BM: Irak'ta silah kontrolü planında ilerleme umudu var

Güncel Haberler

BM Genel Sekreteri Guterres, Irak hükümetinin tüm silahları devlet kontrolüne alma planına ilişkin ilerleme kaydedilebileceği konusunda umutlu olduğunu belirtti. Sözcü Haq, Irak'ın egemenliğine saygı için bölge ülkelerine işbirliği çağrısı yaptı, Hürmüz krizinde ise diyalog vurgusu yapıldı.

BİRLEŞMİŞ Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, Irak hükümetinin ülkedeki tüm silahları devlet kontrolüne alma planında ilerleme kaydedilmesi konusunda "umutlu olduğu" bildirildi.
BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen günlük basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili güncel bilgileri paylaştı.
Haq, Irak'taki farklı grupların silah bırakması süreciyle ilgili soruya, "Irak'ta, ülke topraklarındaki silahların kontrolünün ulusal hükümette olması açıkça büyük önem taşıyor. Genel Sekreter, ülkedeki silahlı güçlerin elindeki silahların devlet tarafından tek bir çatı altında kontrol edilmesini sağlama yönündeki çabalarda ilerleme kaydedilebileceğini umuyor." cevabını verdi.
Irak'taki silahlı grupların bölge ülkeleri tarafından silahlandırıldığı iddialarına da değinen Haq, bölgedeki tüm devletlerin, "Irak'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini sağlama konusunda işbirliği yapmalarını" istediklerini belirtti.
Irak hükümeti 29 Haziran'da, ülkedeki tüm silahlı grupların 30 Eylül'e kadar ellerindeki silahları teslim etmeleri yönünde çağrıda bulunurken, bu grupların önemli bir kısmının bu plana sıcak bakmadığı biliniyor.
Guterres, Hürmüz krizinin diyalog yoluyla çözüleceği inancını koruyor
BM Genel Sekreteri Sözcü Yardımcısı Haq, Antonio Guterres'in Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz çevresindeki gelişmeler de dahil olmak üzere Orta Doğu'daki çatışmaları "yakından takip ettiğini" söyledi.
Haq, "Genel Sekreter, kapsamlı ve kalıcı bir çözüme ancak diyalog ve müzakereler yoluyla ulaşılabileceği konusundaki inancını korumaktadır." ifadelerini kullandı.
Bu şekilde ulaşılacak bir çözümün bölge genelinde istikrar ve güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı olacağını belirten Haq, aynı zamanda Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz ile bunların çevresindeki seyrüsefer haklarının ve özgürlüklerinin de bu yolla "güvence altına alınabileceği" değerlendirmesinde bulundu.