Erdoğan: Uydu yeteneklerini geliştirme zorunluluk
"İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur" - "Uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır" - "Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Kabinenin 67. toplantısını tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda ülkenin ve milletin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdiklerini söyledi.
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor."
"Uzaydaki uydularımızın toplam sayısı 10'a yükseldi"
Türkiye'nin uydu alanında yakaladığı ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiğini anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık."
"Yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz"
Erdoğan, 3 sene önce uzaya gönderilen İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiğin aşıldığına dikkati çekerek, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." dedi.
Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi:
"Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz."
"İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum."
(Sürecek)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Kabinenin 67. toplantısını tamamladıklarını belirten Erdoğan, toplantıda ülkenin ve milletin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdiklerini söyledi.
Toplantıda, uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda katettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT 1-B uydusuyla başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilmeyecek seviyelere geldi. İnanç, azim ve emekle çalışarak, her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız TÜRKSAT 3-A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor."
"Uzaydaki uydularımızın toplam sayısı 10'a yükseldi"
Türkiye'nin uydu alanında yakaladığı ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdiğini anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"TÜRKSAT 4-A 2014'te, TÜRKSAT 4-B 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT 5-A ve TÜRKSAT 5-B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6-A'yı hizmete aldık. TÜRKSAT 6-A ile haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu. GÖKTÜRK 1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık."
"Yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz"
Erdoğan, 3 sene önce uzaya gönderilen İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiğin aşıldığına dikkati çekerek, "Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz." dedi.
Türkiye'nin kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi:
"Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE 2 ve İMECE 3 uydularımız ile GÖKTÜRK-Y ve GÖKTÜRK-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca TÜRKSAT 7-A projemiz, ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir. Şurası bir gerçek ki uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. 'Uzayda izi olanın dünyada sözü olur.' düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz."
"İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetini de sürdürdüklerini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken, ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır. Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum."
(Sürecek)
Kaynak: AA / Güncel
Recep Tayyip Erdoğan, Teknoloji, Politika, Savunma, Türksat, Türkiye, Kabine, Güncel, Türksat, Türkiye, Kabine, Recep Tayyip Erdoğan, Savunma, Teknoloji, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA