Teb'den Eczaneler İçin Çağrı: İlaç Yalnızca Maliyet Kalemi Olarak Görülmemeli

Güncel Haberler

Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odası, Nevşehir'deki toplantı sonrası yayımladıkları deklarasyonda eczanelerin ekonomik sorunları, ilaç temini, fakülte kontenjanları ve dijitalleşme gibi başlıkları değerlendirdi.

(ANKARA) - Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odası, 45. Dönem I. Bölgelerarası Toplantısı'nın ardından sonuç deklarasyonu yayımladı. Açıklamada eczanelerin ekonomik sorunları, ilaç temini, eczacılık fakültelerindeki kontenjanlar, kamu ve emekli eczacıların hakları ile dijitalleşme başlıkları değerlendirildi.

Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odasının başkan ve yöneticileri, 45. Dönem I. Bölgelerarası Toplantısı kapsamında 4-5-6 Haziran 2026 tarihlerinde Nevşehir'de bir araya geldi. Toplantı sonunda eczacılık mesleğinin gündemindeki başlıklara ilişkin ortak deklarasyon yayımlandı.

Deklarasyon şu şekilde:

"Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odasının başkan ve yöneticileri, 45. Dönem I. Bölgelerarası Toplantısı kapsamında 4-5-6 Haziran 2026 tarihlerinde Nevşehir'de bir araya gelerek eczacılık mesleğinin gündemindeki konuları değerlendirmiştir. Toplantı sonunda oluşan ortak görüş ve iradenin kamuoyuyla paylaşılmasına karar verilmiştir."

1. Toplum eczanesi kavramının; eczacının sağlık danışmanlığı, farmasötik bakım hizmetleri ve birinci basamak sağlık hizmet sunucusu rolüyle birlikte ele alınması esastır. Eczanelerin birinci basamaktaki rolünün artırılması, sağlık, ilaç ve eczacılık alanındaki dönüşümlerin niteliğini artıracaktır. Bu rolün etkin bir biçimde yansıması için eczacıların sahip olduğu bilgi ve yetkinliklerin yasal düzenlemelerle desteklenmesi, sağlık sisteminin niteliği açısından geciktirilemez bir ihtiyaçtır.

2. Eczaneler, ülkemizde yaşanan ekonomik koşullar ve ilaç fiyatlarını baskılamaya yönelik politikalar nedeniyle ciddi bir var olma mücadelesi vermektedir. Bu durumun yansıması yalnızca eczanelerdeki ekonomik kötüleşme değildir. İlaç temininde yaşanan sorunları daha da derinleştirirken halkın ilaca erişim hakkını olumsuz şekilde etkilemektedir. Sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve eczanelerin ekonomik varlığını koruyabilmesi için ilacı yalnızca bir maliyet kalemi olarak değerlendiren politikaların yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Konunun temelinde ise çözüm, ülkemizde ilaca ayrılan payın uluslararası standartlara kavuşturulmasından geçmektedir.

3. Plansız şekilde açılan eczacılık fakülteleri ve kontrolsüzce artırılan kontenjanlar, eğitim kalitesini düşürmekte, yanı sıra ciddi bir istihdam sorunu yaratmakta ve ülke kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açmaktadır. Eczacılık mesleğinin niteliğini ve toplum sağlığını olumsuz etkileyen bu gidişat karşısında; eczacılık fakültelerinin kontenjanlarındaki azaltma eğilimi daha yüksek oranlarda sürdürülmelidir. Genç meslektaşlarımız için yeni istihdam alanlarının oluşturulmasının yanı sıra başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere eczacı alımları da gerçekçi rakamlara ulaştırılmalıdır.

4. Halk sağlığının korunmasında önemli bir görev üstlenen, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan kamu eczacılarımız; kadro yetersizliği, adaletsiz özlük hakları, yetersiz ekonomik koşullar ve zorlu çalışma şartları nedeniyle ciddi sorunlar yaşamaktadır. Aynı zamanda toplum sağlığının korunmasına uzun yıllar boyunca bilgi, deneyim ve emekleriyle katkı sunmuş emekli eczacılarımız da günümüz ekonomik koşullarında yaşamlarını sürdürmekte ciddi güçlükler yaşamaktadır. Kamu eczacılarımızı ve emekli eczacılarımızı değersizleştiren ve emeklerini karşılıksız bırakan bu yaklaşımlardan vazgeçilmesi, mesleki hak ve kazanımlarını güvence altına alacak eşitlikçi iyileştirmelerin yapılması zorunludur.

5. Sağlık hizmet süreçlerini kolaylaştıran dijital dönüşümleri destekliyoruz. Eczacı, bu alanda bilgilendirici, yön verici ve danışman rolüyle yer almalıdır. Ancak teknolojik yenileşme adı altında halk sağlığını göz ardı ederek ilaç ve sağlık ürünlerini dijital platformlar üzerinden ticarileştirmeye, bir metaya dönüştürmeye çalışan yaklaşımların karşısında olduğumuzu ifade ediyoruz. Özgür ve bağımsız eczane modelini hedef alan her türlü girişimi reddediyoruz. Bu bağlamda ilaç ve sağlık ürünlerinin tek adresinin eczane, güvenli kullanımın güvencesinin ise eczacı olduğunu bir kez daha kararlılıkla vurguluyoruz.

6. İnsanımızı ayrıştıran, aşağılayan, kadınların eşit ve onurlu yaşam hakkını zayıflatan, ırkçılığı, ayrımcılığı besleyen ve cinsiyet temelli önyargıları yeniden üreten hiçbir söylem kabul edilemez. Bu tür ifadeler, eşitlik ve adalet ilkeleri başta olmak üzere toplumsal barışı ciddi şekilde zedelemektedir. Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odası olarak bu durumu kınıyoruz. Bizler, insan onurunu ve toplumsal eşitliği esas alan yaklaşımlardan taviz vermeden, kadını ötekileştiren her türlü söylem ve uygulamanın karşısında kararlılıkla duracak, konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz."