Deniz Feneri Savcıları Yargılanıyor(2).
Almanya'daki Deniz Feneri e Almanya'daki Deniz Feneri e.V.davasıyla bağlantılı soruşturmanın görevden alınan 3 savcısının yargılandığı davanın ilk duruşması sona erdi.
Almanya'daki Deniz Feneri e Almanya'daki Deniz Feneri e.V. davasıyla bağlantılı soruşturmanın görevden alınan 3 savcısının yargılandığı davanın ilk duruşması sona erdi. Daire, Deniz Feneri davasında sanık avukatı olan Prof. Dr. Ersan Şen'in, savcıların yargılandığı davada tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Deniz Feneri soruşturmasını yürütürken haklarındaki şikayetler nedneiyle soruşturmadan alınan ve hakkında görevi kötüye kullanmak ve resmi evrakta sahtecilikten dava açılan Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan ile haklarında görevi kötüye kullanmaktan dava açılan Cumhuriyet Savcıları Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz'ün Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nde yapılan yargılamasının ilk duruşması sona erdi. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında, Deniz Feneri sanıklarından Zekeriya Karaman'ın, savcıların yargılandığı davaya müdahillik talebi reddedildi. Buna karşın, mahkeme kararının kapatılarak tapu müdürlüklerine gönderilmesiyle mallarına tedbir konarak "mülkiyet hakkının kısıtlandığı" iddia edilen 6 şirketin müdahillik talebi kabul edildi. Yargılanan cumhuriyet savcılarının, iddia edilen zararın soyut olduğu ve müdahillik talebinin yerinde olmadığı yönündeki savunmaları ise yerinde görülmedi. -"TAPU MÜDÜRLÜKLERİNE BİRÇOK YAZI YAZILDI"- Duruşmada söz alan Avukat Hakan Yıldız, sanık savcı Nadi Türkaslan'ın duruşmanın sabahki kısmında yer verdiği "kısmen kapatılmış tedbir kararı sadece tapu müdürlüğüne gönderildi" yönündeki ifadesine karşı mahkeme kararının şirket genel müdürlüklerine de kapalı halde gönderildiğini söyledi. Kararın gönderilmesinin ardından birçok kez, kararın yanlış uygulandığına dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunduklarını ifade eden Yıldız, kısmen kapatılmış tedbir kararının bir kez gönderilmiş olabileceğini ama bu kararın uygulanması için tapu müdürlüklerine birçok yazının yazıldığını ileri sürdü. Yıldız, Tapu Sicil Müdürlüklerine yazılan yazılarda gizlilik ifadesi olduğu için birçok kez talepte bulunmalarına rağmen kararı görmelerinin mümkün olmadığını ifade etti. Yıldız, savcılar tarafından tedbir kararının uygulanmasında yapılan hatalı uygulamaların düzeltilmesi için birçok yazı yazdıklarını, sonuç alamadıkları için HSYK'ya şikayette bulunduklarını söyledi. -ZABIT KATİBİ DİNLENDİ- Duruşmada tanık olarak dinlenen zabıt katibi Zeynep Erciyes, mahkemedeki ifadesinde savcı Nadi Türkaslan'ın tedbir kararının fotokopisini çekmesini istediğini, Türkaslan'ın emriyle, çekilen fotokopinin ardından bir de kısmen kapatılmış kararı çekerek ilgili yerlere faksladıklarını kaydetti. Önce kapalı gönderilen kararların sonradan açık olarak da fakslandığını ifade eden Erciyes, "Karar kapatılmış olarak sadece bir kez fakslandı" ifadesini kullandı. Erciyes'in ifadesinin dinlenmesinin ardından hükme esas belgelerin okunmasına geçildi. HSYK'nın kararında Savcı Nadi Türkaslan hakkında sadece kararı kapatarak göndermekten soruşturma izni veriliği, görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla bir izin verilmediği görüldü. -TÜRKASLAN'IN AVUKATINDAN ERGİN'E TEPKİ- Nadi Türkaslan'ın avukatı Cevat Balta ise duruşmada yaptığı konuşmada, HSYK'nın Türkaslan hakkında verdiği soruşturma kararını "ilk toplantıda vermediğine" dikkat çekti. Yasaya göre bu kararın, karar yeter sayısı olan 4 kabul oyunun bulunmadığı durumda verilemeyeceğini hatırlatan Balta, 4 oyun ancak üçüncü görüşmede sağlandığını söyledi. Alınan kararın usule uygun olmadığını ifade den Balta, dava şartının gerçekleşmediğini savundu. Avukat Balta konuşmasında, konuyla ilgili müfettiş raporu hazırlanmadan Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in savcıların tedbir kararı üzerinde tahrifat yaptığına dair açıklamada bulunduğunu ileri sürdü. Gazeteci Nazlı Ilıcak'ın bir yazısında Deniz Feneri savcılarının görevden alınmasını eleştirdikten sonra, Adalet Bakanlığı'ndan bir yetkiliye dayanarak olayda başka boyutların olduğuna dair bir yazı yayınladığını, daha sonra bu Adalet Bakanlığı yetkilisinin Adalet Bakanı Sadullah Ergin olduğunu bir televizyon programında açıkladığını ifade etti. -YARGILANANLAR YOLSUZLUĞU SORUŞTURANLAR- Soruşturma iznin verilmesi aşamasında HSYK'nın kendilerinden tanık ifadelerini sakladığını ifade eden Balta, "Talep ettiğimiz halde 7 aydır gönderilmeyen belgeler var" diye konuştu. HSYK'nın kendilerine gönderdiği bazı belgelerde iddia edilen kapama işlemini yaptığını, ayrıca bu belgeleri "aslının aynıdır" şeklinde onayladığını ileri süren Balta, "Şu an yargılananlar yüzyılın yolsuzluğun bu yaptığı iddia edilenleri soruşturanlardır" dedi. -"MÜŞTEKİ" KARAMAN İFADE VERECEK İfadelerin ardından kararını açıklayan Daire, Zahid Akman'ın duruşmaya gelemediği için sunduğu sağlık raporunun kabulüne, "müştekilerden" Zekeriya Karaman'ın ifadesi için İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazılan müzekkerenin cevabının beklenmesine, olayla ilgili Deniz Feneri davasında sanık avukatı olan Prof. Dr. Ersan Şen'in tanık olarak dinlenmesine karar verdi. -DENİZ FENERİ SAVCILARININ YARGILANMASINA TEPKİLER- Almanya'daki Deniz Feneri e.V. davasıyla bağlantılı soruşturmayı yürütürken görevden alınan savcıların yargılandığı duruşmada verilen öğle arasında davayı izleyen hukukçular ve milletvekilleri, tepkilerini yaptıkları açıklamalarla dile getirdiler. CHP Milletvekili Emine Ülker Tarhan, davanın iktidar odaklarına ulaşmasını önlemek için yapılan bir müdahale olduğunu belirterek, "Bu duruşma sürecinde de buna ilişkin bir kuşku kalmadığını düşünüyorum. Savunmada zekat, fitre ve yardım paralarının mal edinmede, yani 'hovardalıkta'kullanıldığı söylendi. Dinsel duyguların istismarından söz edildi. Bunlarla mücadele eden savcıların dosyalarının elinden alınması Türkiye'deki gerçek faillere ulaşılmasının önlenmesi için HSYK tarafından yapılmış çok ağır bir müdahaledir" diye konuştu. Savcıların ifadeleri sırasında bu davanın buraya geleceğin bildiklerini söylediğini ifade eden Tarhan, "İktidara hısım olan, sanıklara hasım olan yargı mensuplarının ödüllendirildiği bir sistemdeyiz. Aslında söylenen hiçbir şey bizi şaşırtmadı. Davanın sahte olduğunun altı bugün tekrar çizildi. HSYK'daki oylamalar sonucu çıkan soruşturma kararının da aslında yok hükmünde olduğu belirtildi. Bu konunun da tartışılması gerekiyor" dedi. CHP'li Atilla Kart ise konuşmasında duruşmayı içi acıyarak izlediğini, davanın şüphelilerinin değil savcılarının sanık sandalyesinde oturduğu tablonun AKP'nin Türkiye'de oluşturmak istediği Deniz Feneri adaletinin fotoğrafı olduğunu söyledi. Duruşmaya gözlemci olarak katılan Ankara Barosu'ndan Avukat Erol Aras ve İstanbul Barosu'ndan Avukat Turgay Demirci de yapılanların savcılarının davadan el çektrilmesi amacı taşıdığını belirtti. Savcıların anlattıklarını dinledikten sonra Deniz Feneri soruşturmasının engellenmeye çalıştığını daha iyi anladıkalrını kaydeden gözlemciler HSYK'nın soruşturma kararının ilk toplantıda çoğunluk sağlanamadığı için geçersiz olduğunu ifade etti. Savcıların tedbir kararıyla ilgili mütalaasına iki yıl iki ay boyunca bir itirazda bulunulmadığını ifade eden gözlemciler adil yargılanma hakkına vurgu yaptı. YARSAV Başkanı Murat Aslan da yaptığı konuşmada bu dava ile hakim ve savcı güvencesinin tabutuna bir çivi daha çakıldığını, hakim ve savcının güvencesinin olmadığı toplumda hiçbir kurum ve kişinin güvencesi olamayacağını söyledi. - Ankara
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA