CHP'li Toprak: Hükümet Dış Politikada Başkalarının Tembih ve Telkinleriyle Hareket Ediyor

Güncel Haberler

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, hükümetin dış politikada ülke çıkarlarını önde tutmak yerine, başkalarının tembih ve telkinleriyle hareket ettiğini ve bunun da Türkiye'ye can kaybı ve milyarca dolarlık ekonomik kayıp olarak geri...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, hükümetin dış politikada ülke çıkarlarını önde tutmak yerine, başkalarının tembih ve telkinleriyle hareket ettiğini ve bunun da Türkiye'ye can kaybı ve milyarca dolarlık ekonomik kayıp olarak geri döndüğünü ileri sürdü CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, hükümetin dış politikada ülke çıkarlarını önde tutmak yerine, başkalarının tembih ve telkinleriyle hareket ettiğini ve bunun da Türkiye'ye can kaybı ve milyarca dolarlık ekonomik kayıp olarak geri döndüğünü ileri sürdü.

Toprak yazılı açıklamasında, Başbakan Erdoğan'ın ABD seyahatinden önce yola çıkarken Suriye konusunda söylediklerinin tümünü ABD Başkanı Obama ile iki saat görüştükten sonra geri aldığını belirtti. Erdoğan'ın bir anda Cenevre müzakereleri yanlısı olduğunu, düşüncelerinin "değiştiğini ve geliştiğini' açıkladığını ifade eden Toprak, "Suriye'de, hükümetin uyguladığı savaşa destek, kardeşin kardeşi öldürmesine katkı politikasının yanlışlığını ve yatacağı felaketi sürekli dile getirdik. Hükümeti yanlıştan dönmesi, komşuların içişlerine karışmaması için uyardık. Dinlemedi. Çünkü Başbakan sadece Obama'nın sözünü dinliyor" dedi.

-"BUGÜNE KADAR YİTİRDİĞİMİZ 100'DEN FAZLA İNSANIMIZIN HESABINI VERMEK ZORUNDALAR"-

Ancak gelinen noktada Türkiye'nin iki yıldan bu yana yaşadığı insani ve ekonomik felaketin hesabının verilmesi gerektiğini kaydeden Toprak şunları kaydetti:

"Savaşa girmediğimiz halde Gaziantep'te, Hatay'da, Dörtyol'da, Cilvegözü ve Akçakale'de, son olarak Reyhanlı'da bugüne kadar yitirdiğimiz 100'den fazla insanımızın hesabını vermek zorundalar.

Başbakan şimdi de Rusya ve Pekin'e gidip düşüncelerini daha da geliştirecek. Anlaşılan Putin tarafından da ikna edilecek. Muhtemelen Başkan Obama kendisinden Putin'e de gitmesini, Putin'in de gönlünü almasını istedi. Türkiye Cenevre'de barış sürecinin başlatılmasında etkin ve aktif rol üstlenme şansını, iki yıldan bu yana uygulanan radikal İslamcı terör örgütlerine destek politikası yüzünden kaybetti. İran bile Selefi ve Vahhabi'ler başta olmak üzere radikal dini siyasi akımların Türkiye'de etkin konuma geldiği konusunda uyarma ihtiyacı duydu. Hükümet Cenevre Müzakerelerinden yana politikasını değiştirdi ama Çin hükümeti, Cenevre toplantılarına İran ve Suudi Arabistan'ın da katılması gerektiğini açıklarken, Türkiye'nin adını bile anmadı."

-"TÜRKİYE'Yİ DÜNYA ÖNÜNDE KOMİK DURUMA DÜŞÜRDÜLER"-

Toprak, İsrail istihbarat kuruluşu MOSSAD'ın sitesi Debkafile'da yer alan özel analizde, Başbakan Erdoğan'ın Esad'ı "iyi analiz edemediği, hafife alarak stratejik hata yaptığı" görüşüne yer verilirken, Suriye Ordusu'nun son dönemde muhaliflere karşı büyük başarı elde ettiğinin kaydedildiğini belirterek, yine Alman istihbarat birimlerince Esad'a bağlı birliklerin uzun süredir olmadıkları kadar güç kazandığının ifade edildiğine dikkat çekti. "Bütün bunların sonucunda, hükümetin dış politikada "stratejik derinlik' diye diye stratejik sığlığa saplandığı, başını kayaya çarptığı ortaya çıkıyor" diyen Toprak, Başbakan'ın Gazze ziyaretine değinerek şöyle devam etti:

"Türkiye'yi dünya önünde komik duruma düşürdüler. Şimdi Başbakan Obama'dan izin aldı Haziran'da Gazze'ye gidecek ama bir şartla; Obama, hükümetin Filistin politikasına da yeni ayar verdi, "Hamas'la görüşeceksen, El Fetih'le de görüşeceksin, Batı Şeria'ya da gideceksin' dedi. Başbakan da bunu kabul etti. Bütün bunlar, hükümetin dış politikada, ülke çıkarlarını önde tutmak yerine, başkalarının tembih ve telkinleriyle hareket ettiğini somut biçimde gösteriyor. İsrail özrünün ardında da bunun yattığı anlaşılıyor. Mavi Marmara'da ölenlerin yakınları bile hükümete, Başbakana "İsrail ile barışmak için bizi kullandınız, ölülerimizi kullandınız' diye tepki gösteriyor. Başbakan bütün bunları izah etmek, gerçekleri açıklamak, halka doğruları söylemek zorundadır." - Ankara