Çanakkale'de mahkeme altın-gümüş madeni projesinin ÇED olumlu kararını iptal etti

Güncel Haberler

Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, Serçiler ve Terziler köyleri civarındaki altın-gümüş madeni projesinin ÇED olumlu kararını iptal etti. Gerekçede, Atikhisar Barajı'na etkilerin yeterince değerlendirilmediği ve kamu yararı bulunmadığı belirtildi.

Haber: Buse ÖZBEY

(ÇANAKKALE) - Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, Çanakkale'nin merkez ilçesine bağlı Serçiler ve Terziler köyleri civarında Türk Altın İşletmeleri AŞ tarafından yapılması planlanan Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi'ne ilişkin "ÇED Olumlu" kararını iptal etti. Gerekçede, "çevresel risklerin bertaraf edilemediği, Atikhisar Barajı'na etkilerin yeterince değerlendirilmediği, planda kamu yararı bulunmadığı" tespitleri yapıldı.

Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi"ne ilişkin 17 Eylül 2025'te verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle bölge sakinlerinin açtığı davada kararını verdi.

Mahkeme, Çanakkale'nin Merkez ilçesine bağlı Serçiler ve Terziler köyleri civarında, Türk Altın İşletmeleri AŞ (eski adıyla Koza Altın İşletmeleri AŞ) tarafından gerçekleştirilmesi planlanan, "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi"ne ilişkin "ÇED Olumlu" kararını iptal etti.

İdari Mahkemesi'nin gerekçesinde, ÇED raporlarında, çevresel etkileri ve bu etkilerin giderilmesine yönelik önlemlerin yeterliliğinin bilimsel ve teknik açıdan ortaya konulması gerektiğine işaret edildi.

Bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda ortaya konulan tespitlerin, proje açısından esaslı nitelikte olduğu ancak ÇED raporundaki bazı değerlendirmelerin yeterli olmadığı belirtilen gerekçede, ekolojik, faunistik ve ormancılık yönünden şu değerlendirme yapıldı:

"Dava konusu proje kapsamında hazırlanmış olan ÇED Raporu ve ekleri, çevresel etkileri ve alınacak önlemleri, mevzuatın öngördüğü genel standartlar çerçevesinde şeklen içermiş olsa da projede ekolojik ve faunistik açıdan tür tespitlerinde eksiklikler bulunmakta, izleme planları yetersiz ve muğlak kalmaktadır. Ayrıca alan koruma açısından da Atikhisar Barajına olan etkilerin yeterince değerlendirilmediği görülmektedir. Bu çerçevede, söz konusu faaliyetin, mevcut ÇED Raporu ile ekolojik unsurlar ve fauna üzerinde 'geri döndürülemez etkiler' oluşturma riskinin bilimsel kesinlikle bertaraf edilemediği mütalaa edilmektedir."

Mahkeme, proje alanının, Atikhisar Barajı'nın orta ve uzun mesafeli koruma alanları içerisinde bulunduğunu ve proje sahasının, baraja yaklaşık 1,4 kilometre mesafede olduğunu dikkate aldı. Gerekçede, projenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları üzerindeki olası etkilerinin yeterince ortaya konulamadığı, özellikle hidrojeolojik açıdan yapılan değerlendirmelerin yetersiz kaldığı ve yer altı suyunun kirlenmesi riskinin bilimsel olarak ortadan kaldırıldığının gösterilemediği ifade edildi.

"KÜMÜLATİF ETKİLER YETERLİ BİÇİMDE DEĞERLENDİRİLMEMİŞ"

Mahkeme ayrıca, asit kaya drenajı ve ağır metal çözünmesi ihtimallerinin yeterince değerlendirilmediği, proje alanının bulunduğu havzadaki diğer ruhsatlı alanların oluşturabileceği kümülatif etkilerin de yeterli biçimde incelenmediği değerlendirmesinde bulundu. Kararda, proje sonrasında oluşması öngörülen açık ocak gölünün, uzun vadeli yönetimine ilişkin de yeterli ve somut bir plan ortaya konulmadığı belirtildi.

"KAMU YARARI YOK"

Gerekçede, sonuç olarak, Türk (Koza) Altın İşletmeleri Anonim Şirketi tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi" ile ilgili ÇED Raporu ve belirtilen gerekçelerin birlikte değerlendirildiği aktarılarak, şunlar kaydedildi:

"Teknik bilgi ve tecrübe gerektiren uygulamalarda, bilimsel yaklaşım hataları ve içeriğinde yetersizliklerin olduğu, niteliği itibarıyla korumacı yaklaşımın sergilenmesi ve olası olumsuz etkilere karşı tedbirlerin alınması konusunda ciddiyetin korunması gerektiği kanun ve yönetmeliklerde açık olduğu halde koruma tedbirlerinin nasıl gerçekleştirileceği ile belirsizliklerin olması, içeriğinde sunulan konular ile ilgili değerlendirme ve tartışmaların yeterli ve usulüne uygun yapılmadığı ve ilgili mevzuata uygunluk hususunda eksikliklerin olduğu değerlendirilmiştir. Belirtilen gerekçeler uyarınca anılan projenin uygulanmasında kamu yararı olmadığı değerlendirilmektedir."

BİLİRKİŞİ RAPORU

Mahkemenin değerlendirmesine dayanak oluşturan bilirkişi raporunda, projenin farklı başlıklar altında teknik ve bilimsel açıdan incelendiği görüldü. Raporda, maden işletmesinde basamak şev açıları, patlatma hesapları ve pasa şevleriyle ilgili farklılıkların bulunduğu, bu hususların şev kaymaları, iş güvenliği ve çevresel etkiler bakımından risk oluşturabileceği belirtildi. Bilirkişiler, bu kapsamda ÇED raporunun madencilik açısından teknik ve bilimsel yönden yeterli olmadığı yönünde değerlendirme yaptı.

Hidrojeolojik değerlendirmede ise proje alanının, Atikhisar Barajı'na yakınlığına işaret edilerek, yer altı suyu hareketleri, kirleticilerin taşınımı ve olası sızıntıların etkilerinin yeterince ortaya konulmadığı yönünde tespitlere yer verildi.

Raporda ayrıca, yaklaşık 10 milyon 202 bin 831 ton ekonomik olmayan kayaç ve pasa oluşmasının öngörüldüğü, incelenen numunelerin yüzde 87,5'inin "potansiyel asit üreten" nitelikte değerlendirildiği ve uzun dönemli kinetik testlerin sınırlı kaldığı belirtildi.

"METOLOJİK EKSİKLİKLER"

Bilirkişi raporunda, projenin fauna ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesinde de eksiklikler bulunduğu, özellikle su samuru gibi türlere ilişkin izleme ve önlemlerin yeterince ortaya konulmadığı belirtildi. Tarım alanları ve toprak özelliklerine ilişkin değerlendirmelerde de metodolojik eksikliklere işaret edildi.

Bilirkişi heyeti, projenin teknik ve bilimsel açıdan yeterli şekilde değerlendirilmediği ve bu nedenle ÇED raporunun uygun olmadığı yönünde görüş bildirdi.

Mahkeme, bilirkişi raporunda ortaya konulan bu eksiklikleri dikkate alarak projenin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin kabul edilebilir düzeyde tutulup tutulamayacağının yeterli bilimsel ve teknik verilerle ortaya konulamadığı sonucuna ulaştı.

Kararda, bazı davacılar yönünden ise dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedildi. ÇED olumlu kararının iptaline ilişkin hükme karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Danıştaya başvuru yolu açık bırakıldı.