarca emek vererek edindiği birikim, başkalarının hesaplarının önemsiz bir ayrıntısı değildir. Bir insanın birikimi, bir ailenin geleceği, bir gencin üniversite hayali, bir annenin kötü gün parasıdır. İnsan bazen yaptığı kötülükle, bazen de önleyebileceği bir kötülüğü önleyemeyerek sorumluluk taşır ve çoğu kez haksızlığı yapan değil, haksızlığı durdurabilecek olanın zamanında harekete geçmemiş olması daha büyük bir hayal kırıklığı yaratır."
Kanun teklifinin ikinci bölümünü kapsayan 6-9'uncu maddelerinin görüşmelerinin tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, teklifin tümünün oylamasından önce lehte ve alehte olmak üzere iki milletvekiline söz verileceğini söyledi.
GÜNAYDIN: "411 KİŞİ, 411 MİLYAR LİRAYI 1 EYLÜL İLE 15 EYLÜL ARASINDA GÖTÜRMÜŞ"
Alehte konuşmak üzere söz alan YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Devlet Denetleme Kurulu Başkanı'nın Borsa İstanbul'da yapacağı denetime ilişkin eleştirilerde bulunarak, "Devlet Denetleme Kurulu başkanı denetçi şapkasıyla Borsa İstanbul'a gidecek, orada 3 yıl boyunca karıştırdıkları halkın denetimini yapacak, öyle mi? Bizleri böyle mi kandıracaksınız? Vatandaşı böyle mi kandıracaksınız?" diye konuştu.

Yaşananların yalnızca bir soygun olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Günaydın, "Bakın ben size bir şey söyleyeyim, buna asrın soygunu diyorlar ya, yetmez, bu bir devlet krizidir" dedi.
Günaydın, fonlardaki gelişmelerin yanı sıra Türkiye'nin yükselen piyasalardan ve "Made in Europe" kapsamından çıkarıldığını, 30 milyon insanın da açlık sınırının altında yaşadığını kaydetti ve "Arkadaşlar bu düzen böyle gitmeyecek, söyleyeyim size" ifadelerini kullandı.
Fonlardaki para hareketlerinin açıklanmasını isteyen Günaydın, "Hepiniz çıktınız burada konuşmalar yaptınız, kim varsa çıksın ortaya konuşsun. 411 kişi 411 milyar lirayı 1 Eylül ile 15 Eylül arasında götürmüş. Bunların hepsi sizin arkadaşınız, niye açıklamıyorsunuz? Hadi açıklayın da görelim" diye konuştu.
Günaydın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in görevine ilişkin eleştirilerde bulunarak bir İngiliz vatandaşının Hazine'nin başına getirildiğini söyledi. Bu kişinin yıllarca Merrill Lynch firmasında üst düzey yönetici olarak çalıştığını belirten Günaydın, Merrill Lynch'in 15 Eylül'den önce borsadan 8 milyar liralık para çıkardığını öne sürdü.
Günaydın, "Yani Mehmet Şimşek'in İngiliz arkadaşları sizin adamlara yatırım yapmışlar, tam zamanında da pır kaçmışlar" diye konuştu.
AK PARTİ'Lİ ALAN: "TASFİYE YÖNTEMİYLE KARŞILANAN TUTAR 40,8 MİLYAR LİRA"
Teklif lehinde söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, tasfiye sürecine ilişkin bilgi vererek, "Şu ana kadar olan tasfiye yöntemiyle karşılanan tutar 40,8 milyar TL ve 65 fon üç portföy şirketiyle alakalıdır" dedi.
Alan, AK Parti'nin ve hükümetin spekülasyon veya manipülasyon yapanlara sahip çıkmadığını savunarak, "Hiçbir şekilde ne partimiz ne hükümetimiz burada spekülasyon veya manipülasyon yapanlarla ilgili olarak hiçbir şekilde sahip çıkmamış, şehir şehir miting yapmamış, 'seni destekliyorum' dememiştir. Biz bunu açık yüreklilikle söylüyoruz" ifadelerini kullandı.
Milletin malına el uzatanların cezalandırılması gerektiğini söyleyen Alan, şunları kaydetti:
"Milletin malına, fakirin fukaranın, yetimin malına, bir lirasına el uzatanın canı cehenneme. Biz yanlış yapan hiç kimsenin arkasında durmuyoruz. Yanlış yapanları, şehir şehir destekleyenlerin canı cehenneme. Buradaki kanunumuz hiçbir şekilde fonlarda spekülasyon yapanlara, manipülasyon yapanlara bir kuruş kazandırmamakta, onların özel mülklerine babalarından kalan miraslarına dahi el koymayı denemektedir. Onlara 1 TL'lik bir fırsat vermeden banka hesaplarına, tapularına, her türlü menkul, gayrimenkullerine el koymayı hedeflemektedir. 1 lirasını bırakmamayı hedeflemektedir."

Konuşmaların ardından teklifin tümünü oylandı. Divan Başkanlığında ihtilaf yaşanması nedeniyle elektronik oylama yapıldı. Oylama sonucunda TBMM Genel Kurulu'nda Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi kabul edilerek kanunlaştı.


Uygulamayı yükle! YÜKLE