Bedensel engelli okçu Özer, paralimpik oyunları için hazırlanıyor
Muğla'da sağ elinin dört parmağını kaybeden Semray Taş Özer, 28 yıldır ağzı ve özel aparatla ok atarak dünya ve Türkiye çapında dereceler elde etti. 27 Türkiye şampiyonluğu bulunan Özer, şimdi paralimpik oyunlarına katılmayı hedefliyor.
Muğla'da bir elinin uzuvları olmamasına rağmen 28 yıldır hem ağzı hem de özel aparatla ok atarak dünya ve Türkiye çapında dereceler elde eden bedensel engelli Semray Taş Özer'in hedefi paralimpik oyunlarına katılmak.
Menteşe ilçesinde yaşamını sürdüren iki çocuk annesi 45 yaşındaki Özer'in, bebekken evinde geçirdiği bir kaza sonrasında sağ elinde ve yüzünde ileri derecede yanıklar meydana geldi. O süreçte çok sayıda ameliyat geçiren Özer, sağ elinin dört parmağını kaybetti.
Hem yaşama umudunu hem de spora olan ilgisini hiç kaybetmeyen Özer, 1998'de beden eğitimi öğretmeninin desteğiyle ağzı ve dişleriyle ok atmaya başladı. Başarılı sporcu, 2005'te hayatını birleştirdiği antrenör eşi Alparslan Özer'in yaptığı özel aparatla oku elle atmaya başladı.
Ağzıyla ok attığı için dişlerinde de büyük sıkıntılar oluşan Özer, bu sayede hem çok sevdiği spordan ayrılmadı hem de dünya çapında dereceler elde etti. Semray Taş Özer ve ailesi şimdilerde bir tarlada kurdukları parkurda antrenmanlarına ara vermeden devam ediyor.
Semray Taş Özer, AA muhabirine, 2009-2010'da yapılan yarışmalarda takım olarak dünya üçüncülüğü elde ettiklerini, 27 Türkiye şampiyonluğunun olduğunu, sayamayacağı kadar da derecelerinin bulunduğunu söyledi.
Eşinin desteği sayesinde dereceler elde ettiğini ifade eden Özer, şöyle devam etti:
"2005'te milli takıma seçilemediğimde eşime 'artık ağzımla ok atmak istemiyorum, bu sporcu bırakacağım' dedim. O süreçte eşim devreye girdi. Kullandığım aparatı yaptı. Dişlerimle atmaktan kurtulmuş oldum. Şu anda milli takım seviyesinde bir puan atıyorum. Geçtiğimiz ay Türkiye üçüncülüğü elde ettim. Önümüzdeki şampiyonada da tekrar ilk üçte olmayı hedefliyorum. Belediyeden emekliyim. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ulaşım ve malzeme desteği verdi. Desteklerinin devamını diliyorum."
Özer, spora başlarken ailesinin bile kendisine inanmadığını belirterek, "Bana, 'Millet iki eliyle ok atamıyor, sen ağzınla ok mu atacaksın? Nereye geleceğini zannediyorsun?' diyerek çok olumsuz yanıtlar aldım. Şu anda herkesin gıptayla baktığı ve destek verdiği bir sporcu haline geldim." dedi.
Muğla'da yaşayan engellilerin kendisine ulaşmasını isteyen Özer, "Kesinlikle kendilerini eve kapatmalarını istemiyorum. Çünkü zamanında herkes bana 'evden dışarı çıkmasan iyi olur' demişti. Ailem bile benim görüntümden rahatsız oluyordu. Ben bütün engelli arkadaşlarımın kapının içerisinde değil, kapının dışarısında olmasını istiyorum. Bana ulaşmalarını ve spora başlamalarını istiyorum." diye konuştu.
Samsun'da düzenlenecek Türkiye şampiyonasına hazırlandığını dile getiren Özer, "Şampiyonada ilk üçe girmeyi hedefliyorum. Önümüzdeki en büyük hedef olimpiyatlarda yer almak. Dünya ve Avrupa şampiyonasını gördüm. Yaptığım sporda sadece bir olimpiyatları göremedim. Olimpiyatlarda yer almak ve derece elde etmek istiyorum." ifadelerini kullandı.
Eşinin içindeki okçuluk sevgisini fark etmiş
Özer'in eşi ve antrenörü Alparslan Özer de hem eşini hem de Muğla Büyükşehir Belediyesi adına engelli sporcuları çalıştırdığını kaydetti.
2005'te eşinin içindeki okçuluk sevgisini gördüğünü ve bunun devam etmesini istediğini belirten Özer, "O dönem ara vermişti. Ama ondan sonra ben içindeki o okçuluk sevgisinin devam etmesini istedim. O da okçuluğa başladı. O şekilde okçulukta tanışmıştık. Engelliler için kendi tasarımlarım var aparatlarda üretiyorum. Yeter ki kişi istesin. Başarmak için onun önünde bir engel yok. Her şey kişinin istemesine bağlı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'a da desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum." açıklamasında bulundu.
Çiftin kızları 9 yaşındaki Elif Özer de annesinden görerek ok atmaya başladığını ifade ederek, annesinin çok başarılı bir sporcu olduğunu, kendisinin de ileride okçuluk branşında iyi bir sporcu olmak istediğini ifade etti.
Özer'i örnek alan Mustafa Gürbüz'ün hedefi ise milli takım
Bedensel engelli sporculardan 28 yaşındaki Mustafa Gürbüz de eve kapalı birisi olduğunu, spora 6 yıl önce Alpaslan Özer sayesinde başladığını, tek hedefinin Semray Taş Özer gibi bir sporcu olmak olduğunu dile getirdi.
Çevresindeki herkesin 'Yapamazsın, edemezsin, hiç uğraşma, senin dengin değil' dediğini onlara hiçbir zaman kulak asmadığını anlatan Gürbüz, "Genelde kendi düşüncelerim sayesinde bu günlere geldim. Hedefim milli takıma girmek. Milli takımdan olimpiyata gitmek. Önümde çok uzun süreçler var biliyorum ama kendime de güveniyorum." dedi.
Menteşe ilçesinde yaşamını sürdüren iki çocuk annesi 45 yaşındaki Özer'in, bebekken evinde geçirdiği bir kaza sonrasında sağ elinde ve yüzünde ileri derecede yanıklar meydana geldi. O süreçte çok sayıda ameliyat geçiren Özer, sağ elinin dört parmağını kaybetti.
Hem yaşama umudunu hem de spora olan ilgisini hiç kaybetmeyen Özer, 1998'de beden eğitimi öğretmeninin desteğiyle ağzı ve dişleriyle ok atmaya başladı. Başarılı sporcu, 2005'te hayatını birleştirdiği antrenör eşi Alparslan Özer'in yaptığı özel aparatla oku elle atmaya başladı.
Ağzıyla ok attığı için dişlerinde de büyük sıkıntılar oluşan Özer, bu sayede hem çok sevdiği spordan ayrılmadı hem de dünya çapında dereceler elde etti. Semray Taş Özer ve ailesi şimdilerde bir tarlada kurdukları parkurda antrenmanlarına ara vermeden devam ediyor.
Semray Taş Özer, AA muhabirine, 2009-2010'da yapılan yarışmalarda takım olarak dünya üçüncülüğü elde ettiklerini, 27 Türkiye şampiyonluğunun olduğunu, sayamayacağı kadar da derecelerinin bulunduğunu söyledi.
Eşinin desteği sayesinde dereceler elde ettiğini ifade eden Özer, şöyle devam etti:
"2005'te milli takıma seçilemediğimde eşime 'artık ağzımla ok atmak istemiyorum, bu sporcu bırakacağım' dedim. O süreçte eşim devreye girdi. Kullandığım aparatı yaptı. Dişlerimle atmaktan kurtulmuş oldum. Şu anda milli takım seviyesinde bir puan atıyorum. Geçtiğimiz ay Türkiye üçüncülüğü elde ettim. Önümüzdeki şampiyonada da tekrar ilk üçte olmayı hedefliyorum. Belediyeden emekliyim. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ulaşım ve malzeme desteği verdi. Desteklerinin devamını diliyorum."
Özer, spora başlarken ailesinin bile kendisine inanmadığını belirterek, "Bana, 'Millet iki eliyle ok atamıyor, sen ağzınla ok mu atacaksın? Nereye geleceğini zannediyorsun?' diyerek çok olumsuz yanıtlar aldım. Şu anda herkesin gıptayla baktığı ve destek verdiği bir sporcu haline geldim." dedi.
Muğla'da yaşayan engellilerin kendisine ulaşmasını isteyen Özer, "Kesinlikle kendilerini eve kapatmalarını istemiyorum. Çünkü zamanında herkes bana 'evden dışarı çıkmasan iyi olur' demişti. Ailem bile benim görüntümden rahatsız oluyordu. Ben bütün engelli arkadaşlarımın kapının içerisinde değil, kapının dışarısında olmasını istiyorum. Bana ulaşmalarını ve spora başlamalarını istiyorum." diye konuştu.
Samsun'da düzenlenecek Türkiye şampiyonasına hazırlandığını dile getiren Özer, "Şampiyonada ilk üçe girmeyi hedefliyorum. Önümüzdeki en büyük hedef olimpiyatlarda yer almak. Dünya ve Avrupa şampiyonasını gördüm. Yaptığım sporda sadece bir olimpiyatları göremedim. Olimpiyatlarda yer almak ve derece elde etmek istiyorum." ifadelerini kullandı.
Eşinin içindeki okçuluk sevgisini fark etmiş
Özer'in eşi ve antrenörü Alparslan Özer de hem eşini hem de Muğla Büyükşehir Belediyesi adına engelli sporcuları çalıştırdığını kaydetti.
2005'te eşinin içindeki okçuluk sevgisini gördüğünü ve bunun devam etmesini istediğini belirten Özer, "O dönem ara vermişti. Ama ondan sonra ben içindeki o okçuluk sevgisinin devam etmesini istedim. O da okçuluğa başladı. O şekilde okçulukta tanışmıştık. Engelliler için kendi tasarımlarım var aparatlarda üretiyorum. Yeter ki kişi istesin. Başarmak için onun önünde bir engel yok. Her şey kişinin istemesine bağlı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'a da desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum." açıklamasında bulundu.
Çiftin kızları 9 yaşındaki Elif Özer de annesinden görerek ok atmaya başladığını ifade ederek, annesinin çok başarılı bir sporcu olduğunu, kendisinin de ileride okçuluk branşında iyi bir sporcu olmak istediğini ifade etti.
Özer'i örnek alan Mustafa Gürbüz'ün hedefi ise milli takım
Bedensel engelli sporculardan 28 yaşındaki Mustafa Gürbüz de eve kapalı birisi olduğunu, spora 6 yıl önce Alpaslan Özer sayesinde başladığını, tek hedefinin Semray Taş Özer gibi bir sporcu olmak olduğunu dile getirdi.
Çevresindeki herkesin 'Yapamazsın, edemezsin, hiç uğraşma, senin dengin değil' dediğini onlara hiçbir zaman kulak asmadığını anlatan Gürbüz, "Genelde kendi düşüncelerim sayesinde bu günlere geldim. Hedefim milli takıma girmek. Milli takımdan olimpiyata gitmek. Önümde çok uzun süreçler var biliyorum ama kendime de güveniyorum." dedi.
Kaynak: AA / Spor
Engelliler, Türkiye, Dünya, Muğla, Yaşam, Spor, Dünya, Türkiye, Engelli, Muğla, Engelliler, Yaşam, Spor, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA