Şanghay'da 'Bir Anne Hakkında' Prömiyeri

Güncel Haberler

Büşra Bülbül'ün ilk filmi 'Bir Anne Hakkında', Şanghay'da prömiyer yaptı. Film, eşini hayatta tutmaya çalışan Sibel'in annelik, vicdan ve ahlaki ikilemlerini işliyor. Yönetmen, izleyicinin Sibel'le empati kurduğunu ve uluslararası geri dönüşlerin çok olumlu olduğunu belirtti.

Yönetmen Büşra Bülbül'ün ilk uzun metraj kurmaca filmi "Bir Anne Hakkında", dünya prömiyerini gerçekleştirdiği 28. Şanghay Uluslararası Film Festivali'nde izleyiciyle buluştu.
Büşra Bülbül ile senarist Bekir Bülbül, TRT ortak yapımı filme ilişkin AA muhabirine yaptıkları açıklamada, yapımın çıkış hikayesini, senaryo sürecini, filmin merkezindeki ahlaki ikilemleri ve Şanghay'daki ilk gösterimin ardından aldıkları uluslararası geri dönüşleri anlattı.
Karaciğer yetmezliğinin son evresindeki eşini hayatta tutmaya çalışan Sibel'in zamana karşı verdiği mücadeleyi işleyen film, annelik, vicdan, ahlaki ikilem ve çaresizlik gibi temaları merkezine alıyor.
"Bu, büyük bir kahramanlık göstergesiymiş"
Büşra Bülbül, ilk uzun metraj filmini hazırlarken kendi çocukluk anılarından beslendiğini belirterek, anne olduktan sonra annesine farklı bir gözle bakmaya başladığını söyledi.
Filmin temelinde kendi annesinin çocukları ve ailesi için verdiği mücadelenin yer aldığını dile getiren Büşra Bülbül, şöyle konuştu:
"İlk uzun metraj filmimi çekerken aslında kendi çocukluk anılarımdan biraz esinlendim. Kendim de anne olduktan sonra anneliği tanımış oldum. Annemin, annelik yaptığı süreci hatırladım ve bana çok büyük bir ilham kaynağı oldu. Bir hikaye anlatmak istiyorsanız öncelikle zaten beslendiğiniz alanlara dalış yapar ve o alanlarda gezinirsiniz. Benim de annemle yaşadığım o çocukluk anılarımda hatırladığım şey annemin mücadelesiydi. Çocuklarına bakmak için verdiği mücadele, ailesini bir arada tutmaya çalışması... Bunlar gerçekten o zamanlar gözümde büyük bir kahramanlık gibi gözükmese de ben de anne olduktan sonra anladım ki aslında bu, büyük bir kahramanlık göstergesiymiş."
"En çok istediğim, seyircinin Sibel ile empati kurmasıydı"
Yönetmen Büşra Bülbül, filmin dünya prömiyerini Şanghay'da gerçekleştirmenin kendisi için anlamlı olduğunu aktararak, uluslararası izleyicinin Sibel karakteriyle güçlü bağ kurduğunu vurguladı.
Festivalde izleyicilerden aldığı geri dönüşlerin kendisini etkilediğini belirten Bülbül, "Şanghay Uluslararası Film Festivali'nde filmimi göstermek benim için çok kıymetliydi. Sibel'i onlara tanıtmak ve onlarla buluşturmak gerçekten çok heyecanlandırıcıydı. Film bittikten sonra aldığım sorularda hep Sibel'in mücadeleci ruhunun çok iyi yansıtıldığı dile getirildi. Hiç demoralize olmadan ayakta duran güçlü bir kadın imgesi onlar için de çok etkili oldu. Çok güçlü bir bağ kurduk." dedi.
Filmin yalnızca bir anne hikayesi olmadığını vurgulayan Büşra Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aslında film bir anne hikayesiymiş gibi gözükse de temelinde bir insan hikayesini anlatıyor. Bir insanın sadece saf kötü ya da saf iyi olmasına odaklanmadım hikayemde. Sibel'i kötü karakter olarak görmediler. Çok iyi karakter olarak da görmediler ama yapmak zorunda kalan bir karakter olarak gördüler. Onun sürecine de tanıklık ettiler. Aslında empati kurdular. Benim de en çok istediğim zaten seyircinin Sibel'le bir empati kurmasıydı."
Eşi Bekir Bülbül ile çalışmanın filmlerine farklı bakış açıları kazandırdığına işaret eden yönetmen, "Bekir ile her zaman bütün filmlerimizi birlikte yazarız. Yönetmen koltuğunda da aslında birlikte oturuyoruz. Benim bakış açımdan çok daha farklı bir bakış açısı var ve onun bakış açısına ihtiyaç duyuyorum. Biz birbirimizi bu şekilde tamamlıyoruz. Birlikte ortaya çıkartmak, aslında filmi daha katmanlı bir hale getiriyor." diye konuştu.
"Ahlaklı bir insan süte ne zaman su karıştırmaya başlar?"
Senarist Bekir Bülbül ise senaryonun çıkış noktasının organ nakli sürecinden çok ahlaki ikilemler üzerine kurulduğunu söyledi.
Senaryoyu oluştururken uzun tartışmalar yürüttüklerini anlatan Büşra Bülbül, şöyle devam etti:
"Özellikle son dönemlerde yaşadığımız ahlaki problemlere biraz değinmek, buraları eşelemek istedik. Buradaki temel ahlaki problem nedir diye. Eski kadim hikayelerden süte su karıştırma hikayesi bizim ilgimizi çekti. O süreçte Kadir Mısıroğlu'nun bir hikayesi vardı. Süte su karıştıran insanın daha kolay süt sattığı ve karıştırmayanın satamadığı ile ilgili bir hikaye. Bu bizi çok cezbetti ve bunun üzerine düşünmeye başladım. Aslında hikayenin esas membaı burası. Bir taraftan da etrafımıza 'Böyle bir ikilemde kalsanız ne yapardınız?' diye soruyorduk. Çünkü bu denklemi sürekli kontrol etmek çok zor. Ondan dolayı bunun üzerine uzun münazaralar yaptık. En nihayetinde senaryo bu hale geldi."
Karakterin ahlaki sınırlarını belirlemenin yazım sürecindeki en zor aşama olduğunu dile getiren Büşra Bülbül, "Bu karakterin sınırları bellidir. Bu sınırları ne kadar aşabilir, ne kadar aşamaz? Hangi koşullar bu sınırları zorlar? Buralarda biraz zorlandığımız oldu. Çünkü en nihayetinde biz bir kadın karakter inşa ettik. Bir kadın durup dururken ahlaklı bir insan süte ne zaman su karıştırmaya başlar? Tam da bu nokta bizi çok zorladı." dedi.
TRT 12 Punto filmin yolculuğunda önemli rol oynadı
Bekir Bülbül ise filmin 2022 TRT 12 Punto Senaryo Günleri'nde aldığı Ortak Yapım Ödülü'nün uluslararası yolculukta önemli katkı sağladığını belirterek "TRT 12 Punto bize birçok ortak yapımcıyla görüşme imkanı sağladı. Ödül ile gidiyor olmak filmimize prestij kazandırıyor. Daha senaryo aşamasındayken birçok görüşme yapıyoruz. Film çektikten sonra festivaller aşamasında bile ışığı her zaman arkamıza almış gibi hissediyoruz. O anlamda çok faydasını gördüm." dedi.
Yerel bir hikaye ile uluslararası izleyicide karşılık bulmanın kendilerini mutlu ettiğini kaydeden Bekir Bülbül, şöyle devam etti:
"Biz sonuçta yerel bir hikaye yazıyoruz. Kendi kültürümüze, kendi etik değerlerimize, kendi sosyolojimize, kendi dinimize ait hikayeler yazıyoruz. Bu dışarıdan nasıl anlaşılıyor kaygısına düştüğümüz çok oluyor. Şanghay'a çok büyük endişelerle gittik aslında ama seyircinin inanılmaz bir teveccühünü gördük. Gerek Büşra'dan gerek benden imza almaya kalktılar, beraber fotoğraf çektirmek istediler. Biz böyle şeylere hiç alışık değiliz. İlk defa orada gördük ve bundan çok mutluyuz, ülkemizi temsil ettiğimiz için."
Yeni projelerine ilişkin de bilgi veren Bekir Bülbül, kasımda çekimlerine başlamayı planladıkları, TRT 12 Punto'da ödül alan "Bayram Resteli" filminin yönetmenliğini kendisinin yapacağını söyleyerek, "Yapımcısı Halil Kardeş olacak. Aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı destekliyor projeyi. Fransa'dan bir ortak yapımcımız var. İnşallah o da güzel neticeler alır." diye konuştu.