Almanya'da Zeit, ses kayıtlarına el konulması kararına yasal yollarla karşı çıkıyor
Almanya'da Hamburg Bölge Mahkemesinin Zeit gazetesinde çalışan bir gazetecinin ses kayıtlarına el konulması kararı basın özgürlüğü tartışmasına yol açtı. Zeit yönetimi karara karşı tüm yasal yollara başvuracağını açıklarken, Alman Gazeteciler Birliği ve RSF de uygulamayı eleştirdi.
Almanya'da Hamburg Bölge Mahkemesinin "Christina Block davası" kapsamında haftalık Zeit gazetesinde çalışan bir gazetecinin ses kayıtlarına el konulmasına yönelik kararı, basın özgürlüğüne müdahale tartışmalarına yol açtı.
Zeit gazetesi yönetimi, gazetecinin kayıtlarına ulaşılmasını hedefleyen adımları kınayarak karara karşı tüm yasal yollara başvuracağını bildirdi.
Gazetenin Genel Yayın Yönetmenleri Giovanni di Lorenzo ve Jochen Wegner, yaptıkları açıklamada, bağımsız habercilik açısından gazetecilik kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Açıklamada, "Basın özgürlüğünün bir parçası olarak, bağımsız habercilik yapan medya için hayati önem taşıyan kaynakların korunması özellikle önemlidir. Bu nedenle tüm yasal yollara başvurarak kendimizi savunacağız." ifadeleri kullanıldı.
Alman Gazeteciler Birliği (DJV) Başkanı Mika Beuster, soruşturma makamlarının tutumunu eleştirerek gazetecilik faaliyetlerinin korunmasına ilişkin ciddi soru işaretleri doğduğunu belirtti.
Beuster, "Hamburg Basın Özgürlüğü Haftası'nın başlangıcında yetkililerin sergilediği tutum, gazetecilik çalışmalarının korunması konusunda ciddi sorular ortaya çıkarıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Gazetecilik görüşmelerinin ceza soruşturmalarında bir araca dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Beuster, basın özgürlüğünün korunmasının önemine dikkati çekti.
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de söz konusu girişimi basın özgürlüğüne yönelik ciddi saldırı olarak nitelendirdi.
Hamburg Bölge Mahkemesi sözcüsü, kararın "Zeit Verbrechen: House of Block" başlıklı podcast kapsamında kaydedilen ses kayıtlarıyla ilgili olduğunu açıkladı.
Kayıtlarda, Christina Block'un iki çocuğunun 2023-2024 yılbaşı gecesi Danimarka'dan kaçırılmasından yaklaşık iki hafta sonra, çocukların babası Stephan Hensel ve ailesiyle yapılan görüşmelerin yer aldığı belirtildi.
Görüşmelerin, Danimarka'da "güvenli ev" olarak tanımlanan bir yerde kaydedildiği aktarıldı.
Kayıtlarda Hensel'in yeni eşi Astrid Have ile çocukların da bulunduğu ifade edildi.
Mahkeme, ses kayıtlarının Christina Block ve diğer altı sanığın yargılandığı davada delil niteliği taşıyabileceğini savundu.
Kayıtların, ana duruşmada henüz ele alınmamış olaylara ışık tutabileceği ve bir suçun aydınlatılmasına katkı sağlayabileceği değerlendirildi.
Kayıtlar için mahkemenin ev ve ofiste arama emri çıkardığı ancak röportajı yapan editörün sıkıntı olmaması için kayıtları teslim ettiği belirtildi.
Olay
Alman restoran zinciri Block House'un varisi Christina Block ile eski eşi Stephan Hensel arasındaki velayet anlaşmazlığı, yıllar içinde uluslararası boyut kazanan bir ceza davasına dönüştü.
Çiftin iki küçük çocuğu Klara ve Theodor, 1 Ocak 2024'te İsrailli bir güvenlik şirketi tarafından Danimarka'da babalarının yanından kaçırılarak Almanya'ya getirildi.
Savcılık, olayın arkasında Christina Block'un bulunduğunu öne sürerken, Block'un hayat arkadaşı eski televizyon sunucusu Gerhard Delling de suça yardım etmekle suçlanıyor.
Bu olay ayrıca Almanya'da büyük bir casusluk eyleminin de ortaya çıkmasına vesile oldu.
Casusluk da ortaya çıktı
Eski Federal İstihbarat Servisi (BND) Başkanı August Hanning'in çocukları kaçıran İsrailli güvenlik şirketinin yönetiminde yer alması nedeniyle ofisine ve evine baskınlar düzenlendi.
Yapılan aramalarda BND'ye ait gizli belgelere ulaşılması neticesinde Hanning casusluk, devlet sırlarını araştırma, vatana ihanete teşebbüs suçlamalarıyla 7 Ekim'de tutuklanmıştı.
Hanning'in, ABD'de İsrail adına faaliyet yürüten ve "İsrail'in Washington'daki gölge istihbarat kanadı" olarak bilinen Nükleer İran'a Karşı Birlik (UANI) kuruluşunun danışma kurulunda yer aldığı ortaya çıkmıştı.
Zeit gazetesi yönetimi, gazetecinin kayıtlarına ulaşılmasını hedefleyen adımları kınayarak karara karşı tüm yasal yollara başvuracağını bildirdi.
Gazetenin Genel Yayın Yönetmenleri Giovanni di Lorenzo ve Jochen Wegner, yaptıkları açıklamada, bağımsız habercilik açısından gazetecilik kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Açıklamada, "Basın özgürlüğünün bir parçası olarak, bağımsız habercilik yapan medya için hayati önem taşıyan kaynakların korunması özellikle önemlidir. Bu nedenle tüm yasal yollara başvurarak kendimizi savunacağız." ifadeleri kullanıldı.
Alman Gazeteciler Birliği (DJV) Başkanı Mika Beuster, soruşturma makamlarının tutumunu eleştirerek gazetecilik faaliyetlerinin korunmasına ilişkin ciddi soru işaretleri doğduğunu belirtti.
Beuster, "Hamburg Basın Özgürlüğü Haftası'nın başlangıcında yetkililerin sergilediği tutum, gazetecilik çalışmalarının korunması konusunda ciddi sorular ortaya çıkarıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Gazetecilik görüşmelerinin ceza soruşturmalarında bir araca dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Beuster, basın özgürlüğünün korunmasının önemine dikkati çekti.
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de söz konusu girişimi basın özgürlüğüne yönelik ciddi saldırı olarak nitelendirdi.
Hamburg Bölge Mahkemesi sözcüsü, kararın "Zeit Verbrechen: House of Block" başlıklı podcast kapsamında kaydedilen ses kayıtlarıyla ilgili olduğunu açıkladı.
Kayıtlarda, Christina Block'un iki çocuğunun 2023-2024 yılbaşı gecesi Danimarka'dan kaçırılmasından yaklaşık iki hafta sonra, çocukların babası Stephan Hensel ve ailesiyle yapılan görüşmelerin yer aldığı belirtildi.
Görüşmelerin, Danimarka'da "güvenli ev" olarak tanımlanan bir yerde kaydedildiği aktarıldı.
Kayıtlarda Hensel'in yeni eşi Astrid Have ile çocukların da bulunduğu ifade edildi.
Mahkeme, ses kayıtlarının Christina Block ve diğer altı sanığın yargılandığı davada delil niteliği taşıyabileceğini savundu.
Kayıtların, ana duruşmada henüz ele alınmamış olaylara ışık tutabileceği ve bir suçun aydınlatılmasına katkı sağlayabileceği değerlendirildi.
Kayıtlar için mahkemenin ev ve ofiste arama emri çıkardığı ancak röportajı yapan editörün sıkıntı olmaması için kayıtları teslim ettiği belirtildi.
Olay
Alman restoran zinciri Block House'un varisi Christina Block ile eski eşi Stephan Hensel arasındaki velayet anlaşmazlığı, yıllar içinde uluslararası boyut kazanan bir ceza davasına dönüştü.
Çiftin iki küçük çocuğu Klara ve Theodor, 1 Ocak 2024'te İsrailli bir güvenlik şirketi tarafından Danimarka'da babalarının yanından kaçırılarak Almanya'ya getirildi.
Savcılık, olayın arkasında Christina Block'un bulunduğunu öne sürerken, Block'un hayat arkadaşı eski televizyon sunucusu Gerhard Delling de suça yardım etmekle suçlanıyor.
Bu olay ayrıca Almanya'da büyük bir casusluk eyleminin de ortaya çıkmasına vesile oldu.
Casusluk da ortaya çıktı
Eski Federal İstihbarat Servisi (BND) Başkanı August Hanning'in çocukları kaçıran İsrailli güvenlik şirketinin yönetiminde yer alması nedeniyle ofisine ve evine baskınlar düzenlendi.
Yapılan aramalarda BND'ye ait gizli belgelere ulaşılması neticesinde Hanning casusluk, devlet sırlarını araştırma, vatana ihanete teşebbüs suçlamalarıyla 7 Ekim'de tutuklanmıştı.
Hanning'in, ABD'de İsrail adına faaliyet yürüten ve "İsrail'in Washington'daki gölge istihbarat kanadı" olarak bilinen Nükleer İran'a Karşı Birlik (UANI) kuruluşunun danışma kurulunda yer aldığı ortaya çıkmıştı.
Kaynak: AA / Güncel
Almanya, Güncel, Dünya, Alman, Hamburg, Almanya, Auto Sakıncalı Haber, Dünya, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA