Bakan Ersoy, "94. Dil Bayramı'nda Türk Diline Hizmet Ödülleri Töreni"nde konuştu:
- "Sosyal medya dili, yabancı kavramların kontrolsüz kullanımı ve dijital dünyanın oluşturduğu yeni alışkanlıklar karşısında Türkçemizi korumak ve geliştirmek, hepimizin görevidir" "Orhun Abideleri Müzesi'nden Balkanlar'daki medreselere kadar dil mirasımızı ihya ediyoruz"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Sosyal medya dili, yabancı kavramların kontrolsüz kullanımı ve dijital dünyanın oluşturduğu yeni alışkanlıklar karşısında Türkçemizi korumak ve geliştirmek, hepimizin görevidir." dedi.
Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından 94. Dil Bayramı dolayısıyla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen törende, Türk dilinin korunması, geliştirilmesi ve Türk dünyasında yaşatılmasına katkı sunan kişi ve kurumlara Türk Diline Hizmet Ödülleri verildi.
Törende, akademik çalışmalarıyla Türkçenin gelişimine katkı sunan Prof. Dr. Gülsün Leyla Uzun ile Balkanlar'da Türk dili mirasının yaşatılmasına yönelik çalışmalarıyla Doç. Dr. Menent Shukrieva ödüle layık görüldü.
Türk dünyasının sesini uluslararası alanda duyuran Türkmeneli Televizyonu ile Türkoloji ve dil araştırmaları alanındaki çalışmalarıyla Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine de Türk Diline Hizmet Ödülleri takdim edildi.
"Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir"
Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy "Bugün, milletimizin ruhunu, hafızasını ve istiklalini taşıyan Türkçemizin bayramı olan 26 Eylül Dil Bayramı'nın 94. yılını büyük bir gururla kutluyoruz." ifadesini kullandı.
Ersoy, aynı zamanda Türk diline ömrünü adamış bilim, kültür ve sanat insanlarına "Türk Diline Hizmet Ödülleri" sunmanın da mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Dilin, bir milletin hafızası, kimliği, varlık ve istiklal senedi olduğunu vurgulayan Ersoy, "Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil, binlerce yıllık tarihimizin, medeniyetimizin ve ortak değerlerimizin taşıyıcısıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle, 'Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir." diye konuştu.
Ersoy, 26 Eylül 1932'de gerçekleştirilen Birinci Türk Dili Kurultayı'nda milli dilin önemi ve korunmasının yanı sıra Türkçenin zenginleştirilmesi ve geliştirilmesi yolunda tarihi adımlar atıldığını söyledi.
"Binlerce yabancı genç, güzel Türkçemizi öğreniyorsa bu, atılan kararlı adımların meyvesidir"
Bugün kendilerine düşen görevin, bu kıymetli mirası çağın imkanlarıyla geleceğe taşımak olduğunu ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:
"Son 24 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, kültürden sanata, eğitimden kamu diplomasisine kadar pek çok alanda Türkçemizin dünyadaki görünürlüğünü ve etkisini artıran önemli adımlar atmıştır. Yunus Emre Enstitülerimizle Türkçemizin sesini dünyanın dört bir yanına ulaştırıyoruz. Bugün Türkçemiz, yalnızca Edirne'den Kars'a değil, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan geniş bir gönül coğrafyasının ortak değerlerinden biridir. Bugün Tokyo'dan Washington'a, Saraybosna'dan Johannesburg'a kadar binlerce yabancı genç, güzel Türkçemizi öğreniyorsa bu, atılan kararlı adımların meyvesidir."
"Türkçemizi korumak ve geliştirmek hepimizin görevidir"
Bakan Ersoy, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile de Türk dünyasının ve gönül coğrafyasının dil ve kültür mirasını yaşattıklarını belirtti.
Ecdat yadigarı eserleri ve Türkçenin yazılı abidelerini bizzat yerinde ayağa kaldırdıklarının altını çizen Ersoy, "Orhun Abideleri Müzesi'nden Balkanlar'daki medreselere kadar dil mirasımızı ihya ediyoruz. Eğitimde, dijital içeriklerde, kamu diplomasisinde Türkçenin ağırlığını ve prestijini en üst seviyeye taşıdık." diye konuştu.
İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" ülküsünü hatırlatan Ersoy, bu ülkünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin liderleriyle ortaya koyduğu işbirliği ve ortak irade sayesinde giderek somut bir gerçeğe dönüştüğünü belirtti.
Ortak Türk Alfabesi konusunda sağlanan mutabakatın, ortak dil ve ortak gelecek idealinin somut ve anlamlı adımlarından biri olduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:
"Önümüzde fırsatların yanı sıra önemli sorumluluklar da bulunmaktadır. Sosyal medya dili, yabancı kavramların kontrolsüz kullanımı ve dijital dünyanın oluşturduğu yeni alışkanlıklar karşısında Türkçemizi korumak ve geliştirmek hepimizin görevidir. Çünkü kendi kavramlarını üretemeyenler, başkalarının kavramlarıyla düşünmek zorunda kalırlar. Bu nedenle ailelerimizden okullarımıza, medyamızdan kamu kurumlarımıza kadar hep birlikte Türkçemizi doğru, güzel ve özenli kullanmalıyız. Türkçeye sahip çıkmak, milli hafızamıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır."
Türk Diline Hizmet Ödülleri'nin Türkçeye adanmış emeklerin ve ömürlerin birer hürmet nişanesi olduğunu belirten Ersoy, ödüle layık görülen bilim, kültür ve sanat insanlarını kutladı.
Ersoy, Türk dilinin zenginleşmesi ve yaşatılması için emek verenlere, Türk Dil Kurumuna ve törende emeği geçenlere teşekkür ederek, "26 Eylül Dil Bayramı'mız kutlu olsun. Türkçemizin sesi gür, sözü güçlü, ufku daim ve aydınlık olsun." dedi.
"Atılan her adım, geleceğin Türk dünyasını inşa etmeye katkı vermektedir"
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs de Atatürk'ün dil ve tarih kurumlarını kurmasının, Milli Mücadele sonrasında tarih, dil, kültür ve millet bilincinin gelişmesine yönelik önemli adımlardan biri olduğunu belirtti.
Milletlerin tarih sahnesindeki yolculuğunda dilin belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Örs, "Ülkemiz asırlar boyunca Asya'nın bozkırlarından Avrupa'nın ortalarına, Mezopotamya sınırlarına kadar uzanan devasa bir nehir gibi akmış, dokunduğu her coğrafyaya bereket katmış, o coğrafyalardan beslenerek süreciyle uçsuz bucaksız bir medeniyet havzası oluşturmuştur." dedi.
Yüksek Kurum ve bünyesindeki kurumların Türk dünyasının ortak medeniyet mirasını korumak ve geliştirmek için çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Örs, "Ortak alfabeden ortak terim çalışmalarına, sayısal veri tabanlarından kültürel etkileşim projelerine kadar Yüksek Kurulumuz rehberliğinde atılan her adım, geleceğin Türk dünyasını inşa etmeye katkı vermektedir." ifadelerini kullandı.
"Dilin geleceği artık yalnız kitaplarda ve sözlüklerde değil"
TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert de Atatürk'ün himayesinde toplanan Birinci Türk Dili Kurultayı'nın 94. yıl dönümünü ve Dil Bayramı'nı kutladı.
Dilin, geçmişi bugüne, bugünü geleceğe bağlayan en güçlü hafıza olduğunu ifade eden Mert, Türk Dil Kurumunun 94 yıldır Türkçenin zenginleşmesi, evrensel bir bilim ve sanat dili haline gelmesi için çalıştığını söyledi.
Mert, "Dijital çağın gerekliliklerine uygun olarak Türkçenin yapay zeka algoritmalarında, veri tabanlarında, dijital dünyada doğru ve güçlü biçimde temsil edilmesi için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bir dilin geleceği artık yalnız kitaplarda ve sözlüklerde değil, veride, algoritmada ve yapay zekada şekillenmektedir." diye konuştu.
Türk Diline Hizmet Ödülleri'nin Türkçenin gelişmesine ve yaşatılmasına katkıda bulunan kişi ve kurumlara vefa borcu olduğunu dile getiren Mert, ödüle layık görülen akademisyenlerin ve kurumların çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Konuşmaların ardından Türk Diline Hizmet Ödülleri, Bakan Ersoy tarafından sahiplerine takdim edildi. Tören, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından 94. Dil Bayramı dolayısıyla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Konferans Salonu'nda düzenlenen törende, Türk dilinin korunması, geliştirilmesi ve Türk dünyasında yaşatılmasına katkı sunan kişi ve kurumlara Türk Diline Hizmet Ödülleri verildi.
Törende, akademik çalışmalarıyla Türkçenin gelişimine katkı sunan Prof. Dr. Gülsün Leyla Uzun ile Balkanlar'da Türk dili mirasının yaşatılmasına yönelik çalışmalarıyla Doç. Dr. Menent Shukrieva ödüle layık görüldü.
Türk dünyasının sesini uluslararası alanda duyuran Türkmeneli Televizyonu ile Türkoloji ve dil araştırmaları alanındaki çalışmalarıyla Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine de Türk Diline Hizmet Ödülleri takdim edildi.
"Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir"
Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy "Bugün, milletimizin ruhunu, hafızasını ve istiklalini taşıyan Türkçemizin bayramı olan 26 Eylül Dil Bayramı'nın 94. yılını büyük bir gururla kutluyoruz." ifadesini kullandı.
Ersoy, aynı zamanda Türk diline ömrünü adamış bilim, kültür ve sanat insanlarına "Türk Diline Hizmet Ödülleri" sunmanın da mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Dilin, bir milletin hafızası, kimliği, varlık ve istiklal senedi olduğunu vurgulayan Ersoy, "Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil, binlerce yıllık tarihimizin, medeniyetimizin ve ortak değerlerimizin taşıyıcısıdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle, 'Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir." diye konuştu.
Ersoy, 26 Eylül 1932'de gerçekleştirilen Birinci Türk Dili Kurultayı'nda milli dilin önemi ve korunmasının yanı sıra Türkçenin zenginleştirilmesi ve geliştirilmesi yolunda tarihi adımlar atıldığını söyledi.
"Binlerce yabancı genç, güzel Türkçemizi öğreniyorsa bu, atılan kararlı adımların meyvesidir"
Bugün kendilerine düşen görevin, bu kıymetli mirası çağın imkanlarıyla geleceğe taşımak olduğunu ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:
"Son 24 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, kültürden sanata, eğitimden kamu diplomasisine kadar pek çok alanda Türkçemizin dünyadaki görünürlüğünü ve etkisini artıran önemli adımlar atmıştır. Yunus Emre Enstitülerimizle Türkçemizin sesini dünyanın dört bir yanına ulaştırıyoruz. Bugün Türkçemiz, yalnızca Edirne'den Kars'a değil, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan geniş bir gönül coğrafyasının ortak değerlerinden biridir. Bugün Tokyo'dan Washington'a, Saraybosna'dan Johannesburg'a kadar binlerce yabancı genç, güzel Türkçemizi öğreniyorsa bu, atılan kararlı adımların meyvesidir."
"Türkçemizi korumak ve geliştirmek hepimizin görevidir"
Bakan Ersoy, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile de Türk dünyasının ve gönül coğrafyasının dil ve kültür mirasını yaşattıklarını belirtti.
Ecdat yadigarı eserleri ve Türkçenin yazılı abidelerini bizzat yerinde ayağa kaldırdıklarının altını çizen Ersoy, "Orhun Abideleri Müzesi'nden Balkanlar'daki medreselere kadar dil mirasımızı ihya ediyoruz. Eğitimde, dijital içeriklerde, kamu diplomasisinde Türkçenin ağırlığını ve prestijini en üst seviyeye taşıdık." diye konuştu.
İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" ülküsünü hatırlatan Ersoy, bu ülkünün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin liderleriyle ortaya koyduğu işbirliği ve ortak irade sayesinde giderek somut bir gerçeğe dönüştüğünü belirtti.
Ortak Türk Alfabesi konusunda sağlanan mutabakatın, ortak dil ve ortak gelecek idealinin somut ve anlamlı adımlarından biri olduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:
"Önümüzde fırsatların yanı sıra önemli sorumluluklar da bulunmaktadır. Sosyal medya dili, yabancı kavramların kontrolsüz kullanımı ve dijital dünyanın oluşturduğu yeni alışkanlıklar karşısında Türkçemizi korumak ve geliştirmek hepimizin görevidir. Çünkü kendi kavramlarını üretemeyenler, başkalarının kavramlarıyla düşünmek zorunda kalırlar. Bu nedenle ailelerimizden okullarımıza, medyamızdan kamu kurumlarımıza kadar hep birlikte Türkçemizi doğru, güzel ve özenli kullanmalıyız. Türkçeye sahip çıkmak, milli hafızamıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır."
Türk Diline Hizmet Ödülleri'nin Türkçeye adanmış emeklerin ve ömürlerin birer hürmet nişanesi olduğunu belirten Ersoy, ödüle layık görülen bilim, kültür ve sanat insanlarını kutladı.
Ersoy, Türk dilinin zenginleşmesi ve yaşatılması için emek verenlere, Türk Dil Kurumuna ve törende emeği geçenlere teşekkür ederek, "26 Eylül Dil Bayramı'mız kutlu olsun. Türkçemizin sesi gür, sözü güçlü, ufku daim ve aydınlık olsun." dedi.
"Atılan her adım, geleceğin Türk dünyasını inşa etmeye katkı vermektedir"
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs de Atatürk'ün dil ve tarih kurumlarını kurmasının, Milli Mücadele sonrasında tarih, dil, kültür ve millet bilincinin gelişmesine yönelik önemli adımlardan biri olduğunu belirtti.
Milletlerin tarih sahnesindeki yolculuğunda dilin belirleyici bir unsur olduğunu ifade eden Örs, "Ülkemiz asırlar boyunca Asya'nın bozkırlarından Avrupa'nın ortalarına, Mezopotamya sınırlarına kadar uzanan devasa bir nehir gibi akmış, dokunduğu her coğrafyaya bereket katmış, o coğrafyalardan beslenerek süreciyle uçsuz bucaksız bir medeniyet havzası oluşturmuştur." dedi.
Yüksek Kurum ve bünyesindeki kurumların Türk dünyasının ortak medeniyet mirasını korumak ve geliştirmek için çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Örs, "Ortak alfabeden ortak terim çalışmalarına, sayısal veri tabanlarından kültürel etkileşim projelerine kadar Yüksek Kurulumuz rehberliğinde atılan her adım, geleceğin Türk dünyasını inşa etmeye katkı vermektedir." ifadelerini kullandı.
"Dilin geleceği artık yalnız kitaplarda ve sözlüklerde değil"
TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert de Atatürk'ün himayesinde toplanan Birinci Türk Dili Kurultayı'nın 94. yıl dönümünü ve Dil Bayramı'nı kutladı.
Dilin, geçmişi bugüne, bugünü geleceğe bağlayan en güçlü hafıza olduğunu ifade eden Mert, Türk Dil Kurumunun 94 yıldır Türkçenin zenginleşmesi, evrensel bir bilim ve sanat dili haline gelmesi için çalıştığını söyledi.
Mert, "Dijital çağın gerekliliklerine uygun olarak Türkçenin yapay zeka algoritmalarında, veri tabanlarında, dijital dünyada doğru ve güçlü biçimde temsil edilmesi için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bir dilin geleceği artık yalnız kitaplarda ve sözlüklerde değil, veride, algoritmada ve yapay zekada şekillenmektedir." diye konuştu.
Türk Diline Hizmet Ödülleri'nin Türkçenin gelişmesine ve yaşatılmasına katkıda bulunan kişi ve kurumlara vefa borcu olduğunu dile getiren Mert, ödüle layık görülen akademisyenlerin ve kurumların çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Konuşmaların ardından Türk Diline Hizmet Ödülleri, Bakan Ersoy tarafından sahiplerine takdim edildi. Tören, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kaynak: AA / Güncel
Sosyal Medya, Balkanlar, Kültür, Güncel, Medya, Sanat, Türk, Medya, Balkanlar, Sosyal Medya, Sanat, Kültür, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA