Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Deniz emniyeti ve güvenliğinde tavizsiz duruşumuzu sürdürüyoruz
"Deniz emniyeti ve güvenliği konusunda tavizsiz duruşumuzu muhafaza ediyor, Basra Körfezi'nde yaşanan savaş nedeniyle mahsur kalan gemilerimizin emniyetle tahliyesi için gerekli çalışmaları sürdürüyoruz. Çok şükür şu anda bir mutabakat oluştu, bir ateşkes oluştu ve nispi olarak bir iyileşme söz konusu" - "Deniz ulaşımı küresel ekonominin can damarı ve bağlantısallık, alternatif yollar, güzergahlar çok önemli. Bu yaşananlar inanıyorum ki önümüzdeki dönem bu alanlarda yeni fikirlerin, yeni güzergahların, alternatif bağlantısallık hatlarının oluşumuna da katkı sunacaktır. Biz de bu savaş çıkmasın diye her türlü gayreti sarf ettik, şimdi de savaş kalıcı bir şekilde sonuçlansın, kalıcı bir barış oluşsun diye her türlü gayreti, diplomatik gayreti sarf ediyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Deniz emniyeti ve güvenliği konusunda tavizsiz duruşumuzu muhafaza ediyor, Basra Körfezi'nde yaşanan savaş nedeniyle mahsur kalan gemilerimizin emniyetle tahliyesi için gerekli çalışmaları sürdürüyoruz. Çok şükür şu anda bir mutabakat oluştu, bir ateşkes oluştu ve nispi olarak bir iyileşme söz konusu." dedi.
Yılmaz, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi Ödül Töreni ve gala yemeğindeki konuşmasında, dün, Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100'üncü yıl dönümü vesilesiyle Türk denizciliğinin geçmişten geleceğe uzanan şanlı yolculuğunu bir kez daha gururla yad ettiklerini söyledi.
Bu vesileyle 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın deniz kuvvetleri, denizcilik sektörü, ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Yılmaz, denizciler başta olmak üzere herkesin Kabotaj Bayramı'nı kutlayıp Türk denizciliğinin bugünlere gelmesi için emek veren, gerektiğinde bedel ödeyen herkesi şükranla andı.
Yılmaz, uluslararası sistemin çok kutuplu bir yapıya evrildiği bu süreçte, denizlerin de ekonomik rekabetin ve jeostratejik mücadelenin başlıca alanlarından biri haline geldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 90'ının deniz yoluyla gerçekleştirildiği günümüzde denizcilik küresel üretimin, ticaretin ve lojistiğin en belirleyici unsurlarından biri haline gelmiştir. Üç tarafı denizlerle çevrili, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan boğazlara sahip ve Avrupa, Asya ile Afrika'nın kesişim noktasında bulunan Türkiye, bu yeni küresel tablonun merkezinde yer almaktadır. Gerek tarihimiz, gerek coğrafi konumumuz, gerekse küresel jeopolitiğin ortaya çıkardığı yeni tablo, denizciliğe bakışımızı şekillendirmektedir."
Son 23 yılda denizciliği stratejik öncelikleri arasında görüp politikaları bu doğrultuda şekillendirdiklerini ve denizcilik altyapısını güçlendirerek bugün gurur duyulan başarılara ulaştıklarını kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bugün Türkiye 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi, 400 balıkçı barınağı, 181 tekne imal ve çekek yeri, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 11'i kuru, 40'ı yüzer olmak üzere 51 havuz, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşkın amatör denizcisiyle dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biridir. 2002'de 8,9 milyon detveyt ton ile 17'nci sırada yer alan Türk sahipli denizcilik filomuz 2026 itibarıyla 2 bin 234 gemi ve 51,8 milyon detveyt ton kapasiteyle 11'inci sıraya yükselmiştir. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız, halihazırda dünyanın en yoğun 100 limanı arasında bulunuyor."
"Ülkemizi yat turizminde de cazibe merkezi haline getirdik"
Yılmaz, 2025'te Türkiye limanlarında 62 bin 656 gemiye hizmet verildiğini belirterek, "Limanlarımıza uğrayan kruvaziyer gemi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15,1 artarak 1375'e, yolcu sayısı 2,2 milyona ulaştı. Son 23 yılda inşa ettiğimiz yeni yat limanları ve sürekli artan bağlama kapasitesiyle ülkemizi yat turizminde de cazibe merkezi haline getirdik. 2002'de 41 olan yat limanı sayımızı, en son Gazipaşa Yat Limanımızı da hizmete açarak 65'e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi ise 26 bin seviyesine getirdik. Geçtiğimiz sene, kabotaj hatlarında faaliyet gösteren firmalarımızla 119 milyona yakın yolcu ve 9 milyon 600 bin araç taşıdık." ifadelerini kullandı.
Öte yandan 84 bin kişiye istihdam sağlayan gemi inşa sanayisinin küresel ölçekte güçlü ve etkili bir konumda olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Gemi siparişinde dünyada 7'nci, tonajda 10'uncu sırada yer alan gemi inşa sanayimiz mega yat imalatında ise dünya ikinciliğine yükselmiştir. Gemi geri dönüşüm alanında ise dünyada 3'üncü, Avrupa'da lideriz." dedi.
Yılmaz, 2004'te başlattıkları ÖTV'siz yakıt desteğini 22 yıldır kesintisiz sürdürdüklerini belirterek, bugüne kadar sektöre toplam 21,8 milyar lira destek sağladıklarını, sadece 2025'te verdikleri 5,3 milyar liralık destekle de denizcilik sektörünün yanında olmaya devam ettiklerini bildirdi.
"Denizcilik kapasitesini her alanda güçlendiren Türkiye'yi inşa etmeyi sürdüreceğiz"
Uluslararası alanda da denizcilikte işbirliği ağını sürekli genişlettiklerini ve bugüne kadar 51 ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzaladıklarını anlatan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"1999'dan bu yana kesintisiz üyesi olduğumuz Uluslararası Denizcilik Örgütü Konseyi'ne de geçtiğimiz yıl yüksek bir oy oranıyla 14'üncü kez seçildik. Boğazlarımızdan uğraksız geçen gemilerden alınan ücretleri 2022 yılından bu yana yaptığımız güncellemelerle artırıyoruz. Her Kabotaj Bayramı'nda bu güncellemeleri sürdürmeye devam edeceğiz. Deniz emniyeti ve güvenliği konusunda da tavizsiz duruşumuzu muhafaza ediyor, Basra Körfezi'nde yaşanan savaş nedeniyle mahsur kalan gemilerimizin emniyetle tahliyesi için gerekli çalışmaları sürdürüyoruz. Çok şükür şu anda bir mutabakat oluştu, bir ateşkes oluştu ve nispi olarak bir iyileşme söz konusu. Bütün bu yaşananlar bize şunu gösterdi. Deniz ulaşımı küresel ekonominin can damarı ve bağlantısallık, alternatif yollar, güzergahlar çok önemli. Bu yaşananlar inanıyorum ki önümüzdeki dönem bu alanlarda yeni fikirlerin, yeni güzergahların, alternatif bağlantısallık hatlarının oluşumuna da katkı sunacaktır. Biz de bu savaş çıkmasın diye her türlü gayreti sarf ettik, şimdi de savaş kalıcı bir şekilde sonuçlansın, kalıcı bir barış oluşsun diye her türlü gayreti, diplomatik gayreti sarf ediyoruz. İnşallah bir daha o günleri yaşamayız, bunu temenni ediyoruz."
Türkiye Yüzyılı vizyonunun, denizlerde daha güçlü, denizcilikte daha rekabetçi, limanları, tersaneleri ve ticaret filosuyla küresel ölçekte söz sahibi bir Türkiye'yi hedeflediğini kaydeden Yılmaz, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Doğu Akdeniz'de, Karadeniz'de ve Ege'de hak ve menfaatlerini kararlılıkla koruyan, denizcilik kapasitesini her alanda güçlendiren Türkiye'yi inşa etmeyi sürdüreceğiz." dedi.
Yılmaz, kamu kurumlarıyla özel sektör arasında kurulan güçlü işbirliği ve denizcilik camiasının sahip olduğu bilgi, tecrübe ve birikimle önümüzdeki dönemde de Türkiye'yi daha ileri noktalara taşıyacaklarına işaret ederek "Diğer taraftan, denizcilik aynı zamanda uluslararası işbirliğinin çok kıymetli olduğu bir alan. Seyrüsefer serbestisi çok değerli. Bunun ne kadar değerli olduğunu yaşayarak gördük. Türkiye olarak seyrüsefer serbestisinin yanındayız, her zaman yanında olduk. Diğer taraftan uluslararası işbirliklerini de destekliyoruz, gerek ikili gerek çok taraflı işbirliklerinin de herkes için kazançlı bir sonuç doğuracağına gönülden inanıyoruz." şeklinde konuştu.
Yılmaz, konuşmasının ardından denizcilik ödüllerini sahiplerine takdim etti.
Toplu fotoğraf çekiminin ardından gala yemeğine geçildi.
Yılmaz, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi Ödül Töreni ve gala yemeğindeki konuşmasında, dün, Kabotaj Kanunu'nun yürürlüğe girişinin 100'üncü yıl dönümü vesilesiyle Türk denizciliğinin geçmişten geleceğe uzanan şanlı yolculuğunu bir kez daha gururla yad ettiklerini söyledi.
Bu vesileyle 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın deniz kuvvetleri, denizcilik sektörü, ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Yılmaz, denizciler başta olmak üzere herkesin Kabotaj Bayramı'nı kutlayıp Türk denizciliğinin bugünlere gelmesi için emek veren, gerektiğinde bedel ödeyen herkesi şükranla andı.
Yılmaz, uluslararası sistemin çok kutuplu bir yapıya evrildiği bu süreçte, denizlerin de ekonomik rekabetin ve jeostratejik mücadelenin başlıca alanlarından biri haline geldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 90'ının deniz yoluyla gerçekleştirildiği günümüzde denizcilik küresel üretimin, ticaretin ve lojistiğin en belirleyici unsurlarından biri haline gelmiştir. Üç tarafı denizlerle çevrili, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan boğazlara sahip ve Avrupa, Asya ile Afrika'nın kesişim noktasında bulunan Türkiye, bu yeni küresel tablonun merkezinde yer almaktadır. Gerek tarihimiz, gerek coğrafi konumumuz, gerekse küresel jeopolitiğin ortaya çıkardığı yeni tablo, denizciliğe bakışımızı şekillendirmektedir."
Son 23 yılda denizciliği stratejik öncelikleri arasında görüp politikaları bu doğrultuda şekillendirdiklerini ve denizcilik altyapısını güçlendirerek bugün gurur duyulan başarılara ulaştıklarını kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bugün Türkiye 218 liman tesisi, 65 yat limanı, 85 faal tersanesi, 400 balıkçı barınağı, 181 tekne imal ve çekek yeri, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 11'i kuru, 40'ı yüzer olmak üzere 51 havuz, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşkın amatör denizcisiyle dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biridir. 2002'de 8,9 milyon detveyt ton ile 17'nci sırada yer alan Türk sahipli denizcilik filomuz 2026 itibarıyla 2 bin 234 gemi ve 51,8 milyon detveyt ton kapasiteyle 11'inci sıraya yükselmiştir. Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız, halihazırda dünyanın en yoğun 100 limanı arasında bulunuyor."
"Ülkemizi yat turizminde de cazibe merkezi haline getirdik"
Yılmaz, 2025'te Türkiye limanlarında 62 bin 656 gemiye hizmet verildiğini belirterek, "Limanlarımıza uğrayan kruvaziyer gemi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15,1 artarak 1375'e, yolcu sayısı 2,2 milyona ulaştı. Son 23 yılda inşa ettiğimiz yeni yat limanları ve sürekli artan bağlama kapasitesiyle ülkemizi yat turizminde de cazibe merkezi haline getirdik. 2002'de 41 olan yat limanı sayımızı, en son Gazipaşa Yat Limanımızı da hizmete açarak 65'e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi ise 26 bin seviyesine getirdik. Geçtiğimiz sene, kabotaj hatlarında faaliyet gösteren firmalarımızla 119 milyona yakın yolcu ve 9 milyon 600 bin araç taşıdık." ifadelerini kullandı.
Öte yandan 84 bin kişiye istihdam sağlayan gemi inşa sanayisinin küresel ölçekte güçlü ve etkili bir konumda olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Gemi siparişinde dünyada 7'nci, tonajda 10'uncu sırada yer alan gemi inşa sanayimiz mega yat imalatında ise dünya ikinciliğine yükselmiştir. Gemi geri dönüşüm alanında ise dünyada 3'üncü, Avrupa'da lideriz." dedi.
Yılmaz, 2004'te başlattıkları ÖTV'siz yakıt desteğini 22 yıldır kesintisiz sürdürdüklerini belirterek, bugüne kadar sektöre toplam 21,8 milyar lira destek sağladıklarını, sadece 2025'te verdikleri 5,3 milyar liralık destekle de denizcilik sektörünün yanında olmaya devam ettiklerini bildirdi.
"Denizcilik kapasitesini her alanda güçlendiren Türkiye'yi inşa etmeyi sürdüreceğiz"
Uluslararası alanda da denizcilikte işbirliği ağını sürekli genişlettiklerini ve bugüne kadar 51 ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzaladıklarını anlatan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"1999'dan bu yana kesintisiz üyesi olduğumuz Uluslararası Denizcilik Örgütü Konseyi'ne de geçtiğimiz yıl yüksek bir oy oranıyla 14'üncü kez seçildik. Boğazlarımızdan uğraksız geçen gemilerden alınan ücretleri 2022 yılından bu yana yaptığımız güncellemelerle artırıyoruz. Her Kabotaj Bayramı'nda bu güncellemeleri sürdürmeye devam edeceğiz. Deniz emniyeti ve güvenliği konusunda da tavizsiz duruşumuzu muhafaza ediyor, Basra Körfezi'nde yaşanan savaş nedeniyle mahsur kalan gemilerimizin emniyetle tahliyesi için gerekli çalışmaları sürdürüyoruz. Çok şükür şu anda bir mutabakat oluştu, bir ateşkes oluştu ve nispi olarak bir iyileşme söz konusu. Bütün bu yaşananlar bize şunu gösterdi. Deniz ulaşımı küresel ekonominin can damarı ve bağlantısallık, alternatif yollar, güzergahlar çok önemli. Bu yaşananlar inanıyorum ki önümüzdeki dönem bu alanlarda yeni fikirlerin, yeni güzergahların, alternatif bağlantısallık hatlarının oluşumuna da katkı sunacaktır. Biz de bu savaş çıkmasın diye her türlü gayreti sarf ettik, şimdi de savaş kalıcı bir şekilde sonuçlansın, kalıcı bir barış oluşsun diye her türlü gayreti, diplomatik gayreti sarf ediyoruz. İnşallah bir daha o günleri yaşamayız, bunu temenni ediyoruz."
Türkiye Yüzyılı vizyonunun, denizlerde daha güçlü, denizcilikte daha rekabetçi, limanları, tersaneleri ve ticaret filosuyla küresel ölçekte söz sahibi bir Türkiye'yi hedeflediğini kaydeden Yılmaz, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Doğu Akdeniz'de, Karadeniz'de ve Ege'de hak ve menfaatlerini kararlılıkla koruyan, denizcilik kapasitesini her alanda güçlendiren Türkiye'yi inşa etmeyi sürdüreceğiz." dedi.
Yılmaz, kamu kurumlarıyla özel sektör arasında kurulan güçlü işbirliği ve denizcilik camiasının sahip olduğu bilgi, tecrübe ve birikimle önümüzdeki dönemde de Türkiye'yi daha ileri noktalara taşıyacaklarına işaret ederek "Diğer taraftan, denizcilik aynı zamanda uluslararası işbirliğinin çok kıymetli olduğu bir alan. Seyrüsefer serbestisi çok değerli. Bunun ne kadar değerli olduğunu yaşayarak gördük. Türkiye olarak seyrüsefer serbestisinin yanındayız, her zaman yanında olduk. Diğer taraftan uluslararası işbirliklerini de destekliyoruz, gerek ikili gerek çok taraflı işbirliklerinin de herkes için kazançlı bir sonuç doğuracağına gönülden inanıyoruz." şeklinde konuştu.
Yılmaz, konuşmasının ardından denizcilik ödüllerini sahiplerine takdim etti.
Toplu fotoğraf çekiminin ardından gala yemeğine geçildi.
Kaynak: AA / Güncel
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Basra Körfezi, Denizcilik, Güvenlik, Türkiye, Ekonomi, Ulaşım, Güncel, Savaş, Ateşkes, Türkiye, Basra Körfezi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Güvenlik, Ulaşım, Denizcilik, Ekonomi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA