Ponzi sistemiyle 26 yıla kadar hapis talebi

Güncel Haberler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, "Ponzi sistemi" olarak bilinen yüksek kar vaadiyle dolandırıcılık yapan şüphelilerin, alacaklarını talep eden mağdurlara gerçeğe aykırı suç isnatlarında bulunduğu, "yağma, tehdit, tefecilik, suç örgütü üyeliği" gibi iddialarla şikayet edilen bazı mağdurlar hakkında gözaltı, tutuklama gibi koruma tedbirlerinin uygulandığı belirtildi - Müşteki Fırat Kayabıyık: - "Bulunmadığım yerlerde bulunmuşum gibi beyan verip, yalancı tanık dinletip, deliller uydurdular. Yalan beyanlarda bulunarak yargıyı yanıltıp 3 ay cezaevinde tutuklu kalmama sebep oldular. Bütün ticari yaşamımı etkileyen süreçle şahsıma iftira atılmıştır. Yüce Türk yargımız olaylarla ilişkili olmadığıma kanaat getirip beni tahliye etti"

İstanbul'da yüksek kar vaadiyle dolandırdıkları kişilerin asılsız beyanlarla tutuklanmalarına sebep oldukları iddia edilen 14 şüpheli hakkında 26 yıla kadar değişen sürelerde hapis istemiyle iddianame düzenlendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 10 kişi "müşteki", 14 kişi "şüpheli" olarak yer aldı.
İddianamede şüpheli Özcan Çetin'in "Ponzi sistemi" olarak bilinen yüksek kar vaadiyle dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdiği, ailesini bu eylemlere dahil ettiği ve alıcı ile satıcı arasında merkez noktada olduğu belirtildi.
Şüpheli Çetin'in kendisini tüccar olarak tanıtarak "nitelikli dolandırıcılık" yaptığı ve "saadet zinciri" kurduğu aktarılan iddianamede, şüphelilerin sistem dahilinde uzun süreli ticari ilişki ve ödeme güveni oluşturduktan sonra müştekileri yüksek kar vaadiyle araç ticareti, altın, döviz, kripto para, arbitraj gibi işlemlere yönlendirdikleri, böylece müştekilerden araç, nakit para, çek, senet, taşınmaz gibi mal varlığı değerleri temin ettikleri ifade edildi.
Şüphelilerin ilk aşamada piyasada güvenilir tacir ve ticari işletme görüntüsü verdikleri, bir kısım çekleri ödeyerek ya da kar payı ödemesi yapıldığı izlenimi oluşturarak müştekilerde güven tesis ettikleri belirtilen iddianamede, devamında yüksek tutarlı araç, çek ve nakit para işlemleriyle müştekileri sisteme dahil ettikleri kaydedildi.
İddianamede, vadesi gelen çeklerin karşılıksız çıkması, verilen bedellerin iade edilmemesi, araç ve taşınmazların üçüncü kişi ve şirketler üzerine geçirilmesinin ardından mağdurların alacaklarını talep ettiği, bunun üzerine müştekilerin tehdit, baskı, şikayet ve adli makamları yanıltmaya yönelik başvurularla sindirilmeye çalışıldığı anlatıldı.
MASAK raporunda, özellikle Çetin Grup Ayakkabıcılık Otomotiv ve Tekstil Dış Tic. LTD. ŞTİ. hesaplarına nakit yatırılan tutarların şüpheli Özcan Çetin'in hesaplarına aktarıldığı ve nakit olarak çekildiği, şirketin mali profili ile bankacılık işlemleri arasında uyumsuzluk bulunduğu iddianamede yer aldı.
İddianamede, şüpheliler Ali, Deniz, Özkan, Yavuz, Onur, Latif ve Zülfü Çetin ile Üzeyir Aslan arasında yüksek hacimli para transferleri gerçekleştiği, bazı şüpheliler yönünden mali profille işlem hacmi arasında belirgin uyumsuzluk bulunduğu ifade edildi.
Bazı müştekilere şüpheliler tarafından araç ve çek borçlarının ödenmediği, mağdurlara alacaklarını talep etmelerini engellemek amacıyla gerçeğe aykırı suç isnatlarında bulunulduğu, mağdurların "yağma, tehdit, tefecilik, suç örgütü üyeliği" gibi iddialarla adli mercilere şikayet edildiği, bu başvurular sonucunda bir kısım müştekiler hakkında gözaltı, tutuklama gibi koruma tedbirlerinin uygulandığına iddianamede dikkat çekildi.
İddianamede, görüntü kayıtları, beyan çelişkileri ve önceki soruşturma evrakı da dikkate alındığında, şüphelilerin iftira suçunu da işlediği belirtildi.
"Şikayetten vazgeçmek için 230 bin dolar talep edildi"
İddianamede ifadesine yer verilen müştekilerden Fırat Kayabıyık, 20 yıldan fazla süredir Küçükçekmece, Atakent ve Ataköy bölgesinde emlak-inşaat işi yaptığını, iş dünyasından tanıdığı olan H.Ç'nin araç almak isteyen şüpheliler Onur ve Özcan Çetin'i iş yerine 2023'ün başlarında getirdiğini söyledi.
Kayabıyık, Onur ve Özcan Çetin'e iki aracı H.Ç. kefil olduğu için sattığını, bu satışa ilişkin 4 milyon 300 bin lirayı bulan 3 çek aldığını, Çetin ailesiyle 2 kez ticaret yaptığını, çeklerin vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini ve kendisinin de yasal yollara başvurduğunu anlattı.
Müşteki Kayabıyık, ifadesinin devamında şunları kaydetti:
"Onur Çetin ve Özcan Çetin, hakkımda çete üyesiymişim gibi asılsızca şikayette bulunmuşlardır. Bulunmadığım yerlerde bulunmuşum gibi beyan verip, yalancı tanık dinletip, deliller uydurdular. Yalan beyanlarda bulunarak yargıyı yanıltıp 3 ay cezaevinde tutuklu kalmama sebep oldular. Bütün ticari yaşamımı etkileyen süreçle şahsıma iftira atılmıştır. Yüce Türk yargımız olaylarla ilişkili olmadığıma kanaat getirip beni tahliye etti. Cezaevinde tutuklu kaldığım süreçte kardeşim olan Murat Karabıyık ve avukatım, Onur Çetin'in avukatı H.Ö'nün ofisine görüşmeye gitmiş, görüşmede avukat Onur Çetin'in şikayetten vazgeçmek için 230 bin dolar talep ettiğini söylemiştir."
Şüpheli Özcan Çetin'i abisiyle olan araç ticareti nedeniyle tanıdığını söyleyen müştekilerden Hasan Karlı da ifadesinde, Çetin'in kendisine ait iki aracını satışa çıkarılması için ağabeyinin galerisine bıraktığını söyledi.
Karlı, 11 Ocak 2023'te iki araca da müşteri çıktığını, araç satışından aldığı iki çekten birini tahsil ettiğini, ancak 1 milyon 200 bin değerindeki çeki tahsil edemediğini belirterek, "Bu şahıslarla başka hiçbir şekilde bağlantım olmadı. Daha sonrasında Özcan Çetin bizlerden şikayetçi oldu ve bize yapılan operasyon sonucunda 3 ay tutuklu bir şekilde yargılandım." dedi.
Ceza istemleri
İddianamede, şüpheliler Özcan Çetin, İlker Korkut, Ali Çetin, Bahar Ahmedova, Yavuz Çetin, Onur Çetin, Üzeyir Aslan, Özkan Çetin, Kemale Çetin, Ercan Polat, Deniz Çetin, Latif Çetin, Zülfü Çetin ve Ayşe Mart hakkında, "iftira, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifi faaliyeti kapsamında dolandırıcılık" suçlarından 3 yıldan 26 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası talep edildi.
İddianame, değerlendirilmek üzere asliye ceza mahkemesine gönderildi.