Filistin Kurtuluş Örgütü'nden, İsrail'in Filistinlileri yerinden etmek için Kudüs'te evlerini yıktığı uyarısı

Güncel Haberler

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde Filistinlilere ait ev ve yapıları yıkarak, Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltmayı, coğrafi bütünlüklerini parçalamayı ve onları göçe zorlamayı amaçladığını bildirdi.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde Filistinlilere ait ev ve yapıları yıkarak, Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltmayı, coğrafi bütünlüklerini parçalamayı ve onları göçe zorlamayı amaçladığını bildirdi.
FKÖ'nün Kudüs İşleri Dairesinden yapılan açıklamada, İsrail makamlarının işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde Filistinlilere ait ev ve yapılara yönelik yıkımları artırması kınandı.
Açıklamada, Kudüs'ün kuzeyindeki el-Matar Mahallesi'nde yıkım tebligatları dağıtıldığı, Beyt Hanina'nın el-Eşkariyye Mahallesi'nde 2 evin yıkıldığı belirtildi.
Kentin kuzeydoğusundaki Hizma beldesinde de 8 barakanın yıkıldığı ve arazilerin buldozerlerle tahrip edildiği aktarıldı.
İsrail'in bölge genelinde yıkımlarını eş zamanlı gerçekleştirdiğine dikkati çekilen açıklamada, bunun, "Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltmayı, halkı istikrarsızlaştırmayı ve zorla yerinden etmeyi hedefleyen bir politika" olduğu ifade edildi.
Konutların ve ticari yapıların hedef alınmasının imar ve planlama gerekçeleriyle meşrulaştırılamayacağının altı çizilen açıklamada, yıkımların Kudüs ve çevresinde Filistinlilerin inşaat faaliyetlerine getirilen daha geniş kapsamlı kısıtlamaların parçası olduğu kaydedildi.
Giderek artan yıkımların yalnızca binalarla sınırlı kalmadığı, halkın arazilerini, konutlarını ve geçim kaynaklarını da hedef aldığı belirtildi.
İsrail'in yıkım politikasının yalnızca Filistinli aileleri değil Kudüs ve çevresinin coğrafi yapısını da tehdit ettiği uyarısı yapıldı.
Filistinlilerin yerleşim bölgeleri arasındaki bağlantının koparılması ve halkı göçe zorlayan koşullar oluşturulmasının, İsrail'in kontrol alanını genişletmesine ve sahada yeni bir oldubitti dayatmasına zemin hazırladığı kaydedildi.
Uluslararası düzeyde hesap sorulmadan İsrail'in uygulamaların sürmesinin, sessiz bir şekilde daha fazla yerinden etmeye ve Kudüs'ün demografik yapısının yeniden şekillendirilmesinin önünü açacağı uyarısı yapıldı.
Açıklamada, uluslararası topluma, işgal altındaki toprakların mevcut durumunu değiştirmek amacıyla güç kullanılmasını ve tek taraflı eylemleri durduracak somut önlemler alma çağrısı yapıldı ve Kudüs'teki Filistin varlığının ve Filistin halkının ulusal ve hukuki haklarının korunması istendi.
Kudüs Valiliğinin verilerine göre İsrail makamları, 2026'nın ilk yarısında Kudüs'te 288 yıkım ve arazi tahribatı gerçekleştirdi. Aynı dönemde yıkım, el koyma ve tahliyeye ilişkin toplam 352 tebligat veya karar çıkarıldı.
Filistinliler, İsrail'in Mescid-i Aksa dahil Doğu Kudüs'ü Yahudileştirmek ve kentin Arap ve İslam kimliğini silmek amacıyla onlarca yıldır suçlarını artırdığını belirtiyor.
İsrail'in kenti 1967'de işgalini ve 1980'de ilhakını tanımayan uluslararası kararlara bağlı olan Filistinliler, Doğu Kudüs'ün kurulmasını hedefledikleri bağımsız Filistin devletinin başkenti olması talebini sürdürüyor.