AP milletvekili Corrado, AB-İsrail Ortaklık Anlaşmasının askıya alınmamasını "iğrenç" diye nitelendirdi

Güncel Haberler

AK Parti Milletvekili Zeynep Yıldız: - "Filistin davası, Türk milleti tarafından on yıllardır büyük bir hassasiyet ve birlik içinde sahiplenilmektedir" - Avrupa Parlamentosu milletvekili Annalisa Corrado: - "Dün (AB) Dışişleri Konseyi’nde yaşananlar (AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınmaması) sadece kabul edilemez değil, aynı zamanda iğrenç"

Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili Annalisa Corrado, Avrupa Birliği'nin (AB) dünkü Dışişleri Bakanları toplantısında AB-İsrail Ortaklık Anlaşmasının askıya alınması konusunda anlaşamamasını "kabul edilemez" ve "iğrenç" diye nitelendirdi.
Brüksel'de dünyanın farklı yerlerinden milletvekilleri, siyasi parti ve kamu kuruluşu temsilcileri, Birleşmiş Milletler (BM) raportörleri ve etkili birçok ismi bir araya getiren Küresel Sumud Parlamenterler Kongresi kapsamında, "Cezasızlığın Sonlandırılması: Hukuktan Eyleme: Hesap Verebilirlikte Parlamentonun Rolü" başlıklı panel düzenlendi.
Panelde, Ak Parti Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Üyesi Zeynep Yıldız, Avrupa Parlamentosu üyeleri Annalisa Corrado ile Irene Montero, İngiliz milletvekili Jeremy Corbyn, Senegalli milletvekili Ousmane Ciss konuşmacı olarak yer aldı.
Yıldız konuşmasında, Türkiye'nin farklı kriz bölgelerinde arabuluculuk rolü üstlendiğini hatırlatarak, "Siyasi düzeyde yaptığımız şeyler artık her zamankinden çok daha kritik hale geldi. Çünkü Rusya-Ukrayna'dan İran'a kadar çatışma bölgelerinde arabuluculuk yapmaya çalışıyoruz." dedi.
Türkiye'nin bu süreçte insanlığın doğru tarafında durma çabasında olduğunu vurgulayan Yıldız, Gazze'de yaşananların somut ve inkar edilemez bir soykırıma dönüştüğünü belirtti.
Yıldız, Filistin meselesinin Türkiye'de geniş bir toplumsal destek gördüğünü dile getirerek, "Filistin davası, Türk milleti tarafından on yıllardır büyük bir hassasiyet ve birlik içinde sahiplenilmektedir." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" sözüne atıf yapan Yıldız, "Bu bir propaganda değil, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan seçici insan hakları yaklaşımına bir eleştiridir." dedi.
Yıldız, mevcut küresel sistemi eleştirerek "Dünyanın mevcut ekonomik ve siyasi sistemi, güçlüleri korumak için güçlüler tarafından kurulmuştur." diye konuştu.
Dünya genelinde Filistin için yapılan gösterilerin siyasetçileri harekete geçmeye zorladığına dikkati çeken Yıldız, İsrail'in işlediği suçların cezasız kaldığını vurguladı.
Yıldız, "Bu sessizlik, sorumluluğun dağılmasıyla birlikte küresel kamuoyunu hareketsizliğe itti ve İsrail'in ihlallerinin cezasız kalmasına yol açtı." ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Gazze halkının, kendilerine yapılan soykırımı belgelemeye başlamasıyla sessizliğin bozulduğunu dile getiren Yıldız, İsrail'in siyasi ve ekonomik olarak izole edilmesi gerektiğini kaydetti.
Yıldız, uluslararası kurumların etkinliği için parlamentoların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Uluslararası Adalet Divanı önemli bir karar aldı. Bizim de parlamenter düzeyde harekete geçmemiz gerekiyor." dedi.
"Türkiye, İsrail ile ticareti tamamen kesen ilk ülkedir. Tüm hükümetler benzer kararlar almalıdır." diyen Yıldız ayrıca, ülkeleri Filistin Devleti'ni tanımaya çağırdı.
"Dışişleri Konseyi'nde yaşananlar sadece kabul edilemez değil, aynı zamanda iğrenç"
AP üyesi Corrado da, AB'nin İsrail ile Ortaklık Anlaşmasının askıya alınmamasını eleştirerek, "Dün Dışişleri Konseyi'nde yaşananlar sadece kabul edilemez değil, aynı zamanda iğrenç." dedi.
Corrado, İtalya ve Almanya'nın AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınmasını engellediğini belirterek, "Bu karar, Avrupa Birliği'nin İsrail hükümetinin soykırım niteliğindeki saldırılarını durdurmak için sahip olduğu en güçlü ekonomik ve hukuki aracı kullanmasını engelledi." ifadelerini kullandı.
Söz konusu anlaşmanın insan haklarına saygı şartı içerdiğini hatırlatan Corrado, "Anlaşmanın 2. maddesi açıkça insan haklarına ve demokratik ilkelere saygıya dayanır. Bu hüküm sadece göstermelik değil, bağlayıcıdır." şeklinde konuştu.
Corrado, "Bu çifte standart yalnızca ahlaki olarak sorunlu değil, aynı zamanda siyasi olarak yıkıcıdır çünkü hem içeride hem de küresel ölçekte güvenilirliğimizi zedeliyor." dedi.
Corrado, uluslararası hukukun tutarlı şekilde uygulanması gerektiğini belirterek, "Hükümetlerimizin ne yaptığını ya da yapmadığını denetlemek bizim görevimizdir. Silah ihracatı, güvenlik işbirliği ve AB fonlarının kullanımını sorgulamalıyız." dedi.
İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğinin altını çizen Corrado "Uluslararası hukuku ihlal eden politikalardan sorumlu olanlara yönelik hedefli yaptırımlar uygulanmasını talep etmeliyiz." diye konuştu.
"İngiltere de bu soykırımın ortağıdır"
İngiltere'de bağımsız milletvekili olan Corbyn de Batı'nın İsrail'e askeri ve istihbarat desteğinin kesintisiz sürdüğünü belirterek, "ABD ve İngiltere başta olmak üzere, Avrupa ülkeleriyle İsrail arasında silah üretimi, askeri bilgi paylaşımı ve güvenlik işbirliği bugüne kadar devam etti." ifadelerini kullandı.
Corbyn, İngiltere'de Filistin'e destek hareketinin güçlü olduğunu ve son aylarda Londra'da yoğun katılımlı dev gösteriler düzenlediklerini ancak parlamentoda bu mücadelenin son derece zorlu geçtiğini aktardı.
İngiliz hükümetinin Gazze'de ateşkes çağrısını engellemek için parlamentoda oylamayı dahi önlediğini söyleyen Corbyn, "Bu manevranın ardından milletvekillerinin ofisleri önünde protestolar düzenlendi ve bir hafta içinde birçok milletvekili ateşkesi desteklemeye başladı." diye konuştu.
Corbyn, İsrail'e silah ihracatına karşı hukuki girişimlerde bulunduklarını dile getirerek "Silah üretimi ve ihracatını durdurmak için hukuki mücadele yürüttük. Ancak barışçıl eylemlere katılan 2 bin 500 kişi terör yasaları kapsamında hedef alındı." dedi.
İngiltere'nin İsrail'e desteğinin hukuki sorumluluk doğurduğunu hatırlatan Corbyn "Eğer Uluslararası Adalet Divanı, soykırım eylemlerinin gerçekleştiğini söylüyorsa ve İngiltere buna rağmen İsrail'e silah sağlamaya devam ediyorsa, İngiltere de bu soykırımın ortağıdır." değerlendirmesini yaptı.
Corbyn, parlamenter çabaların tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak Filistin'in güçlü hükümet desteği alamadığını, asıl desteğin sokaklardaki halktan geldiğine vurgu yaptı.
Sivil hareketlerin önemine işaret eden Corbyn, "Filo girişimleri, konferanslar ve silah fabrikaları önündeki protestolar bu nedenle kritik öneme sahip." dedi.
Corbyn, İsrail'in ikinci bir Nekbe'yi gerçekleştirmeye çalıştığını söyledi.