Denizli'de meme kanseri tedavisini tamamlayan Okuroğlu, erken tanıya dikkat çekti
Denizli'de 2022'de meme kanseri teşhisi konulan 38 yaşındaki Neşe Okuroğlu, kemoterapi, radyoterapi ve ameliyat süreçlerinden geçti. Erken tanı ve yüksek moralin en güçlü silah olduğunu söyleyen Okuroğlu, tedavi sürecinde sosyal hayattan kopmadı ve hastalara örnek oldu.
Denizli'de 2022 yılında meme kanseri teşhisi konulan 38 yaşındaki Neşe Okuroğlu, sosyal hayattan kopmadan tamamlanan tedavi ve devam eden kontrol sürecinde yüksek moraliyle diğer hastalara da örnek oldu.
Okuroğlu, Eylül 2022'de göğsünde sertlik fark etmesi üzerine başvurduğu Pamukkale Üniversitesi Hastanesinde meme kanseri tanısı aldı.
Kısa sürede tedavisine başlanan Okuroğlu, kemoterapi, radyoterapi ve ameliyat süreçlerinden geçti. Bu süreçte Okuroğlu'nun bir memesi alındı.
Tedavisinin ardından düzenli kontrollerine devam eden Okuroğlu, erken teşhis ve yüksek moralin hastalığa karşı en güçlü silah olduğuna inanıyor.
"O hastalık beni yenmeyecek, ben onu yeneceğim"
Neşe Okuroğlu, AA muhabirine, tedavi sürecinde saç dökülmesi, halsizlik gibi çeşitli zorluklar yaşadığını söyledi.
Güçlü kalmaya çalıştığını, 14 yaşındaki kızı, eşi ve arkadaşlarının desteğiyle mücadele ettiğini anlatan Okuroğlu, başarılı tedavide en büyük avantajının erken tanı olduğunu kaydetti.
Okuroğlu, meme kanserinin korkulacak bir hastalık olmadığını belirterek, "Evet zor bir süreç. Saçlarımız dökülüyor, rengimiz soluyor ama gerçekten doktorlarımız ve ilaçlar sayesinde, kendimizin, kendimize olan inancımız, ailemizin bize desteği, arkadaşlarımızın bize olan destekleri sayesinde ayakta kalmayı başarıyoruz." dedi.
Memesinin alınmasının yaşama bağlılığını etkilemediğini vurgulayan Okuroğlu, hastalığı sürecinde sosyal hayattan kopmadığını, yürüyüş yaptığını, kitap okuduğunu ve arkadaşlarıyla vakit geçirdiğini dile getirdi.
Okuroğlu, hastalığa karşı "O hastalık beni yenmeyecek, ben onu yeneceğim" düşüncesiyle hareket ettiğini söyleyerek, şöyle devam etti:
"İnsanların 'kanserim' deyip hastaneye gitmekten korkması demek sürecin daha zor geçmesi demek. Erken tanı daha kolay ilerlemeye neden oluyor. Ayakta kalmak çok zor, bulantılar, saç dökülmeleri, halsizlikler her hastalıkta olan şeyler değil. Ama ayakta kalmak lazım. İsmim gibi etrafıma hep neşe saçarım. Etrafımdaki insanlarla konuşurum. Bu, hastaneye geldiğimde de aynı şekilde devam ediyor. İnsanlarla hep konuşmaya çalışıyorum, bazı şeyleri anlatmaya çalışıyorum. Yaşadığım, geçirdiğim şeyleri onlarla da paylaşıyorum."
Tedavi sürecinde insanlarla iletişimi sürdürmenin kendisine iyi geldiğini belirten Okuroğlu, hastanede karşılaştığı kişilerle deneyimlerini paylaştığını, onları cesaretlendirmeye çalıştığını kaydetti.
Okuroğlu, kadınlara hastaneye gitmekten ve tedavi görmekten korkmamaları çağrısında bulunarak, "Öncelikle kendimiz kendimizin doktoru olmak zorundayız. Kendimiz bakacağız, muayenemizi kendimiz yapacağız." ifadelerini kullandı.
Düzenli muayene ve tarama çağrısı
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu da meme kanserinde düzenli muayene ve taramanın çok önemli olduğunu, erken tanı ile tedavinin başarıya ulaştığını kaydetti.
Ekim ayının Meme Kanseri Farkındalık Ayı olduğuna değinen Doğu, kadınlara 20 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi, 40 yaşından itibaren ise yıllık mamografi kontrolleri önerdiklerini ifade etti.
Doğu, Sağlık Bakanlığının meme kanseri taramalarına yönelik çalışmalar yürüttüğünü, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinin bu konuda hizmet verdiğini sözlerine ekledi.
Okuroğlu, Eylül 2022'de göğsünde sertlik fark etmesi üzerine başvurduğu Pamukkale Üniversitesi Hastanesinde meme kanseri tanısı aldı.
Kısa sürede tedavisine başlanan Okuroğlu, kemoterapi, radyoterapi ve ameliyat süreçlerinden geçti. Bu süreçte Okuroğlu'nun bir memesi alındı.
Tedavisinin ardından düzenli kontrollerine devam eden Okuroğlu, erken teşhis ve yüksek moralin hastalığa karşı en güçlü silah olduğuna inanıyor.
"O hastalık beni yenmeyecek, ben onu yeneceğim"
Neşe Okuroğlu, AA muhabirine, tedavi sürecinde saç dökülmesi, halsizlik gibi çeşitli zorluklar yaşadığını söyledi.
Güçlü kalmaya çalıştığını, 14 yaşındaki kızı, eşi ve arkadaşlarının desteğiyle mücadele ettiğini anlatan Okuroğlu, başarılı tedavide en büyük avantajının erken tanı olduğunu kaydetti.
Okuroğlu, meme kanserinin korkulacak bir hastalık olmadığını belirterek, "Evet zor bir süreç. Saçlarımız dökülüyor, rengimiz soluyor ama gerçekten doktorlarımız ve ilaçlar sayesinde, kendimizin, kendimize olan inancımız, ailemizin bize desteği, arkadaşlarımızın bize olan destekleri sayesinde ayakta kalmayı başarıyoruz." dedi.
Memesinin alınmasının yaşama bağlılığını etkilemediğini vurgulayan Okuroğlu, hastalığı sürecinde sosyal hayattan kopmadığını, yürüyüş yaptığını, kitap okuduğunu ve arkadaşlarıyla vakit geçirdiğini dile getirdi.
Okuroğlu, hastalığa karşı "O hastalık beni yenmeyecek, ben onu yeneceğim" düşüncesiyle hareket ettiğini söyleyerek, şöyle devam etti:
"İnsanların 'kanserim' deyip hastaneye gitmekten korkması demek sürecin daha zor geçmesi demek. Erken tanı daha kolay ilerlemeye neden oluyor. Ayakta kalmak çok zor, bulantılar, saç dökülmeleri, halsizlikler her hastalıkta olan şeyler değil. Ama ayakta kalmak lazım. İsmim gibi etrafıma hep neşe saçarım. Etrafımdaki insanlarla konuşurum. Bu, hastaneye geldiğimde de aynı şekilde devam ediyor. İnsanlarla hep konuşmaya çalışıyorum, bazı şeyleri anlatmaya çalışıyorum. Yaşadığım, geçirdiğim şeyleri onlarla da paylaşıyorum."
Tedavi sürecinde insanlarla iletişimi sürdürmenin kendisine iyi geldiğini belirten Okuroğlu, hastanede karşılaştığı kişilerle deneyimlerini paylaştığını, onları cesaretlendirmeye çalıştığını kaydetti.
Okuroğlu, kadınlara hastaneye gitmekten ve tedavi görmekten korkmamaları çağrısında bulunarak, "Öncelikle kendimiz kendimizin doktoru olmak zorundayız. Kendimiz bakacağız, muayenemizi kendimiz yapacağız." ifadelerini kullandı.
Düzenli muayene ve tarama çağrısı
Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu da meme kanserinde düzenli muayene ve taramanın çok önemli olduğunu, erken tanı ile tedavinin başarıya ulaştığını kaydetti.
Ekim ayının Meme Kanseri Farkındalık Ayı olduğuna değinen Doğu, kadınlara 20 yaşından itibaren kendi kendine meme muayenesi, 40 yaşından itibaren ise yıllık mamografi kontrolleri önerdiklerini ifade etti.
Doğu, Sağlık Bakanlığının meme kanseri taramalarına yönelik çalışmalar yürüttüğünü, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinin bu konuda hizmet verdiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA / Sağlık
Meme Kanseri, Meme Kanseri, Radyoterapi, Ameliyat, Denizli, Sağlık, Kadın, Auto Yerel Haber, Silah, Ameliyat, Kemoterapi, Radyoterapi, Meme Kanseri, Meme Kanseri, Denizli, Kadın, Sağlık, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA