İşçi göçünün 65. yılı vesilesiyle Berlin'de "Ailenin dönüşümü ve geleceği" konulu panel düzenlendi

Güncel Haberler

Berlin'de düzenlenen panelde, Almanya'ya iş gücü göçünün 65. yılında aile kurumunun dönüşümü tarihsel, sosyolojik, kültürel ve dijital boyutlarıyla ele alındı. Türklerin Almanya'da 500 bine yakın istihdam ve 90 milyar ciro sağladığı vurgulandı.

Almanya'nın başkenti Berlin'de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Berlin Başkonsolosluğu, Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) işbirliğiyle "Almanya'ya Göçün 65. Yılında Ailenin Dönüşümü ve Geleceği" paneli gerçekleştirildi.
Almanya'ya iş gücü göçünün 65. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, göçün, aile kurumu üzerindeki etkileri tarihsel, sosyolojik, kültürel ve dijital boyutlarıyla ele alındı.
Berlin YEE'de gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü SETA Araştırma Direktörü Erkut Ayvaz'ın yaptığı panelde konuşan Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, Türklerin Almanya'daki göç hikayesinin her açıdan bir hazine niteliğinde olduğunu söyledi.
Şanlı, 1961'den itibaren kendileri için her açıdan bilinmezliklerle dolu bir ülkeye göç eden Anadolu insanının geriye bakıldığında bir tarih yazdığını vurgulayarak, "Bu tarihle ne kadar övünsek azdır." dedi.
"Göçü, Sirkeci İstasyonu'ndan başlatırız ama öyle değildir aslında"
Berlin Büyükelçiliği Aile Müşaviri Gökhan Duman, tarihi perspektiften göçmen kökenli ailelerin dönüşümünü anlattı.
Özellikle göçün ilk 10 yılında göç hareketinin en önemli ve gözlemlenebilir etkisinin evde ve ailede görüldüğünü vurgulayan Duman, "Biz geleneksel olarak göçü, Sirkeci İstasyonu'ndan başlatırız ama öyle değildir aslında. Göç, evde başlamıştır, mahallede, şehirde başlamıştır. İstasyona varıncaya kadar aslında kat ettiği bir mesafe vardır. Bir annenin, bir babanın, bir eşin, bir kardeşin, bir bireyin aileden ayrılması bir eksilmedir, bir noksanlıktır, bir eksilmeyle başlamıştır aslında." diye konuştu.
Bu kadar büyük bir kitleyi ilgilendiren bir harekette, aile kurumunun adeta bir gölgenin altında kaldığına işaret eden Duman, "Aileyi destekleyici mekanizmalar neredeyse yok. Aileyle ilgili herhangi bir vizyon, bir zemin olmadığını görüyoruz." dedi.
Duman, bu yönüyle yeni bir aile modelinin ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Anne veya babası yurt dışına gitmiş ve aile bütünlüğünü yalnızca yılda bir ay, yaz aylarında bir araya getirebilen bir aile modeli. Aslında çok köklü, derinden sarsıcı bir dönüşü yaşıyor Türk toplumu ve Türk ailesi. Bizim misafir işçi tarihimiz, istihdam modeli olarak tam zamanlıdır. Aile bütünlüğü açısından mevsimseldir, yarı zamanlı bile değildir, mevsimseldir."
YEE Almanya Koordinatörü Zeliha Eliaçık, müzakereci demokrasi olma iddiasındaki Avrupa'daki toplumlar için temel sorunun, aile ve kimlik gibi konulardaki tartışmalara farklı kültürel ve dini seslerin ne ölçüde katılabildiği olduğunu belirtti.
Bugün "aile" kavramının da yeniden tanımlanmaya başladığına dikkati çeken Eliaçık, "Bu nedenle Almanya'daki aile tartışması, yalnızca bir entegrasyon meselesi değil otorite, kültürel süreklilik, demokratik temsil ve toplumsal değerlerin geleceği üzerine yürüyen daha geniş bir tartışmanın parçasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
65. yılda Türkler, Almanya'da 500 bine yakın istihdam ve 90 milyara yakın ciro sağlıyor
Panelde konuşan iş insanı Süreyya İnal da anne ve babasının hangi zorluklarla Almanya'da yaşadığını ve 5 kız çocuğunu nasıl yetiştirdiğini anlattı.
İş göçünde Almanların, Türk işçilerin ailelerini düşünmediğini ifade eden İnal, bunun Almanya'daki Türk işçileri arasında büyük sıkıntılar yarattığını vurguladı.
Aile konusunun çözülmesinin ardından Türk işçilerinin sorunlarının ve sıkıntılarının bir nebze azaldığını kaydeden İnal, Türklerin bugün Almanya'da 500 bine yakın istihdam ve 90 milyara yakın ciro sağladığına dikkati çekti.
İnal, artık Almanya'da yaşamın her alanında Türklerin farklı makam ve mevkilerde görülebildiğini, bunun da bir başarı örneği olduğunu vurguladı.
Panelde, dijital çağın, aile ilişkilerine etkileri ve dijitalleşmenin kimlik ve kültür aktarımına etkileri de değerlendirildi.